kapat

07.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Futbolun dinamiği de iddiacılık!

Bizim iş kolunda, yani gazetecilik mesleğinde "Kafadan sallamaya" müsait iki stand vardır.. Biri siyaset, diğeri spor..

Gerçi magazininden ekonomisine kadar her alanda "sallama" yapabilirsin ama hiçbirinde bunlar kadar "dem" çıkmaz.. Zaten ekonomide sallama yaptığında adama notunu çabuk verirler..

Ya birileri ile şirket olmuşsundur, o yüzden "kâr amaçlı" maniplasyon yapıyorsundur veya sersem çıkmışsındır..

ooo

Ekonomik gündem söz konusu olduğunda ben ikinci kategoriye girerim.. Herkes dolardan kaçarken ben dolara para yatırırım.. Millet borsayı terkederken ben "Şimdi tam zamanı" diye kâğıda hamle ederim..

Para kazanmak isterseniz benim ne yaptığımı gözleyip tam tersini yapacaksınız..

Salla.. Kavunları salla..

Seçimi bitirdik, futbol ligi de bitmiş sayılır.. O yüzden önümüzdeki günlerde "ne sallasak da tuttursak" diye düşünmekten anamız ağlayacak..

Evde birikmiş dergileri şöyle bir karıştırdım.. Seçimden önce yapılan anketler, soruşturmalar filan.. Derginin biri; memleketin ne kadar saygın, aklı eren, tuttuğunu koparan iş adamı varsa "Sandıktan nasıl bir tablo çıkar?" sorusunu sormuş..

Onlardan bir sıralama yapmasını istemiş.. Sonuçlar felaket! Bir Allah'ın kulu çıkıp da "MHP ikinci parti olur.." dememiş.. Bırakın ikinciliğini filan "Barajı aşar mı aşmaz mı?" konusunda bile kararsız kalmışlar..

Medyanın aklı erenleri onlardan beter.. "CHP'nin baraj sorunu yok.." hükmüne varıp gözlerini MHP'ye dikmişler; yarısı "Barajı zorla geçer" derken öbür yarısı "Geçemezler.." aklından gitmiş..

Şimdi siyasi tablo karıştı ya!

Yine televizyonlardaki tartışma programlarına bunlar misafir ediliyor, kafası karışan vatandaş adına "Kafalar niye karıştı?" diye bunlardan akıl isteniyor..

ooo

Futbol eşrafı olarak farklı bir manzaramız yok..

Ligin bitmesine yedi hafta kala başka şeyler konuşuyorduk.. Söz temsili ben oturup "Yüzde 52 Beşiktaş, yüzde 48 Galatasaray.." diye yazdım.. Lafımın mürekkebi kurumadan Beşiktaş puan kaybetti, Galatasaray çok sıkı bir Samsun deplasmanını aşıp "tek tabanca" kaldı..

Son kupa finaline gelinceye kadar da ayılamadım.. Allahtan gazete içinde biri yolumu kesip de "Beşiktaş mı Galatasaray mı?" diye sormadı.. Hani spor gazetesi için veya sayfası için "Yazarlarımız ne düşünüyor?" anketleri yapıyorlar ya!

Bu tertipten sorular soruluyor, biz de laf yetiştiriyoruz.. Sorsalardı tövbe billah "Hagi yok, Arif Bey'in toynağı çatlak.. Beşiktaş'ta Kalli gazı var.. Kartal kazanırdı.." derdim.. Ardına da "Banko!" sözünü eklerdim..

Haaa! Ne olurdu, diye soracak olursanız birşey olmazdı.. Anketi yapanların aklına "Kelin melhemi olsa kendi başına sürer.." lafı asla gelmeyeceğinden bir hafta sonra başka bir bahane bulup, değerli görüşlerimden sebeplenmek için yine önüme çıkarlardı..

Kendi kendime "Sahi, böyle bir cevap verseydim ne olurdu?" diye merak etmedim değil.. Merakım çabuk geçti.. Çünkü benim elifi elifi söyleyeceklerimi Beşiktaş'ın unutulmaz kaptanlarından Sanlı Sarıailoğlu Hürriyet'teki köşesinde aynen söylemiş..

Sanlı ustamıza ne olursa, bana da aynısı olurmuş..

Üstelik o hem büyük takım futbolcusu hem de milli takım da ter dökmüş.. Biz ise amatörlükte kalmışız.. Kariyer açısından o buz dağı, biz kar topu.. Yani bizim "hafifletici" sebebimiz çok..

Önemli olan risk almak..
Şimdi "Sanlı Usta'nın hafifletici sebebi yok mu?" diye soracaksınız.. Lafı getirmek istediğim yer "Nasıl şişmiş ama.." noktası değil.. Yukarıda sözünü ettiğim "sallama" teknikleri de benim gibiler için geçerli.. Futbolun içinden gelenler için "iddia" sayılır ki sonucu farklı olur..

Futbolun ordinaryüsü olsanız önünüze öyle sonuçlar gelir ki haksız çıkarsınız.. Çünkü futbol öyle bir oyun.. Basketbolda matematik kesinlikler daha fazla.. Futbolda yok..

Dünyanın en iyi takımı, ölümüne defans yapan bir amatör takımla yenişemeyebilir.. O yüzden milyarlarca insan basketin değil futbolun peşinden gidiyor..

Nitekim kupa finali arefesinde de öyle oldu.. Mevcut yazarlarımızdan yarısı Galatasaray derken yarıdan biraz eksiği Beşiktaş dedi.. Ama sadece anket türü soru ve cevaplarda..

Sanlı Hoca ise açık açık ne düşündüyse yazdı..

ooo

Futbol sektörünün rengini koruması "sallamacılar" sayesinde olmuyor.. Düşündüğünü "açık açık söyleyen" futbol adamlarının yüreğiyle oluyor..

Skorun ardına sığınmak, günü idare eden laf söylemek kolay.. Yüreğini koyarak laf etmek zor.. O yüzden Sanlı Hoca'nın cesaretini alkışlıyorum.. Futbol sektörüne bir katkı olarak görüyorum..

Geçmişte böyle iddialı laf eden başka meslektaşlarımız da oldu.. Üstelik iddiaları haklı çıktığında işin keyfini en yüksek noktada yaşadılar.. Fenerbahçeli Birol Peker'in bir Galatasaray maçı öncesi yazdığını hatırlıyorum..

"Fener kesinlikle yenecek.." demişti.. "Eğer yenemezse yazdığım bu yazıyı yerim.."

Ve Fener yendi..

Talay Erker de spor müdürümüzken çok iddialı sonuçlar söylemişti.. Bir Fener-Galatasaray derbisi için herkes Kanarya'yı favori gösterdiğinde "Cimbom kazanacak" deyip televizyondan tüm medyaya meydan okumuştu..

Galatasaray kazandı..

Futbolun nasıl ki yürekli teknik adamlara, hakemlere ve futbolculara ihtiyacı varsa aynı şekilde yürekli yazarlara da ihtiyacı var.. İddiaları ile rekabeti renklendiren insanlara..

Renklenen rekabet sektörü büyütüyor..

Bir Sanlı'nın, bir Turgay Şeren'in, bir Can Bartu veya Coşkun Özarı'ın söyleyeceği her iddialı şey, sahada ter döken profesyonellerin ekmeğine katık sayılır.. Lokmaları çoğaltır..

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır