PAZAR 11 NİSAN 1999
Mersin
Kestirmeden konuya gireyim... Çok ilginç bir durum. Bu seçimlerin en acılı, en salçalı sürpriz hadisesi Tansu Çiller ile Mesut Yılmaz'ın durumu olacak. Türban demokratı Tansu Bacımız ne yapacak? Hemşeri kayırmacı Mesut Abimiz ne sonuç alacak?
Muzip, şakacı bir yakıştırma...
Gerçeği mizaha bulayıp haykırma...
Adana ve Mersin'de konuştuğum çok sayıda insan; buralarda halk diline yerleşmiş olan; "Mersin, tokadımı yersin..." tekerlemesini hem türbancı bacımız, hem hemşerici abimize etiketlemişler.
Burası Mersin...
Mesut Abi tokadımı yersin...
Burası Mersin...
Tansu Bacı sen de yersin...
Bu tekerlemelerle ne demek istiyorlar? Düşüncelerini açıklama ödlekliğine hiç sapmayan Mersin ve Adana'nın bu sıcak anlatımlı insanlarına göre, 6 gün sonra yapılacak seçimler "Atlarla sürücülerin... Ya da otobüste koltuğa yapışmış olanlarla yeter sizin bindiğiniz, siz inin biz binelim...." diyenlerin hesaplaşması olacak...
Hem de ne hesaplaşma!
Örneğin Tansu Çiller mi DYP'yi götürüyor? Yoksa DYP teşkilatı mı Tansu Çiller'i sırtında taşıyor? At mı sürücüyü sırtlıyor? Ya da asıl hüner sürücüde mi? Seçim sonucunda ortaya çıkacak. Aynı şekilde Özal'ın mirası ANAP örgütü mü Mesut Yılmaz'ı otobüsüne bindirmiş götürüyor? Yoksa Mesut Yılmaz, ayağına giydiği Turgut Özal'ın ayakkabılarıyla ayak uçlarında hiç boşluk bırakmadan yere basabiliyor mu?
Bu seçimde ortaya çıkacak...
Mersinliler şöyle diyor:
Ecevit'i çek...
DSP kalmaz...
Tansu Çiller'i çek...
DYP ne olur?
Mesut Yılmaz'ı çek...
ANAP'ta ne kalır?...
7 gün sonra göreceğiz... DYP'nin Adana örgütü ön seçim yapmış. Ali Antepüzümü adlı adayı milletvekillliği birinci sırasına, Halit Dağlı'yı ikinci, Durmuş Ali'yi üçüncü, Ramazan Ağar'ı dördüncü sıraya koymuş. DYP teşkilatı Adana'da sıralamayı böyle yapmış. Bu isimleri Meclis'e göndermek istiyor. Fakat lider Tansu Çiller, örgütün bu tercihini "Bu partinin patronu benim, Meclis'e kimler girecek ben karar veririm" diyerek örgütün listesini feshetmiş. Birinci sıraya Halit Dağlı'yı, ikinci sıraya örgütün hiç tanımadığı Aysel Sabuncu'yu, dördüncü sıraya teşkilatın hiç benimsemediği Hadi Türkmen'i yerleştirmiş. Örgütün birinci sıraya koyduğu Ali Antepüzümü'nü dördüncü sıraya atmış.
Örgüt de desteğini çekmiş..
DYP Adana'da eriyor, sadece köylerden üç-beş oy alır, geçen seçimde aldığı 165 bin oyun yarısını bile toplayamaz diyorlar. İsmini buraya yazamam. Konuştuğum bir DYP delegesi; "Ben delegeyim, elim varmaz başka partiye oy vermeye ama eşim DYP'ye vermeyecek..." dedi. Bir başka delege ise "1991 seçimlerinde Demirel'in liderliğindeki DYP, Adana'da yüzde 50'nin üzerinde oy aldı. 10 milletvekili birden çıkardı, Tansu Çiller liderliğinde DYP, bu seçimde Adana'da barajı geçemez..." iddiasında bulundu.
Gerçeği mi söylüyorlar?
Kızgınlıktan mı konuşuyorlar?
7 gün sonra göreceğiz. Fakat Mersin'de görüştüğüm DYP'liler de lider Tansu Çiller'in Demirel'den kalan mirası akılsız bir hacıağa gibi savurup harcayarak kullandığını ileri sürdüler. Mersin'de de DYP teşkilatı bir eğilim yoklaması ile Meclis'e göndereceği isimleri tesbit etmiş. Birinci sıraya çok dürüst, çok çalışkan, çok halkçı, Durhasan Koca adlı bir orman mühendisini koymuş. Bu orman mühendisi yıllarca Orköy Genel Müdürlüğü'nü parti ayırt etmeden tarafsızca yapıp orman köylülerinin kalkınmasında emeği olmuş birisi... Bu yüzden halk onu seviyor. Ancak lider Tansu Çiller, örgütün listesini Mersin'de feshederek Durhasan Koca'yı birinci sıradan alıp, yerine Ayfer Yılmaz'ı yerleştirmiş. İkinci sıraya da Turan Güven'i koymuş. Örgütün birinci sıraya koyduğu Durhasan Koca, üçüncü sırada... DYP'nin Mersin'deki ağır topu Mustafa Kale de harcanmış... Yapılan tahminlere göre, biraz da bu yüzden Mersin'de DYP daha hızlı eriyor.
Liderler bunu niçin yapar?
Örgüt onları kukla durumuna sokuyor diye mi kendilerini savunurlar? Mersin'de konuştuğum bir ANAP'lı delege "Hayır, örgüt lider sultasını kırmak, diktötürlüğü partiden atmak ister" dedi. Mersin'de ANAP teşkilatı da liderleri Mesut Yılmaz'a kırgın. Çünkü Mesut Yılmaz 7 yıllık il başkanı Emin Öz'ün de içinde bulunduğu parti teşkilatını tasfiye etmiş. ANAP örgütü de bu yüzden kırgın, çalışmıyor.
Teşkilat mı lideri sırtlayıp, götürüyor? Fakat lider mi örgütü ateşleyip, atılım, enerji pompalıyor?
Örgüt desteğini çekince...
Tansu Bacımız kalıyor mu?
Teşkilat ağırlığını koymayınca..
Hemşerici Mesut ne oluyor?
7 gün sonra sandıktan çıkacak Mersin sonuçlarına bakıp, öğreneceğiz: Türkiye'de lider sultası mı var yoksa parti teşkilat diktatoryası mı?