Ecevit Kıbrıs'a niçin gitti? "Dinleneceğim ve bu süre içinde hükümet formülleri üzerinde düşüneceğim.."
Eskiler önemli kararlar arifesinde doğruyu ararken iki yöntem kullanırlardı:
1. İstişare 2. İstihare
İstişare "Fikir sorma, danışma"dır.
İstihare ise "Bir işin hayırlı olup olmayacağını anlamak üzere abdest alıp, dua edip uykuya yatma"dır..
Kıbrıs, "istişare" için doğru bir adres değil.
İstihare için uygun olsa bile bu yöntem Ecevit'in anlayışına, yaradılışına ters.
Bizce Ecevit, kendini dinleyecek ve doğru tercihi de bulacak. Zaten 18 Nisan'da sandıktan çıkan irade -anlayanlara- emir katılığında istikamet gösteriyor.
Ecevit'in kafasındaki olmazlar şunlardır:
1. Fazilet Partisi ile ortaklık..
2. ANAP ve DYP ile MHP'siz koalisyon.
Olmazlardan yola çıkan bu arayış, doğru olanı gösteriyor:
DSP-MHP temelinde bir ortaklık..
Bunu görmek için Kıbrıs'a gitmeye gerek yoktu. Ecevit'in sıkıntısı üçüncü ortaktır.
Topluma yararlı iş
Millet seçimde, yalan ve talanla eş anlamlı hale gelen Çiller ve Yılmaz yüzünden merkez sağın iki partisini cezalandırdı.
İkisinin de özür dileyerek gitmesi lâzım.
Ama utanmadan, sıkılmadan yıkıntının üstünde oturmaya devam ediyorlar.
Millet, birbirlerini aklayan bu iki lider (!) yüzünden ANAP ve DYP'yi dibe itmiştir.
Hemen bir seçim daha yapılsa, bu ikiliyi ve partilerini barajın altına gömecektir.
Dün Can Dündar, Ecevit'in "Şiirler" kitabındaki önsözünden bir aktarma yapmış.
Ecevit orada şöyle diyor:
"Siyaset adamının tüm dünyası siyaset olursa, siyasette yenildi mi dünyasının yıkılacağını sanabilir. O yüzden siyasete sımsıkı sarılır. Topluma veya insanlığa yararlı olmak için değil kendisi için sarılır siyasete.."
Peki Ecevit'e bir soru:
Partilerini bitiren ve halâ gitmeyi bilmeyen bu iki liderden birini hükümet kurmak için kurtarmak, topluma ve insanlığa yararlı bir iş yapmak mıdır?
Yoksa milletin iradesine karşı koymak mı?
Ortak olmanın şartı
Ne çekiliyorlar, ne de merkez sağı birleştirmek için gerekli olan özveriye hazır olduklarını belli ediyorlar.
Oyunları belli:
Üçüncü ortak olarak hükümete girmek ve vartayı atlatmak..
Sandıktan çıkan Çiller ve Yılmaz hakkındaki hükmün muhatabı sadece DYP ve ANAP değildir.
Çiller'li DYP veya Yılmaz'lı ANAP'la kurulacak koalisyonun sonuçlarından Ecevit ile Devlet Bahçeli de sorumlu olacaktır.
Güçlü bir iktidar ancak milletin talep ettiği temizliğin gerçekleşmesi ile kurulabilir.
Ancak liderini istifaya mecbur eden parti üçüncü ortak olarak seçilebilir.
Olmazsa?. Son çare halktaki temiz siyaset özleminin yarattığı yeni meclisin elindedir:
Milletin hükmünden kaçanları yargıya teslim etmek..
Hiç bir bahane veya menfaat yeni parlamentoya görevini unutturmamalı!