|
|
Tam destek
SABAH, NATO 50. yıl zirvesinin nabzını tuttu. ABD: Avrupa'daki askeri yapılanmaya Türkiye dahil edilmeli
Washington'a gelir gelmez öğrenmiştik: "Amerika Kosova'da kara harekatına karşı..
Herkes, "Bu zirvede kara savaşı kararı alınacak" beklentisi içindeyken biz, "Olmayacak" dedik. Zirvenin birinci günü ardından yayınlanan ortak bildiride, güç kullanılarak yapılacak kara harekatı yerine, "Miloseviç'ten izinli" yani, bu insan kasabının kabul etmesi halinde askeri birliklerin Kosova'ya gönderilmesi kararı çıktı.
Amerikalılar'a sorduk. Cevap hemen geldi:
"Seneye seçim var. Al Gore grubu, Clintoncular'a akıl almaz baskı uyguluyor."
Üsteledik: "Nasıl yani?"
Cevap şu:
"Al Gore'un ekibi diyor ki, Clinton seneye zaten yok. Ama Kosova'dan torbalara sarılmış Amerikan askerlerinin cesetleri gelirse, biz seçimi kaybederiz."
Demek ki seneye yapılacak başkanlık seçimlerinin kaygısı, buradaki demokratları endişelendirmiş. Öyle ya, Al Gore ve ekibi diyor ki:
"Bill sen seneye yoksun. Seçime biz gireceğiz. Ceset torbalarının geldiği bir ortamda, bırakın parti adaylığı yarışmasını, bunu kazansam bile, Cumhuriyetçi adaya karşı seçimi kaybederim. Onun için sakın bu işi yapma."
Ayrıca NATO'nun kara gücü kullanmasına karşı çıkan tek ülke ABD de değil. Bazı Avrupa ülkeleri de karadan güç kullanılmasını istemiyor.
İngiltere de yanımızda
Avrupa ile, Avrupa Birliği'ne tam üyelik yüzünden başlayan diyalogsuzluk, önümüzdeki haftalarda, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği isimli kurumun yapılanmasındaki sıkıntı yüzünden, bu kez de askeri alanda gerilecek.
Batı Avrupa Birliği'nin "BAB", yerini alacak olan bu kurumun toplantılarında, AB üyesi olmayan Türkiye'nin karar mekanizmalarında yer almaması gerçeği ortaya çıktı. Amerika ise buna karşı çıkarak, "Yanlış olacağını" söyledi.
EDSI denilen, Avrupa Savunma ve Güvenlik Kimliği konusu, gündemin birinci sırasına geldi oturdu.
Clinton yönetimi bu konuda Türkiye'yi açıkça destekliyor. İngiltere'de öyle. Türkiye bu konuda, Berlin'de varılmış olan anlaşmanın bulunduğu noktada duruyor. Yani diyor ki, "Kararlar NATO içinde alınır. AB ülkelerinin oluşturacağı EDSI'da alınamaz."
Cumhurbaşkanı Demirel'in kaldığı otele gelen İngiltere Başbakanı Blair, bu konuyu açtı ve Demirel'i dinledikten sonra da, ülkesinin Brüksel Büyükelçisi ile arasında tartışma oldu. Demirel ve bizim resmi heyetin önünde, Blair, büyükelçisine çok kızdı. Bunun üzerine iki ülke heyetleri yeni bir metin üzerinde çalışmaya başladı. Türkiye, önüne getirilen, AB'nin, NATO imkânlarını kullanarak, ancak Türkiye'yi karar mekanizmasının dışında bırakan ve adeta ayrı bir kimlik olarak lanse edilmeye çalışılan EDSI konusundaki ortak bildiriyi, bu haliyle imzalamayacağını açıkça söyledi.
Zaten suya tirit hale gelen 17 maddelik Washington bildirisinin ardından, EDSI konusunda da Türkiye dışarda bırakılır ve imzayı atmazsa, 50'inci yıl, başarısız bir yıl olarak hatırlanacak. Biz bu satırları yazarken, bir ortak zemin bulabilmek için diplomatlar arasında çalışmalar sürüyordu.
