kapat

07.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ABDURRAHMAN YILDIRIM(yildirim@sabah.com.tr )


Borsanın büyüklere mahkumiyeti

İMKB 1994 sonrasında giderek kitlelerden uzaklaştı. Bunda 94 krizi sonucu oluşan trendin etkisi büyük. Çift seans ve aracılara karşı güvensizlik duyulması sonucu geniş kitleler borsadan çekilirken spekülatörler arasından sıyrılarak büyüyenler, süreç içinde piyasaya hakim oldu. Hisse seçimi yerini spekülatör veya manipülatör seçimine bıraktı. Büyük oyuncu hangi senetteyse o senede girmek moda haline geldi.

Büyük oyuncuların temeli sağlam, piyasa değeri en büyük senetlere girmesi daha çok 1999'da belirginleşti.

Bunda Rusya krizi sırasında fiyatların tabana vurduğu veya endeksin 2000 puanın altına indiği Eylül-Ekim aylarında patronların kendi senetlerine sahip çıkmasını da eklemek gerek. Borsanın daha da kötüye gitmesini bazı patronların kendi hisselerine verdiği destek önledi. Patronların bu desteği yanında büyük oyuncuların stratejisi ile ekonomik etkenler de çakıştı.

3 Manipülasyon gizlemesi- Genelde yabancılara mal satmayı hedefleyen büyük oyuncular yine yabancıların tercih ettiği işlem hacmi derin, temel verileri iyi kağıtlara yöneldiler.

Derinliği olan kağıtlara yönelmede bir başka etken de, manipülatif hareketlerin gizlenmesinin kolay olması. Bu tür hisselerde manipülasyonu tesbit etmek zor. Bütün piyasa o kağıtlar etrafında dönüyor.

3 Banka-holding avantajı- Banka ve holdinglerden oluşan bu hisseler aynı zamanda peşin vergiden en az etkilenen şirketlerin kağıtları. Ara dönem bilançolarında peşin vergi dertleri yok. Bankalar uzun vadeli kamu kağıdı alarak üç aylık bilançolarında yüksek kar açıklasalar bile, peşin vergiden önemli ölçüde sıyrılıyorlar. Holdingler ise gelirlerinin büyük bölümünü iştirak gelirlerinden elde ettikleri için vergiden muaf.

3 Sanayinin dezavantajı- Sanayi şirketlerinin ise böyle avantajları yok. Bu nedenle de sanayi şirketleri kârlarını ara bilançolarda gizleyebildikleri kadar gizlediler. Finansman giderlerini doğrudan gider yazdılar ve kârlarını otomoatikman düşürdüler. Dolayısıyla üç aylık gelirlerinin yıllık vergisinin yüzde 25'ini ödemekten kurturdular. Bu da sanayi şirketlerinin kârını azalttı. Esas kâr ise yılsonu bilançolarında ortaya çıkabilir.

3 Beş büyüğün etkisi- İşte bu nedenler borsa endeksini topu topu 10 senedin belirlediği bir durumu ortaya çıkardı. 25 Ocak'ta başlayan yükselişte önceki güne göre endeks yüzde 131 prim yaptı. Bu primin yüzde 52.46'sı İş Bankası, Yapı Kredi, Akbank, Sabancı Holding ve Migros'u kapsayan 5 senedin yükselişiyle sağlandı. Yüzde 131'lik çıkışın yüzde 71'i 10 senetle yüzde 82.7'si 20 senetle oluştu.

5 hisseyi tutan, borsanın yüzde 52'sini tutuyor. Geriye kalan bir kısım kağıtlarda küçük bir hareketle endeksi yükseltmek pakala mümkün. Bunun tersi de söz konusu tabi. 4-5 hisse ile satışa geçip endeksi düşürmek de çok kolay. Bu durum büyük hisseler ve büyük oyuncular dışındakilerin durumunu zorlaştırıyor. Küçük ve orta ölçekliler arasında para kazanana pek rastlanmıyor.

3 Kurtuluş var mı?- Vadeli piyasaya hazırlık amacıyla oluşturulan İMKB-30 Endeksi ile başlayan büyük kağıtlara ilgi sonunda 10 hisseye dönüşmüş durumda. Bu durumda borsa büyüklere mahkum duruma düşmüş. Kurtuluş da öyle kolay kolay gözükmüyor. Böyle bir borsa elbette garip bir piyasa ve endeks her yöne gidebilir.

Sonuç - " Büyük balıklar derin sularda yüzer"

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır