Geçenlerde bu sütunda, ABD Dosyası'nın açarken bir konuya değinmiştik.. Özetle demiştik ki, "Rusya, Kafkaslar ve Ortadoğu'ya etki alanını genişletmek istiyor. Petrol ve doğalgazı hegemonyası altına almak, bunu yapamazsa da kendi çıkarları açısından yönlendirmek amacında. Bu Türkiye için son derece tehlikelidir..."
Mortimer B. Zuckerman, ABD'nin önde gelen dergilerinden U.S. News and World Report'un Genel Yayın Yönetmeni'dir..
Ve bu ünlü ismin, derginin dün yayınlanan son sayısında, çok ilginç bir yorumu yayınlandı.. Zuckerman bu yorumunda "aynı tehlike"ye işaret ediyor..
Demek ki, ABD Dosyası ile önemli bir gelişmeyi sizlere duyurduk..
Amerikalı ünlü yorumcu bakın özetle ne diyor:
"Bir an önce uykudan uyanmazsak, gelişmişliğimiz garantilerinin artık olmadığını görebiliriz.. Rusya'nın Hazar Denizi'ndeki enerji kaynakları konusunda istediğini yaptırması durumunda, hem zenginleşecek, hem de stratejik imkanlar ele geçirecektir.."
Zuckerman, Rusya'nın bu bölgenin yanında İran ve Irak ile de bir çeşit petrol karteli kurmaya çabaladığını belirtirken, bundan zarar görecek ülkeler arasında Türkiye'nin de bulunduğunu anlatıyor ve "Rusya'nın Hazar Denizi enerji yataklarından sonra Irak ve İran'ı da içine alacağı bir enerji karteli kurması halinde, Suudi Arabistan'ın da ister istemez buna katılacağını" öne sürüyor..
Mortimer Zuckerman, Rusya'nın bu planı uygulamaya koyma konusunda mesafe almaya başladığına da dikkat çekerek, bölgedeki gelişmelerden örnekler veriyor..
Amerikalı gazeteci, Clinton yönetiminin, Rusya'nın bu tehlikeli politikasına karşı gereken önlemleri almadığını da yazıyor ve yönetimi "Kenarda kalmakla" suçlarken, Bakü-Ceyhan'ın mutlaka gerçekleştirilmesi gerektiğini de kaydediyor.
Öyle görünüyor ki, bu tartışma giderek büyüyecek..
Türkiye için hayati derecede önemli olan Ruslar'ın bu oyununu bozmak zorundayız.. Bu nedenle öncelikle gerek Clinton yönetimi, gerekse Kongre nezdinde girişimler yapmalıyız..
Gerekirse ki, gerekebilir, bu girişimleri İsrail ile ortak olarak yürütmeliyiz.. Onların Washington'daki etkili lobisini de yanımıza almalıyız.. Çünkü Washington'daki günlerimizde öğrendiğimize göre, ABD yönetimi içinde de Rus lobisi var.. Rusya'yı kızdırmak istemeyenler görülüyor..
Zaten, bu konudaki yazımızda Washington'daki Yahudi lobisi içinde de bu tehlikenin konuşulduğunu belirtmiştik..
Çünkü onlar da, Rus planının gerçekleşmesi, Primakov Doktrini'nin hayata geçirilmesi halinde, İsrail'in de bundan büyük zarar göreceğinin farkındalar..
Türkiye, sadece Washington'daki girişimlerle de yetinmemeli.. Azerbaycan, Gürcistan, Türkmenistan ve Kazakistan'a "Rusların bu oyunun ilerde başlarına açacağı işleri" bıkmadan usanmadan anlatmalıyız...
İşin şakaya gelir tarafı yok..
Vaktinde uyanmazsak, girişimlerimizde başarılı olamazsak, bunun faturası çok ağır olacaktır.. Bunu önlemek de sadece Dışişleri Bakanlığı'nın işi değildir..
Bu bakanlığa, diğer ilgili kurumlar da yardımcı olmak zorundadır.. Özellikle de, yeni hükümetin kurulması ile birlikte kadroları "ciddi biçimde değişecek olan" Enerji Bakanlığı da hiç vakit kaybetmemelidir..
Bir an önce, hatta hemen şimdi harekete geçmeliyiz...