Son dakika haberi
Demirel sürprizi sever. İster misiniz önümüzdeki Salı günü bir sürpriz daha yapıp, Clinton'la, zirvenin ilk günü yarım saat kadar süren görüşmesini, Beyaz Saray'da sürdürsün? Olur mu olur...
Şimdi gelelim Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir başka konuya:
"Eğer Türkiye, insan haklarında adım atmazsa, Başkan Clinton, Kasım ayında İstanbul'da düzenlenecek olan Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı toplantısına gelmeyecek..."
SEDAT SERTOĞLU
Demirel'den mekik diplomasisi
Türkiye, 21'inci yüzyılı çizen karar ülkeleri arasında olduğunu Washington zirvesinde kanıtladı. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, zirvede öteki ülke liderleriyle tam bir mekik diplomasisi dokudu. Demirel, Amerikan, İngiliz, Alman ve Fransız liderlerin yanısıra, İspanyol, Yunan ve öteki ülke devlet ve hükümet başkanlarıyla da selamlaşma ötesi temaslarda bulundu.
Blair'e MED-TV teşekkürü
Amerika Başkanı Bill Clinton önceden belirlenmeden Demirel ile 35 dakikalık bir görüşme yaptı. Ardından İngiltere Başbakanı Demirel'den randevu istedi. Demirel, İngiliz Bağımsız Yayın Kuruluşu ITC'nin MED-TV'nin yayın lisansını tümüyle iptal etme kararı için Başbakan Blair'e teşekkür etti ve teröre karşı mücadelede uluslararası işbirliğinin önemini vurguladı.
Norveç Başbakanı da Demirel'İ otelinde ziyaret etti. Cumhurbaşkanı Demirel, Baltık ülkeleri, Türki Cumhuriyet liderleriyle yaptığı Washington temaslarda ise Özal döneminin aksine ticaret ikinci plana düşüp strateji ağırlık kazandı.
Demirel'in temaslarıyla ileri çıkan konular, Türkiye'nin 21'inci yüzyılda dünya olaylarını dışardan değil saha içinde atak oyuncu oynamaya hazırlandığı şeklinde yorumlanıyor. Daha önceki NATO zirvelerinin tersine dış politika alanlarında ürkek ve yalnızca kendisine yapılan saldırıları yanıtlayan Türkiye'nin yerine bu zirvede, Dünya olaylarına ve gelecek asra verilecek çizgide kalemi tutmaya hazırlanan delikanlı kendine güvenen bir Türkiye ortaya çıktı.
SAVAŞ SÜZAL
Yunanistan suçlamaları alttan aldı
NATO'nun 50'nci kuruluş yıldönümünde Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis, toplantının yapıldığı Mellon binasında biraraya geldiler. Simitis, Demirel'e, Türkiye'deki seçim sonuçlarının "hayırlı olmasını" diledi ve iki ülke arasındaki temasların kurulacak yeni hükümetten sonra başlayabileceğini söyledi.
Simitis, gazetecilerin sorularını yanıtlarken Yunanistan'ın Kosova krizinde Türkiye ile aynı görüşü paylaştığını ve Demirel ile kendi görüşlerinin aynı olduğunu söyledi.
Simitis, Demirel ile karşılaşmadan önce Amerika Başkanı Bill Clinton ile de bir görüşme yaptı. Clinton, Simitis'e Türk-Yunan ilişkilerinin düzelmesi ve Kıbrıs sorunu konularında Amerika'nın yeni öncülüklerde bulunacağını vaad ederken, Simitis, "Amerika'nın bu yolda göstereceği bütün gayretleri destekleyeceğini" belirtti. Yunan hükümet kaynaklarına göre Simitis, Türk-Yunan anlaşmalarının barışçıl yollardan çözümünü arzu ettiğini, Türkiye'deki terör faaliyetlerini kınadığını ve bunun Türk tarafına da iletilmesini istedi.
Simitis "Rum ve Yunan tarafının S-300 füzelerinden vazgeçmekle iyi niyetini gösterdiğini ve aynı şeyi şimdi Türk tarafından da gösterilmesini beklediğini" dile getirdi.
Clinton'dan iltifat
Başkan Bill Clinton, NATO'nun 50'nci kuruluş yıldönümü toplantısının açılış konuşmasında Türkiye ile Yunanistan liderlerinin aynı masada yer almalarını ve Kosova krizindeki insani yardım faaliyetlerinde işbirliği yapmalarını çok sevindirici ve memnuniyet verici bir gelişme olarak niteledi.
STELYO BERBERAKİS
NY Times herkesi şaşırttı
Dünyanın önde gelen gazetelerinden New York Times, birinci sayfadan yayınladığı Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in fotoğrafının altına yanlışlıkla "Yunanistan Başbakanı Kostas Simitis" yazdı. Gazetenin "NATO, Sırplar'a giden petrole ambargo uygulama kararı aldı" başlıklı haberinde, zirveye katılan 6 liderin fotoğrafı yer aldı. Ancak resimaltında sadece Demirel'in adı yanlıştı. Bu durumda böyle bir yanlışlığın nasıl meydana geldiği merak konusu oldu.
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in ise Washington'da havası yerinde. Clinton, Tony Blair gibi pek çok liderin yanısıra başta CNN olmak üzere bütün basın ve yayın organlarının da ilgi odağı Demirel... Türkiye'nin stratejik önemi kadar bu duruma Demirel'in yaşının verdiği geniş dünya ve politika tecrübesi de neden oluyor anlaşılan. Çoğu lider "Baba"ya Türkiye'deki seçimlerin etkisinin ne olacağını soruyor. Türkiye'ye Avrupa Birliği üyesi olmadığı gerekçesiyle, NATO içinde kurulması düşünülen Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği çerçevesinde ancak ikinci sınıf bir rol verilmek isteniyor. Türkiye'nin bu kaderini paylaşan bir diğer ülke de Norveç. Ancak Türkiye ile Norveç'in durumu hayli farklı.
Amerika'nın görüşünü Dışişleri Bakanı Madeleine Albright şöyle açıkladı: "Evet. Bir Avrupa gücünün olmasını istiyoruz. Ancak bu güç NATO'dan ayrı değil NATO içinde olacaktır. Bu nedenle hiçbir NATO ülkesine ayrımcılık yapılmamalıdır."
FÜSUN MUTLU
Zirve öncesi evsizleri içeri tıktılar
NATO zirvesine ev sahipliği yapan Washington'un sokaklarının alışılmış sahipleri olan çok sayıdaki evsiz ile akıl hastası yetkililerce toplanarak cezaevine konuldular. Colombia Bölge Cezaevi Psikiyatri Servisi Müdürü Andrea Weisman, bu hafta tutuklanan evsiz ve akıl hastası sayısının 2 katına çıktığını belirterek, bunun nedeninin hiç şüphesiz başkentteki NATO zirvesi olduğunu söyledi. Polis, tutuklamaların bu kişilerin Washington merkezinden uzaklaştırılmasını sağlamayı amaçladığını yalanladı. Belediyede görevli psikiyatristlerin, Perşembe gecesi kenti evsizlerden arındırmak için sokaklarda dolaşmaya başladıkları belirtildi.
Karı-koca göz doldurdu
Zirvede Demirel ile Clinton arasındaki yakınlık dikkat çekti. Ülke harfi sıralamasına göre hazırlanan protokolde Cumhurbaşkanı Demirel'in hemen yanında NATO Genel Sekreteri Janvier Solana ve Clinton bulunuyordu. Clinton, Demirel ile sık sık şakalaştı. First Lady'ler için ayrılan bölümde oturan Nazmiye Demirel de zarifliğiyle göz doldurdu. Ancak Nazmiye Hanım'ın, Hillary Clinton ile yapacağı konuşmaları Türk Dışişleri gözden kaçırmış olacak. İki First Lady arasında geçen diyaloglar bir tercüman krizine yol açtı. Bu arada Demirel'e gelen hediyelerin dağıtımında ve kabulünde bir takım karışıklıklar olduğu da gelen haberler arasında.
|
Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|