kapat

25.04.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Yolsuzluk

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği adını taşıyan devletin bir büyüğü Amerika'yı resmen ziyaret ediyormuş. Gezi programının bir bölümünde, bu önemli kişi Ford fabrikalarını gezmiş; Yönetim Kurulu Başkanı'yla görüşmüş.

Ziyaret bitince Yönetim Kurulu Başkanı, yoldaşa dönmüş ve "Size küçük bir hediyemiz var!" demiş. "Pencereden bakın lütfen!"

Yoldaş pencereden bakınca ne görmüş dersiniz?

Ford'un özel imalatı olan gıcır gıcır görkemli bir araba kendisini beklemiyor mu mu?

"Kusura bakmayın ama" demiş, "ben bunu kabul edemem."

"Canım, bu gezinizden kalan bir anı olarak kabul edin."

"Hayır! Böyle bir otomobil, anı değil rüşvet faslına girer. Mümkün değil. Çok teşekkür ederim ama kabul edemeyeceğim."

Konuşmanın tam bu noktasında Yönetim Kurulu Başkanı'nın aklına bir çözüm gelmiş.

"O zaman" demiş, "biz bu otomobili size satalım."

"Alamam ki" demiş politikacı yoldaş. "Param yetmez."

"Yeter yeter!" demiş başkan. "Bu otomobilin fiyatı 1 dolar."

Sovyet ileri geleni bir an duraksamış. Güneşin altında lacivert ışıltılar saçmakta olan güzelim otomobile bakmış, bakmış...

Ve cebinden 2 dolar çıkararak, "O zaman iki tane alayım ben." demiş.

Sizce Sovyet yetkilisinin davranışı yolsuzluk mu sayılır, yoksa ucuz bulduğu bir malı değerlendirmek mi?

Yıllarca kapalı rejim altında yaşamış olan Sovyet toplumunda rüşvet, yolsuzluk ve nüfuz ticareti öylesine yayılmış ve kangren olmuştu ki sonunda bütün gövdeyi çökertti ve devleti öldürdü.

Bu konuda Sovyetler'le aşık atabilecek ülkelerden biri de biziz.

Yıllardır yolsuzluğun ve rüşvetin öyle ince, öyle dolambaçlı ve girift modellerini geliştirdik ki, bunları araştırmaya kalkan biri, kendini Vatikan'ın uçsuz bucaksız, karmaşık labirentlerine düşmüş Lafcadio gibi hisseder ve çıkış yolunu bir türlü bulamaz.

Çünkü yolsuzluğa karşı bu kadar çok bürokrasinin, yasanın, engelin, talimatnamenin, kararnamenin bulunduğu bir ülkede, işleri bir anda arap saçına çevirmek kolaydır.

***

George Washington'un bir sözünü çok severim:

"Bir ülkede içki serbest olursa içki kültürü olan aklı başında insanlar yetişir.

Eğer içkiyi yasaklarsanız bol bol alkolik elde edersiniz."

***

Bu kadar çok yasağın ardına gizlenmemiş açık bir toplumda, yolsuzlukla mücadele de kolaylaşır.

Ama bu mücadeleyi önce kafalarda vermek gerekiyor.

Yolsuzluklar konusunda duyarsız bir toplumda işiniz zor.

"Böyle miyiz?" diyorsanız eğer, ortalığa bir bakın.

Seçimin faturası, yolsuzluk yapanlara değil de, onları yıkan Baykal'a kesilmedi mi?

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır