kapat

07.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ATİLLA DORSAY(adorsay@sabah.com.tr )


Savaşın ta kendisi

'Kusursuz Çember,' savaşın gerçek dehşetine dalan, Bosna savaşına içtenlikle yaklaşan, özellikle çocuklar üzerindeki yıkımını gösteren acı yüklü bir film

KUSURSUZ ÇEMBER
(Le Cercle Parfait)

Yönetmen: Ademir Kenoviç Senaryo: A. Kenoviç, Abdullah Sidran, Pier Zalica Görüntü: Milenko Uherka Müzik: Esad Arnotalic ve Ranko Rithman Oyuncular: Mustafa Nadareviç, Almedin Leleta, Almir Podgorica Bir Boşnak-Fransız yapımı.

Benim kuşağımın savaş filmleri farklıydı. Ya savaş fonu önünde romantik aşk öyküleri anlatılırdı; en parlak örneği 'Kazablanka' olan... Ya Amerikan propagandası kokan Yanki zaferleri; sayısız John Wayne filmi gibi. Ya da İngilizler'in yaptığı, belgeci yanı ağır basan etkili, ama biraz didaktik filmler çıkardı.

Avrupa'nın yüzyılın sonunda başına gelen hiç beklenmedik bu son savaş, bu yeni Balkan savaşı, farklı bir tür sinemayı gündeme getiriyor. İtalyan yeni-Gerçekçileri'nin yaptığı gibi, savaş daha bitmeden, tersine tüm korkunçluğuyla sürerken, sanki onun mahremiyetine, onun gerçek dehşetine dalan filmler yapılıyor. Yabancılar tarafından: Bernard Henri Levy'nin 'Bosna'sı ya da bizzat savaşı yaşayan ve yapan halkların sanatçıları tarafından; üstüste izlediğimiz Paskalyeviç'in 'Barut Fıçısı' ya da işte Kenoviç'in 'Kusursuz Çember'i gibi...

En çok 'Kuduz' adlı filmiyle tanınan 1950 doğumlu Boşnak sinemacı Kenoviç, filminde, ailesini yolladığı Saraybosna'da kalmayı seçmiş yaşlıca bir ozan olan Hamza ile himayesine aldığı, biri sağır-dilsiz olan iki çocuğun hikâyesini anlatıyor. Biri yaralı bir köpek olmak üzere başka kahramanlar da var kuşkusuz...

Sinemacılar ilgisiz
Bu film, sanki savaşın ta kendisi... Dekoru, savaşla harebeye dönmüş, yıkılıp çökmüş bir hayelet-şehir. Kenoviç, savaşın birey ve toplum olarak insan üzerinde yarattığı yıkımı, çeşitli olaylar, anekdotlar, davranışlarla iyiyce belirliyor.

Avluda son kalan ağacın da kesilmesine dayanamayarak intihar eden adam, güvercinlere sığınmış ihtiyar, sokak ortasında vurulan kadın... Ve Hamza'nın dediği gibi, "Aşkın özsuyu yerine nefretin zehiriyle beslenen bir yaşam..."

Filmin asıl kahramanları ise kuşkusuz çocuklar.

Hiçbir biçimde çocukluklarını yaşayamadan birden olgunlaşan, gözlerinin önündeki ölümler ve cinayetlerle masumiyetlerini yitirip küçücük katillere dönüşüveren çocuklar...

'Kusursuz Çember,' Bosna savaşına içtenlikle yaklaşan ve özellikle çocuklar üzerindeki yıkımını gösteren duyarlı, şiirsel, acı yüklü bir film.

Sinemacılarımızın niye ilgi göstermediği, bir ırkdaşımız tarafından yapılmış bu filmin niye sınırlı bir dağıtımla yetindiği önemle sorulmalı ve bu durum sorgulanmalı.

Yaşlı kızın dansör aşkı

Carlos Saura'nın başyapıtı 'Tango' ne denli başarılıysa, bu film de o denli kötü

TANGO DERSİ
(Tango Lesson)

Yönetim ve senaryo: Sally Potter Görüntü: Robby Müller Müzik: Sally Potter, Fred Frith Oyuncular: Sally Porter, Pablo Veron, Gustavo Naveira, Fabian Solas İngiliz-Arjantin ortak-yapımı.

BENİM anladığım şu; iyice yaşını-başını almış İngiliz yönetmeni Sally Potter (biyografisinde doğum tarihi yok!) genç ve ateşli bir Arjantinli dansöre aşık olmuş.

Bir Latin Gene Kelly'si gibi davranan Pablo Veron adlı genci memnun etmek için uydurma bir senaryo hazırlamış. Ve kendisiyle birlikte ona başrol vermiş.

Sıkıcı bir film
Böylece karşımıza, tangoya merak saran bir İngiliz yaşlı kızının tango dersleri almak için tuttuğu bir genç adamla aşkını anlatan alabildiğine basmakalıp bir film geliyor. Gereksiz, üstelik kötü bir siyah-beyazla çekilmiş (nerde o eskinin sayısız gri tonla yüklü gerçek siyah-beyazları!) ara yerde (Sally'nin dansçı geçmişi nedeniyle) birkaç güzel tango bölümü bulunan sıkıcı bir film. Birkaç yıl önce festivalde 'Orlando' adlı çok hoş Virginia Woolf uyarlamasını izlediğimiz Sally Potter'e ne olmuş? Gerçekten aşk böylesine mi gözünü kör etmiş?

Carlos Saura'nın başyapıtı 'Tango' ne denli başarılıysa, bu İngiliz yaklaşımı da o denli kötü. Ateşli bir tangoseverseniz bile uzak durun...

Yıldız tablosu
Tango * * *

Kusursuz Çember * * *

Paylaşılamayan Tutkular

(Hilary ve Jackie) * * *

Aşk Mektubu * * *

Geçmişin Gölgesinde * * *

Kuzen Bette * * *

Pack Adams * *

Tango Dersleri * *

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır