kapat

25.04.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Dr.TUĞRUL TUNA(ttuna@sabah.com.tr )


Böyle seçim yasasına, böyle milli irade..

Sökeratar Faik Bey elindeki meyvalı gazoz şişesini başına dikti, yarısına kadar bir solukta içtikten sonra şişeyi masaya bırakıp önündeki gazeteye biraz daha eğildi..

Yakın gözlüklerini de takmıştı.. Kadıköy yakasındaki yani İstanbul Birinci Bölge seçim sonuçlarını inceliyordu.. Yanında oturan Mehmet Bey'i dirseğiyle dürttü:

- "Bak.." dedi.. "CHP barajı aşsaymış İstanbul Birinci Bölge'den üç milletvekili çıkaracakmış.."

Mehmet Bey aslında seçim sonuçlarıyla filan ilgilenmiyordu.. Gözü televizyondaki hayvan belgeselindeydi.. Belgeselde Hollywood filmlerinde kullanılan vahşi hayvanların rollerine nasıl hazırlandığı anlatılıyordu..

Ancak Sökeratar Faik Bey'in sorusuyla ilgilenmediğini belli ederse belgeseli hiç seyredemezdi.. O yüzden yarım ağızla "Yaaa! Allah Allah!" dedi ama kurtulamadı..

***

Sökeratar Faik Bey'in gözü BP kısaltmasına takılmıştı.. "Yahu Mehmet.. Bu BP hangi parti oluyor?" diye sordu.. Mehmet Bey bir cevap bulmaya çalışıyordu ki Basketçi Nedim Abi atıldı:

- "British Petrol Partisi.. Oy verene bir depo bedava benzin veriyorlardı.."

- "Nediiiim!"

Buradaki (i) sesiyle yapılan uzatmalar "Başlatma beni.." anlamına geliyordu ki Basketçi Nedim Abi anlayıp sustu fakat bu kez Mesut çıkıntılık yaptı:

- "BP'yi mi sordun? Boncuk Partisi.." dedi..

Tabelacılar bayram etti
Mesut'un gırgırına söyledikleri daha bir akla yakın gibi geldi Sökeratar Faik Bey'e ama açıklamayı yapan güvenilir biri olmadığından yine de kuşkuyla karşıladı:

- "Dalga geçme fena yaparım.."

- "Ne dalgası Faik Abi.. Şeyinden boncuk çıkanları aday yaptılar.. Onların partisi.."

- "Size soranda kabahat zaten.. Teoman Bey, sen söyle bari.."

- "Valla ben de bilmiyorum Faik Bey.. O kadar çok çerden çöpten parti var ki.. İsimleri bile akılda kalmıyor.."

TRT'ci Nevzat Bey yarasına basılmanın acısıyla lafa karıştı:

- "Böyle hokkabazca seçim sistemi olmaz.. Bir sürü ıvır zıvır parti.. Biri binde 0.2 oy almış, öbürü binde 0.3 almış.. Üstelik her seçime katılıyorlar.. Vatandaşın aklını karıştırmaktan başka işleri yok.."

Gazeteci Teoman Bey "Öte yandan kitle partilerine yüzde 10'luk ağır baraj.. Böyle başa böyle tıraş.." dedi..

Baba Tunç da aynı görüşteydi.. "Bunu önlemenin bir yolu yok mu?" diye sordu.. Gazeteci Teoman Bey:

- "Olmaz olur mu? Var tabii.. Seçim Yasası'na bir madde koyarsın.. 'Bir önceki seçimde aldığı oy oranı yüzde birin altında kalan partiler ikinci kez genel seçime katılamaz.. Yöneticileri aradan bir seçim geçmeden parti kuramaz, parti yönetimlerinde görev alamaz' dersin olur biter..

***

Talat taa ocağın arkasından lafa karıştı.. "Ben bu Hasan Celal'e hasta oluyorum.. Girdiği iki seçimden aldığı oy binde yarımı bulmuyor, hâlâ ortada.. Onun derdi televizyondan konuşmak.. Kardeşim artık bırak be! Millet sana oy vermiyor işte, anlaman için ne yapmak lazım?" dedi..

Ressam Orhan güldü.. "Senin kahveye alıştıralım.. Otursun kingin, okeyin başına.. Politikayı bırakır.." diye konuştu..

- "Aman eksik kalsın.. Bir politikacımız eksikti.."

Basketçi Nedim Abi "Ben en çok bir oy alan bağımsız adaya güldüm.." dedi.. Sökeratar Faik Bey "Hangi aday?" diye sordu..

- "Valla hangi şehirden aday olmuş unuttum.. Televizyonda gördüm.. Bir oy çıkmış, karısı bile oy vermemiş garibe.."

- "Dövmüştür kadını.."

- "Yok! Dövmemiş ama küsmüş karısına.. Kadını gazeteciler bulmuş, televizyonda konuşturuyorlardı.. 'Niye kocana oy vermedin?' diye sordu birisi.. Kadın gülerek 'Evdeki tutumunu beğenmediğim için oy vermedim' dedi.."

Ressam Orhan "Asıl şoförlüğünü yaptığı başkanı deviren makam şoförü ilginçti.." deyince Sökeratar Faik Bey iyice meraklandı:

- "Allah Allah.. Ben duymamıştım, nerede olmuş?"

- "Denizli'nin bir beldesindeki seçimde.. Belediye başkanının makam şoförüne adaylık teklif etmişler, o da kabul etmiş.. Bunu duyan Başkan kızıp adamı çöp kamyonuna şoför yapmış.."

- "Buyur bakalım.."

- "O da istifa etmemiş, hem çöp toplamış hem de bir sene boyunca başkanı çekiştirip başına gelenleri anlatmış.. Seçim sonucu belli olunca bakmışlar ki eski başkan altıyüz küsur oy almış, makam şoförü yediyüz küsur.."

Bu plan tutar mı acaba?
Baba Tunç sağdaki iki liderin istifasını bekleyenlerdendi.. "Ben bu Baykal'ı takdir ettim arkadaş.." diye konuştu ortaya.. "Adam delikanlı gibi çıkıp istifa etti.. Öbürleri bunu da beceremediler.."

- "Bir de bütün suçu ona yıktılar.." dedi yılların CHP'lisi Talat.. "İstanbul'da CHP teşkilatı hiç çalışmadı.. O Moğultaylar, Sözenler ortada yoktu.. Ya Adnan Polat'a güvendiler veya mahsus çalışmadılar.."

- "Yazık oldu milletin 2.5 milyon oyu boşa gitti, bu seçim yasası çok saçma canım.."

Sökeratar Faik Bey diğer cepheyi merak ediyordu.. "Nevzat Bey, sence Tansu Hanım istifa eder mi?" diye sordu.. TRT'ci Nevzat Bey "Edecek olsa şimdiye kadar ederdi, hiç niyetli görünmüyor.." deyince Talat söylendi:

- "Bunların plânı belli oldu Faik Abi, bir tek senin haberin yok.."

- "Neymiş plânları?"

- "Tansu Çiller şimdi Mesut Yılmaz'ı kafalamaya çalışıyor.. 'Gel birleşelim' diyor.."

- "Bu saatten sonra birleşseler ne olacak ki? Atı alan Üsküdar'ı geçmiş.."

- "Öyle deme, cumhurbaşkanlığı seçimi var ya! Çiller'in hesabı 'Mesut Yılmaz cumhurbaşkanı, ben de başbakan olayım' şeklindeymiş.. Ona bastırıyor şimdi.."

Sökeratar Faik Bey'in kafasının bu plâna hiç yatmadığı yüzünü ekşitmesinden belli oldu.. "Yok canım.." dedi..

- "Benim bildiğim Ecevit yedirmez Köşk'ü bunlara.."

***

Basketçi Nedim Abi de aynı fikirdeydi.. "Ecevit'in cumhurbaşkanı adayı Demirel, çoktan ilân etti bile.." deyince buna da Gazeteci Teoman Bey kızdı:

- "Mübarekler birbirlerini pek sever oldular.. Bu kadar iyi ahbap olacaktınız bunu 12 Eylül'den önce yapsaydınız ya! O kadar kan döküldü bunların yüzünden.."

- "Doğru vallahi.." diye gözünü televizyondan ayırmadan onayladı Mehmet Bey:

- "Bu Ecevit de bir garip.. Kimseye sormadan, danışmadan kararlar alıyor.. Demirel'in görev süresini uzattıracakmış, ondan iyisini bulamazmışız.. Sana ne be kardeşim? Bir Anayasa var orta yerde.. Herkes uysun diye yapılmış.. İş Demirel'e gelince mi delinecek bu Anayasa!"

Talat ocağın arkasından "Yaşa Mehmet Abi.." diye seslendi.. "Sana benden bir orta kahve geliyor.. Gözün televizyonda ama memleket işlerinden en iyi sen çakozluyorsun.."

Bu taşın kendine atıldığını hisseden Sökeratar Faik Bey "Aynı şeyi ben de söyleyecektim.. Mehmet Bey ağzımdan aldı.." dedi ama Talat kulak asmadı ona, kahve için cezve seçiyordu..

Pohpohlanmak ise Mehmet Bey'in hoşuna gitmişti.. İlk kez başını televizyondan çevirdi:

- "Seçimden önce çıktı Tansu Çiller ile Mesut Yılmaz'ı aklayıverdi.. O zaman anlamadık, niyetini.. Meğer tek başına hükümet kapacakmış.. Sana ne onların yolsuzluk hesaplaşmasından? Sen ön jüri misin? Kimse de hesabını sormadı.."

Basketçi Nedim Abi de beğenmişti bu lafları:

- "Vallahi Mehmet Bey sustu sustu ama iyi konuştu.. Bu seçim sonuçları benim de içime hiç sinmedi.. Allah hakkımızda hayırlısını etsin.."

Sökeratar Faik Bey yine gazetesine eğildi.. Başını kaldırdığında başka bir şeye takılmıştı:

- "İşe bakın yahu.. Kadıköy yakasındaki sandıklara atılan oylardan tam 84 bini iptal edilmiş.. Bu ne şimdi?"

TRT'ci Nevzat Bey "Diğer iki bölgeyi de hesaplarsan İstanbul'da 200 binin üzerinde oy iptâl edilmiş.." hesabını yaptı..

- "Acaba protesto için mi yanlış oy attılar?"

- "Yok canım.. Çarşaf gibi oy pusulası.. Üzerinde 21 partinin amblemi var ki yarısından fazlası ıvır zıvır.. Üstelik iki seçim bir arada yapıldı. Vatandaş beş ayrı pusulaya mühür bastı.. Bu kadar karışık sisteme akıl mı dayanır.."

Ressam Orhan "O kadar da karışık değildi.." diye itiraz edecek olunca Nevzat Bey "Madem öyle, sor bakalım Şaban'a, mührü nereye basmış.." dedi..

Şaban şişinerek cevap verdi:

- "Kuşa bastım kuşa.."

- "İyi de kuşun neresine bastın.. Üzerine mi altındaki yuvarlağa mı?"

- "Kanadına kanadına bastım.. Sağlam olsun diye üç dört kere bastım.."

Bu cevaba diğerleri gülerken TRT'ci Nevzat Bey ocağa seslendi:

- "Şaban'a benden bir kola.. Vatandaşlık görevinin hakkını tam verdiği için!"

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır