Deprem gibi bir seçim geçirdik. İyi hazırlanmamış bir seçim ancak bu kadar açık mesajlar verebilir..
Bu seçimin iki galibi DSP ve MHP'dir.
DSP'nin yükseleceği belliydi.
Ama MHP'ninki tam bir sürpriz oldu.
Seçim, aslında siyasetin geçen dört yıl içindeki iflâsının millet tarafından onaylanmasıdır.
Halkın temiz siyaset özleminin, kıyıcı bir tokatla kendini göstermesidir.
Çiller ile Yılmaz'ın birbirlerini aklamalarına yönelen öfke iki merkez sağ partiyi yıktı ve Devlet Bahçeli ile daha ılımlı yeni bir kimlik kazanan MHP'yi, beklenmedik bir misyonla meclise taşıdı.
MHP'nin bu fırsatı Refahyol tecrübesinden çıkaracağı derslerin ışığında çok dikkatle değerlendirmesi beklenmelidir.
Bu yazının kaleme alındığı dakikalarda CHP'nin barajı aşma ümidini kaybettiği görülüyordu.
Seçim, merkez solun toplanacağı adresin DSP olduğunu tartışmasız biçimde ortaya koymuştur. CHP'yi hayati kararların alınacağı bir kurultay bekliyor..
Merkez sağın çöküşü
1991 seçiminde toplam oyların yüzde 51'ini alan DYP ve ANAP, 1994 seçiminde toplam olarak yüzde 38.8'e gerilemişti.
Dün yüzde 30'un da altına düştü.
Bu sonuçlar, iki partinin birleşmesi için milletin yaptığı son çağrıdır.
Çiller'in imzaladığı borç senedini bugünden tezi yok ödemesi gerekiyor. Çiller "DYP ve ANAP'tan hangisi geride kalırsa onun genel başkanı istifa etsin" demiş, Yılmaz da bu öneriyi kabul ettiğini açıklamıştı.
Aynı borç, partinin başına geldiğinden beri seçim kazanmayan Yılmaz için de geçerlidir.
İstifa onlar için özveri değil, merkez sağın yıkımını doğurmuş olan büyük günahlarının kefaretidir.
Yanlışları radikal sağın hızla büyümesi sonucunu doğurmuştur ki bu durum sağlıklı bir gidiş değildir.
Çiller yine döner mi?
Yeni oluşacak meclis tablosu, üç koalisyon seçeneği yaratacak görünüyor:
1. DSP-ANAP-DYP
2. DSP-MHP
3. Fazilet-MHP-DYP
DSP ile ANAP'ın işbirliği bir çoğunluk hükümeti kurmalarına olanak tanımıyor. Eksiği DYP'nin kapatmaya razı olup olmaması, Çiller'in kararına bağlı kalacaktır.
Çiller'siz DYP'nin katılacağı hükümet, iki merkez sağ partinin iktidar ortaklığını kısa zamanda organik bir bütünleşmeye götürmek için de şans yaratacaktır.
Ama Çiller'in kendini kurtarmak uğruna bir "Milliyetçi Cephe" koalisyonu önermesi beklenmelidir.
Buna "karşı hamle" olarak Ecevit'in ikinci bir "tarihi yanılgı" teorisi ile DSP-MHP koalisyonu önermesi en azından kâğıt üzerinde ihtimal dışı değildir.
Ecevit'i dürüst imajı, MHP'yi de birbirlerini aklayan Çiller'le Yılmaz'a yönelen tepki büyüttü. Çiller ile Yılmaz'ı Yüce Divan'a göndermek, DSP-MHP ortaklığına anlam kazandıracak olan adım olacaktır.
Bu tehlike, DSP-ANAP-Çillersiz DYP koalisyonunu kolaylaştırabilir.