CUMARTESİ 10 NİSAN 1999

TÜLAY ACAR(SHA)
Adana'da yere çakılan THY uçağında ölen 24 yaşındaki Nida Güner, dönemediği görev dönüşü gelinliğini teslim alacaktı. 15 Mayıs'ta evlenecekti. Küçük yaşlardan beri ideali olan hostesliği ise "Artık rüyalarımda düşen uçaklar görmek istemiyorum" diyerek bırakma kararı almıştı. Evlendikten sonra uçmayacak, bir havayolu şirketinde halkla ilişkiler biriminde görev alacaktı. Nida'nın gelecekle ilgili tüm hayalleri içinde bulunduğu Boeing 737 ile birlikte saplandığı çamurda yok oldu.
Üstelik Nida sanki bile bile ölüme gitmişti. Çünkü Nida 3 gün önce rüyasında uçağının kara bir çamura saplandığını görmüştü. Rüyasını en yakın arkadaşına "Bindiğimiz uçak kara bir çamura saplanıyor. Çok korktum" diye anlatırken, o dehşeti hâlâ yaşıyordu. Arkadaşının, "Bu tür rüyalar sık sık görülür. Hayırdır inşallah" cevabı bile Nida'nın yüzündeki korku dolu bakışları yok edememişti.
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni bitiren Nida hostes olmaya küçük yaşlarda karar vermişti. Zonguldak'ta hosteslik yapan bir komşusunu büyük bir hayranlıkla izliyor, yakınlarına, "Bir gün ben de hostes olacağım" diyordu. Bu idealinden hiç bir zaman vazgeçmeyen Nida, 4 yıl önce THY'de işe başladı.
Nişanlanana kadar da bu mesleğine aşkla bağlı kaldı. Ancak artık başka bir hayat arzu ediyordu. Nitekim evlenince, çok sevmesine rağmen hostesliği bırakma kararı aldı. "Bineceğim uçak düşecek. Rüyamda gördüm.." diye başlayan cümleler kurmak istemiyordu artık.
Nida yine kendisi gibi kabin görevlisi olan nişanlısı Yücel Köksu ile mutlu bir yuva kurmaya hazırlanıyordu. Boğaziçi Üniversitesi Turizm ve İşletmecilik Bölümü'nü bitiren Yücel ile Nida evlilik telaşına girmişlerdi bile. Düğün tarihi 15 Mayıs olarak belirlenmişti. Halkalı'da bir daire kiralayıp, mobilya ve beyaz eşyaları alırnırken, Nida giyeceği gelinliği seçmişti.
Düğününde giyeceği gelinlik ile son provasını da yapan Nida için artık herşey tamamdı. Güzel hostes dönemediği yolculuk sonrası gelinliğini teslim alacaktı.
Nida'nın ölümünü kabullenemeyen Yücel Köksu, kendisini teselli etmek isteyen yakınlarına, "Kokusunu, yaşam kaynağım bakışlarını özledim" diyor şimdi. Yücel Köksu, iki gün önce sevdiğini 'iyi yolculuklar' dileğiyle göndermişti, "O ben, ben o" diye tanımladığı sevgilisini son yolculuğana uğurladığını bilmeden.
Yine de Yücel, bir daha uçak kazası olmasın diye dua etmişti. Bir daha sevdiklerini kaybetmek istemiyordu. İstemiyordu çünkü 4 yıl önce yakın arkadaşlarını yine bir uçak kazasında kaybetmişti. Ankara'dan havalanan içinde arkadaşlarının bulunduğu uçak, yoğun bir tipinin örttüğü Van'a inmek isterken çakılmış, hostesler Yeter Türler, Sevtap Gürler ile Aynur Savcı, yaşamlarını kaybetmişti. Yücel, bu acıdan sonra Tanrı'ya "Bir daha bu acıyı yaşatma" diye yakarmıştı ama kaderin önüne geçilmiyordu. Bir başka kaza bu kez canı gibi sevdiği Nida'yı ondan aldı.
Adana Şakirpaşa Havaalanı'ndan kalkış yaptıktan 8 dakika sonra Ceyhan yakınlarında düşen Türk Hava Yolları'na ait Boeing 737-400 tipi Trakya uçağının olay yerinde yapılan enkaz kaldırma çalışmalarında şok üstüne şok yaşanıyor. Uçağın yüzde 95'lik bölümünün topraktan çıkarılmış olmasına rağmen hâlâ büyük bir parçaya rastlanamamış olması, uçağın çarpma anında ya da havada iken unufak olduğunu ortaya koyuyor.
Önceki gün bulunan ve kokpit içi konuşmalara ait olduğu sanılan ilk karakutu bantlarının ardından dün de toprağın 13 metre derinliğinde ikinci karakutu bulundu. Karakutular incelenmek üzere ABD'ye gönderildi.
Ulaştırma Bakanlığı Kaza Kırım Heyeti Başkanı ve Sivil Havacılık Genel Müdür Yardımcısı Ümit Cendek, içinde uçuşla ilgili 160 ile 175 bilgi bulunan karakutunun düşme nedenini ortaya çıkaracağını söyledi.
Aramalarda kabin amiri Hatice Mısırlıoğlu'na ait kredi kartı ile kabin görevlisi Gönül Topal'a ait kimlik ve sürücü belgesi de bulundu. Yetkililer uçağın yüzde 95'ten fazlasının çıkarıldığını belirterek kazada hayatını kaybeden 6 personele ait cesetlerin tek parça halinde bulunma ihtimali zayıf hatta imkansız olduğunu ifade ediyorlar.
ALİ ÖZLÜER-OSMAN BAKIR-HALİL BİLEK (SHA)