|
|
Hesaplar sil baştan
DSP-MHP arasındaki uyumsuzluk beklentileri değiştirdi. Seçimden sonra "Kesin yüzde 80'e doğru iner" denilen faizin düşmesi için somut gelişmeler gerekiyor
DSP ve MHP arasındaki uyumsuzluk, para piyasasındaki büyüyü bozdu. Hükümetin kurulmasıyla faizde hızlı düşüş beklentisi de ortadan kalktı. Seçimlerden sonra hükümetin hemen kurulabileceğini düşünen piyasa, koalisyon sinyalinin alınmasıyla faizin yüzde 80'e inebileceğini öngörüyordu. Bu rakam daha sonra yüzde 85'e revize edildi. Son günlerdeki siyasi gelişmelerden sonra, bu seviyeye iniş bile zor görünür oldu.
Cuma günü piyasa kapanışı sırasında DSP lideri Ecevit MHP'ye koalisyon kurma teklifini götürdü. Ama bu açıklama bile faizi ancak 1 puan düşerek yüzde 94-95 aralığına indirebildi.
Neden yüzde 80?
Yüzde 80 bileşik faiz, bazı kısa vadeli ekonomik veriler nedeniyle bir sınır oluşturuyor. Bu oranı belirleyen iki temel faktör var:
y Bunlardan ilki enflasyon. Piyasada genel kanı enflasyonun yıl sonunda yüzde 60 civarında oluşabileceği yönünde. Bu artışın üzerine yüzde 12 civarında 'normal' bir risk primi konulduğunda, faiz yüzde 80'e geliyor.
y Daha önemli faktör ise fonlama maliyeti. TL fonlama maliyeti şu sıralar bileşik bazda yüzde 115'te. Yaz aylarında döviz girişinin hızlanmasıyla Merkez Bankası'nın bu oranı düşüreceği beklentisi var.
Ancak TL'den daha önemlisi, kur artışının maliyeti. Şu anda yüzde 3.5 civarında tutulan aylık devalüasyon hızının yaz aylarında yüzde 3 civarında olacağı tahmin ediliyor. Döviz bocuna verilen faizle birlikte açık pozisyon maliyeti yıllık bazda yüzde 60'a geliyor. Yüzde 12'lik risk primiyle birlikte faizin tabanı yine yüzde 80'e oturuyor.
Düşüşe sınır
Ankara'da son yaşanan gelişmelerden sonra faizin yüzde 80'e kadar düşebileceği beklentisinin ortadan kalkmasının ise bir tek açıklaması var: Piyasa yeni kurulacak hükümet daha oluşmadan risk primini artırdı. Yani seçim sonrası açılan kredilerin bir kısmının geri alındığı ortaya çıkıyor. Piyasanın güveninin yeniden kazanılması için hükümetin icraatı önem kazanıyor. Bu havayı değiştirebilecek en önemli gelişme ise IMF'den gelebilecek bir yeşil ışık.
Likidite sıkışacak
HAZİNE gelecek hafta 21 aylık üç ayda bir kupon ödemeli tahvil ihalesi yapacak. 331 trilyonluk itfaya karşılık, 200 ile 400 trilyon aralığında satış hedefi var. Minimum miktarda borçlanırsa piyasaya 131 trilyonluk para bırakacak. Bu para kalsa bile yüklü vergi ödemeleri nedeniyle para piyasasında likiditenin sıkışık seyredeceği tahmin ediliyor. Gelecek hafta başta Kurumlar Vergisi Stopajı olmak üzere sistemden 700 trilyonun üzerinde vergi çıkışı olacak. Hazine'nin 500 milyon dolarlık 10 yıl vadeli dolar cinsi ihracının da önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor. Haziran'da 1.1 milyar dolarlık tahvil itfası bulunan Hazine'nin Japonya piyasasında da 30-50 milyar yenlik (250-400 milyon dolar) bir Samurai ihracı yapacağı söylentisi de devam ediyor.
NADİN TAŞCIOĞLU
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|