kapat

19.04.1999
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
S u p e r o n l i n e
Yazarlar
I H Y
Magazin
L E I T Z
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Sofra
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
Hazırlayanlar
Sabah Künye
E-Posta

1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 1999
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
COŞKUN KIRCA(ckirca@sabah.com.tr )


Ferruhzat Hoca

Ferruhzat Hoca hayata gözlerini yumdu. O, Galatasaray Lisesi'nin en şanlı dönemlerinden kalmış son yâdigardı. Lisemizin bahçesinde onu anarken dönemimin tüm hocalarını hatırladım. Bize terbiyeyi ve çalışma disiplinini zerkeden Behçet, İzzet Hâmit, Sait, Recai, Muhlis, Mazhar, Muhittin beyler gibi eşi bulunmaz idareciler; tarihimizin menkıbelerini ve edebiyatımızın güzelliklerini ruhumuza nakşeden Raşit, Enver, Macit, İsmail Habib ve Muvaffak beyler gibi hocalarımız; Bergeaud, Larroumets, Roux, de Laure, Goodman, Rhem, Coudere, Saby, Montangerand, Pierre Dubois gibi, unutulmaz müdürümüz Tevfik Fikret'in yolunda akılcı düşünceyi ve "Aydınlanma"yı körpe dimağlarımızın rehberi haline getirmek için Fransız dili ve kültürünün zenginliğini bize kazandıran Fransız hocalarımız; vatana bağlılığın timsali haline gelmiş Ermeni asıllı hocalarımız Bedros ve Kürkçiyan beyler, hepsi gözümün önünde canlandılar. Ferruhzat Hoca onların en genciydi. Çağdaş coğrafyayı Fransa'da okumuş; ama üniversiteye girmek yerine lisesini tercih etmişti. Hoş, o dönemde Galatasaray Lisesi'nde öğretmenlik üniversite porfesörlüğününkine eşdüşen bir itibar getirirdi. Pek çok seçkin üniversite profesörü, lisemizde ders vermeyi kendisi isterdi.

Ferruhzat Hoca ömrünün altmış yılını Galatasaray Lisesi'ne ve Galatasaraylılığa vakfetmişti. Galatasaray'la ilgisi ölünceye kadar ateşini kaybetmedi. Galatasaraylılığın bütün değerleri onun şahsında simgelenmişti. Vatana, milli ve lâik Cumhuriyet'e bağlılık, bilgi hamulesini daima arttırmaya yönelik bir öğrenme şevki, öğretme ve hizmet iradesi!.. Ferruhzat Hoca bu değerlerin hepsini temsil ediyordu. O, camiamızı tarihine bağlayan bir köprü olmuştu. Galatasaray'ın her toplantısına çok ilerlemiş yaşına rağmen katılır ve yaşama azmi öğrencilerinin sevgi ve saygı hâlesinden destek bulurdu. Koca koca adamlar ve hanımlar onun önünde saygıyla eğilir, mübarek ellerini öpüp başlarına koyarlardı. Galatasaray'a çok emek vermiş bir Fransız Büyükelçisi bu manzaradan heyecanlanmış; "Bu sevgi ve saygıyı gösterebilen bir camia ölümsüzdür" demişti.

Ferruhzat Hoca, üniversitede, diplomaside, siyasette çok yükseklere çıkabilecek iken neden ömrünü lisemizde vakfetmeyi tercih etti? Çünkü, o, çok daha değerli bir asalet unvanının peşindeydi: Seçkin gençlerimizi yetiştirmek; öğretmen olmak!.. General Mac Arthur'ün bir sözü vardır: "Eski askerler ölmez, sadece kayboluverir." Ben bu sözün yaşlı öğretmenler için de geçerli olduğuna inanmışımdır. Çünkü öğretmen, öğrenciyi insan ve vatandaş yapan kişidir. Onun yetiştirdiği gençler çok yükseklere tırmanmışlardır. Ama hiçbiri Ferruhzat Hoca gibi bir öğretmenin mertebesine erişememiştir; erişimez. Zira, böyle bir öğretmenden alınan feyz, bütün öğrencilerinin kişiliğinde yaşamaya devam eder. Çirkin politikacılarımızın tahrip etmek için her türlü densizliği becermiş olmalarına rağmen öğretmenliğin kutsal görev bilinci tamamiyle yıkılmamıştır.

Kendi camiasının Enderun'dan gelen geleneğini hatırlayarak kurduğu Galatasaray Üniversitesi'ni de gördü Ferruhzat Hoca! Çeşitli zorluklara rağmen Galatasaray Lisesi'nin üniversite çatısı altında şerefli mâzisine lâyık bir canlanmayı başardığını da gördü.

Galatasaray, öğretimin her kademesinde sırf sınavla belirlenen kabiliyetlerin her aşamada Galatasaray'a katılabilmelerini Enderun ve Sultani'den beri temel ilke bilmiştir. Nitekim, bir devlet kurumu olarak Galatasaray Üniversitesi de, lisesi gibi, çok geniş ölçüde başka kurumlarımızdan gelen ve böylece Galatasaraylılığa adım atan evlatlarımızı bağrına basıyor. Yakın zamanda Galatasaray Üniversitesi, sivil yüksek borükrasimizin ana kaynağı olacaktır. Kayırma tanımayan, kaabiliyetten ve çalışkanlıktan başka üstünlük bilmeyen, vatanımızın her yöresine, her sosyal sınıfına açık eşitlikçi bir kurum olarak Galatasaray daha da yücelecektir.

Bundan altı yıl önce Meclis'in önünde bir taksiye binmiştim. Taksi sarı-kırmızı renklerle, GS'li bayraklarla süslüydü. Şoföre sordum: "Neden Galatasaraylısın?" Verdiği cevap beni gözyaşlarına boğdu: "Abiy! Lisesi, üniversitesi olan başka kulüp var mı?"

Ferruhzat Hocalar oldukça bu ruh asla sönmeyecektir. İlkokuldaki, lisedeki, üniversitedeki tüm kardeşlerimin, tüm ağabeylerimin, kendisini Galatasaraylı hisseden herkesin başı sağolsun!

Yazarlar sayfasına geri gitmek için tıklayınız.

Copyright © 1999, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır