kapat

07.05.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İMKB'de endeks tartışması
Borsadaki hızlı yükselişin bir kaç hisse ile oluşması endeksin piyasayı temsil yeteneğini tartışmaya açtı

Deniz BAYRAMOĞLU

İstanbul Borsası'nın yükselişinin altından sadece 10 hissenin çıkmasıyla İMKB-100 ve İMKB-30'daki çıkışın gerçekten piyasayı yansıtıp yansıtmadığı sorusu sorulmaya başlandı. Bu soruyu yönelttiğimiz borsa uzmanları konu hakkında çeşitli görüşler ileri sürerken, hepsi de yükselişin sadece 10 hisseden kaynaklandığı ve bu artışın sağlıklı bir yükseliş olmadığı konusunda ortak görüş belirtti. Bir aracı kurum yöneticisi yaptığı açıklamada endeksin kesinlikle piyasanın genel durumunu göstermekten uzak olduğunu belirterek, "İMKB-100'deki kağıtların bir çoğunun değerini çok büyük oranlarda düşürseniz bile bir kaç tane hissenin yükselişiyle endeks de çıkıyormuş gibi görünecektir. Bu durumda böyle bir endeksin genel eğilimi yansıttığını söylemek imkansız" açıklamasını yaptı. Endeksten iki sıfır atılmış olmasını da eleştiren aynı yönetici "Bu açık bir manipülasyondur. İki sıfır atıldıktan sonra bakın borsa 6000 sınırına dayandı. Şu an kimse daha önceki değere göre borsanın nereye geldiğine, şişip şişmediğine bakmıyor. Bir çok yetkili bu yanlışlığın farkında ama düzeltmek çok zor. Hatta değiştirilmesi bir devrim anlamına gelir. Aracı kurumların yarısı da batar" açıklamasını yaptı. Borsacılara göre piyasanın bir çok temel sorunu var. Şirketlerin halka açıklık oranlarının düşük olması, kurumsal yatırımcıların bu kağıtlara ilgisini sınırlıyor, hem de bu kağıtlar manipülatörlerin elinde oyuncak olabiliyor.

UZMANLARIN GÖRÜŞÜ
Hesaplama yöntemi yanlışYusuf Sarı/Tacirler Men. Değ.

Hem hesaplama yönteminde hem de endekse seçilen senetlerde hata var. Bu nedenle de borsadaki iniş çıkışlar piyasanın genel eğilimini yansıtmıyor. İMKB-100 ile 30 arasında fark yok. Ama eğer bu hisselerin dışında kalan hisseler için ayrı bir endeks olsaydı o zaman yükselişin ve düşüşün nerede yaşandığı ve aradaki uçurumun boyutu iyice ortaya çıkar.
Şu anki duruma baktığınızda Erdemir, Koç gibi hisselerinin fiyatlarının arttıkça endekse etkilerinin de arttığını görüyorsunuz. Endekste büyükler kadar küçükler de temsil edilmeli.

Bu tartışma çoktandır var
M. Şükrü Tekbaş / Ekinciler

BU soru önceki yıllarda da gündeme geldi, borsayı en iyi yansıtan endeksin hangisi olduğu tartışıldı. Endeksin konumu ondan ne beklediğinize göre değişir. Örneğin S&P 500 fon yöneticilerinin baktığı bir endeks ve New York Borsası Endeksi de tüm senetlerin temsil edildiği bir endekstir. Bizimkisi S&P 500'e benziyor. Her sistemin bir artısı ve eksisi var. Bugün bu eksinin ağırlığı hissediliyor. Alternatif tüm hisselerin temsil edildiği New York Borsası Endeksi gibi bir endeks. Temel bazı düzenlemeler gerekli. Vadeli işleme açık bir hedging enstrümanı gerekli. Halka açıklık oranı da artmalı.

Alternatifi İMKB-Tüm
Alp Tekince / Ekinciler

BENİM bu konuda çok fazla endişem yok. Ama problem başka bir yerde. Endeksteki hisse sayısı azaldıkça manipülasyon olasılığı artıyor. İMKB-100 kredili işlem yapılabilen tek endeks. İMKB-30 derin ve likit kağıtlardan oluşuyor ve spekülatörlerin ilgisini çekiyor. Endekslerle oynamak faydadan çok zarar getirir. Bugün, bu endeksin piyasanın yapısını yansıtmadığı da ortada. Bu nedenle bir mevzuat değişikliği ile İMKB-Tüm de kredili işlemlerin yapılabileceği bir borsa haline gelebilir. Ayrıca İMKB-100 dışındaki hisselerde teminatın yükseltilmesi de hareketi bu kağtlara kaydırabilir.

Açıklık oranı düşük
Mehmet Akkent/ Ata Yatırım

Şu anda piyasayı gösteren 15 kağıt. Bunun bir problem olduğu ortada. Ama soruna sadece endeks olarak bakmamak lazım. Halka açıklık oranlarının bu kadar düşük olması diğer kağıtlara talebi sınırlıyor. Örneğin bir şirketin halka açık kısmının değeri 3 trilyon lira diyelim. Ben bir yabancı yatırımcıya "Bu kağıdı al" dediğimde "Tamam iki milyon dolarlık alalım" diyor. Ama piyasada o kadar kağıt yok ki... Bunun yanısıra şirketlerin yönetim yapıları da düzgün değil. İstesem de bir çok şirketi kimseye tavsiye edemem. Bu nedenle endeks değişiminden önce halka açıklık oranlarının artması ve yeni şirketlerin gelmesi için özendirici önlemler alınmalı.


Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır