kapat

25.04.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Magazin
I H Y
Sofra
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YILMAZ KARAKOYUNLU(yilmazk@sabah.com.tr )


Milliyetçiliğin akustik büyüsü...

Nihad Sami Banarlı "Tarih ve Tasavvuf Sohbetleri" kitabında bir ortaokul öğrencisiyle ilgili anılarını anlatır. Küçük kız elindeki ansiklopediyi açarak Tunus, Cezayir, Moritanya bayraklarını Banarlı'ya gösterip sorar. "Bu bayraklarda niçin bizim ay yıldızımız var. Bayrağımızı onlardan mı aldık?"

Banarlı, uzun süre bayrağımız altında yaşadıktan sonra bağımsızlıklarına kavuşan bu ülkelerin, bayraklarında ay yıldızımızı kullandıklarını açıklar.

Sonra kendi kendine sorar. "Bu çocuk neden soruyu doğru sormadı? Neden bu ülkeler bayraklarını bayrağımızdan aldılar demedi..."

* * *

Konfüçyüs de, "Gerçeğin büyüsü sorunun nasıl sorulduğuna göre değişir" diyor.

Seçimlerden sonra milliyetçilik, siyasetimizin en akustik değeri oldu. Her yerde yankılanan büyülü sözcüğümüz milliyetçilik...

Basında milliyetçiliğimizin içerdiği gerçek değerlerin tartışılmadığı ve sadece bir partinin simgesi olarak algılanıp sunuluşu dikkat çekiyor.

Yakıştırmanın yoğunlaştığı partinin milliyetçilik algılamasını önemli bir kaynak olarak düşündüm. Internetteki sayfasını açtım ve milliyetçilik tanımlamalarını aldım.

Anlaşılıyor ki en iddialı siyasi kadronun milliyetçilik anlayışı, hâlâ İttihat Terakki üslubunu sürdürmektedir. Türk milliyetçiliğinin İkinci Meşrutiyet değerleriyle tanımlandığını ve algılandığını pekiştiren sayfalar dolusu açıklamalar var.

1944 milliyetçilik macerasının acılı anılarında yoğunlaşan geniş tanımlamalar ötesinde çağdaş milliyetçilik anlayışının değerlerini ve değrinliğini bulmak imkânsız.

Osmanlı devlet geleneğinden modern Türk milliyetçiliğinin doğuşuna uzanan çizgide çağdaş değerlerin nasıl yorumlanıp derinleştirildiğini gösteren açıklama yok.

20. yüzyıl Türk milliyetçiliğinin en olgun düzeyini simgeleyen Atatürk milliyetçiliği çağdaş değerleriyle henüz gündeme gelmemiş.

Alternatif milliyetçi partilerin internetteki sayfalarını da inceledim. Onlarda bu konuda tek bilgiye bile rastlamıyorsunuz.

Bu açıklamanın özeti gerçekten düşündürücü sonuçlar getiriyor. Siyasetimizde milliyetçiliğimizin yükselen değerleri henüz netleşmemiş... Açıkçası milliyetçiliğin çağdaş değerleri hakkında Türk toplumunun bilgisi bulunmuyor. Sadece seçmenlerin değil, saygın kurum ve kuruluşların bile bilgisi yok. Milliyetçiliğimizi 55 yıl önceki Dokuz Işık olarak sanıyoruz.

* * *

Türkiye'nin tıkanıklıktan kurtulabilmesi ve siyasetin aydınlığa kavuşabilmesi, siyasi parti tanımlarının netleşmesine bağlıdır.

Şimdi soruyu doğru sormanın zamanıdır. Merkez sağ ne demektir?

Merkez sağ tanımı çok unsurludur. Toplumun birikmiş kültür ve uygarlığı üzerine inşa edilmiştir. Yönetimde istikrarı gerekli görür. Toplumsal değerlere ve kurumlara pragmatik yaklaşır. Düşünce ve vicdan özgürlüğünü esas alır. Liberal ekonomiyi savunur. Ekonomik ve sosyolojik karar ve tepkilerde hür ve cesurdur. Toplum adına emretme gücünü adil ve yerinde kullanan otoriteyi simgeler. Bireyi devlet karşısında savunan normların ve kriterlerin bulunduğu siyasi düzendir.

Bu tanımlardaki merkez sağ, ancak kitle partileri için geçerlidir. Radikal sağ partilerin zaman zaman büyük iştahla merkez sağa talip olduğu görülür. Ancak merkez sağ karşısında sıkıntılar geçirmesi de kaçınılmazdır.

Çünkü merkez sağdan almayı planladığı oylardan daha fazlasını, radikal olarak kendini destekleyen oylardan kaybedebilir.

* * *

İktidar eşiğinde fırsat kaçırmamayı siyaset sanan bir kadro vardır.

Türkiye'nin siyasi erdem içinde iktidar olunabilmesi iki önemli şartı gerektiriyor.

Birincisi küreselleşmenin dinamiği içinde milliyetçiliğin yeniden yapılandırılmasıdır. Batı dünyası ve uluslararası kurumlar ekonomik ve sosyal hedefler açısından bu yapılandırmanın tariflerini beklemektedir.

İkincisi küreselleşmenin performans tabanında cumhuriyet idealizminin yaygınlaşmasıdır. Türk toplumu, Refah ve Fazilet ikilisinin yarattığı ihtilaflarda MHP'nin hangi tavrı takınacağını merak etmektedir.

Yükselen değer stratejilerinde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, küreselleşmede uzmanlaşmanın giderek zorlaşmasıdır. Çünkü küreselleşmede hayal yoktur. Hayaller sadece bir şeyleri ve birilerini motive etmek için vardır.

Geleceğin önemini kavrayabilmek için hayallerle hedefleri karıştırmamak gerekir.

Gerçeğin büyüsü cevabın nasıl verildiğine göre de değişir.

3 Mayıs 1999 Türk milliyetçiliğinin en önemli günüdür. Sekiz gün sonra bu önemli günün 55'inci yıldönümüdür.

Varsa yapılabilecek bir açıklama, en uygun vesile ve tarih 3 Mayıs'tır...

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır