Seçim sonrası döviz girişinin durmasıyla, Merkez Bankası bilançosundaki hareketlilik de azaldı. Hızlı döviz girişinin frenlendiği 22 Nisan tarihinden sonra, Merkez Bankası sadece 273 milyon dolar satın alabildi. Döviz pozisyon fazlası 6.6 milyar dolara yükseldi.
Bu dönemde en yüksek miktarda alım 119 milyon dolarla 28 Nisan'da, Hazine'nin 140 günlük bono ihalesinin yapıldığı gün gerçekleşti. Bu ihaleye yabancılardan yoğun ilgi bekleniyordu. Ancak bu gerçekleşmedi. Kısmen taze döviz girişi olsa da bu alınan miktarın büyük çoğunluğunun Türk bankalarının açtığı döviz pozisyonlarından kaynaklandığı söylenebilir.
Bu arada 22-30 Nisan tarihleri arasında Merkez Bankası döviz rezervi 418 milyon dolar artarak 21.7 milyar dolara kadar çıktı.
Döviz gelmeyince, piyasaya verilen para miktarı da bununla sınırlı kaldı. 26 Nisan itibariyle eksi 886 trilyon lira olan açık piyasa işlemlerinin bakiyesi, 4 Mayıs itibariyle eksi 890 trilyonda duruyor. Piyasadaki likidite sıkışıklığının ortadan kalkması ve faiz oranlarının gerileyebilmesi için halen 1 katrilyona yakın, yani 2.2 milyar dolar civarında kaynağa ihtiyaç var. Nakit açığının her gün Merkez Bankası tarafından repo ihaleleleriyle fonlandığı göz önüne alınırsa, gerekli kaynağın piyasanın ödediği faiz kadar arttığını da belirtmek lazım.
Bu arada Hazine'nin yurtdışı piyasalarda sattığı 300 milyon euronun bedeli de 29 Nisan'da hesaplara girdi. 4 Mayıs itibariyle vergi tahsilatlarıyla birlikte TL mevduatında da 300 trilyona yakın parası bulunan Hazine, seçim öncesine göre daha rahat görünüyor.
NADİN TAŞCIOĞLU