kapat

CUMA 09 NİSAN 1999

HINCAL ULUÇ (e-posta:uluch@sabah.com.tr )

Gülçin.. Kanser.. Ölüm.. Yenilmek..

Gülçin kansere yenildi!..

İnsan ölünce yenilmiş mi olur?..

Çocukken kaç kez okumuştum Nihal Atsız'ın Bozkurtların Ölümü'nü.. Ezberlemiştim adeta..

Aradan elli yıl geçmiş, hala hatırlayışım bu yüzden..

Kürşat ve bir avuç arkadaşı esir oldukları Çin sarayında isyan başlatırlar. Daha başlarken sonucu belli bir isyan bu.

Çin'in göbeğinde binlerce Çinli'ye karşı 40 kişinin isyanı..

Kahramanca savaşırlar..

Roman şöyle biter:

"Kürşat ölmüş, ama attan düşmemişti.. Ölmüş fakat yenilmemişti!.."

Gülçin öldü.. Ama yenildi mi?..

"Amansız hastalık.."

Bu deyişe ne kadar kızdığımı biliyorsunuz.. İyileşmenin yüzde ellisi nerdeyse moral. Tıp bilimi kabul etmiş. Ben yaşadım biliyorum. Yüzde 97 ölmüşken, moralimi düzeltince, yüzde 3'ten döndüm..

Ne demek amansız hastalık..

"Sen kansersin" demek, "Sen ölüme mahkumsun" demek olmuyor mu, adını böyle koyarsanız?.

Medya bu insanı ölüme mahkum eden deyimden vazgeçmeli.. Tıp odaları, Sağlık Bakanlığı savaş açmalı bu deyime.. Ölüm ilanlarında bu sözcük kullanılmamalı..

Gülçin yenildi mi?..

Amerika'dan döndüğünde öleceğini biliyordu.. Tüm yakınları da biliyordu.. Medyada birden "Gülçin de Gülçin" diye yazılar başladı, bollandı..

Gülçin anlamadı mı niye bollandığını?..

Biz ya ölünce yazarız.. Ya ölüm fermanı kesilince.. Yaşayana söveriz sadece..

Gülçin öleceğini bile bile geldi.. Ama öldüğü güne kadar ölüme yenilmedi. Çalışmalarını kesmedi.. Hep yazdı.. Palavra masa başı yazıları değil.. Araştırma, bilgi toplama gerektiren yazılar.. Yani.. Aktifti.. Kabullenmedi.. Savaştı..

Öldü.. Ama attan düşmedi.. Öldü ama yenilmedi..

Gülçin'e "Yenildi" diyenler, yaşarken yenilenlerdir!..

Yenilenler, ölmeden ölenlerdir.

* * *

Gülçin için yazmadım. Yazsaydım, "Aman ölmeden yetiştireyim" diyenler sırasına girerdim. O da bilecekti, niye yazdığımı..

Yazsaydım, şöyle diyecektim..

"Sana çok kızıyorum Gülçin.. İki sebepten.. Tonla gazete, dergi, kitap okuma zorundayım. Gazetelerin ekonomi sayfalarını bakmadan atlar, işimi kısaltırdım, tatsız tutsuz ve ancak ekonomistlerin anlayacağı dille yazılmış yazıları okumamak için.. Senin yazıların yüzünden 'Bazı ekonomi yazıları'nın da keyifle okunabileceğini öğrendim. Sonra senin izinden gelenler çıktı. Artık gazetelerde atladığım sayfa yok. İşimi arttırdın.

İkincisi.. O birlikte yaptığımız Kutup gezisi var ya.. Keşke yapmasaydık. İnsan insanı seyahatte tanırmış. Nasıl sevdim seni o seyahatte.. Tanımasam ölüm haberin 'Bir meslektaş daha gitti' olacaktı benim için. Daha az üzülecektin. Şimdi öleceksin. Yüreğime ateş düşecek.. Bana niye yaptın bunları?.."

Teşekkürler!..

Sanatçılara ve edebiyatçılara bir yığın külfet getiren, ama devlete tek kuruş fayda sağlamayan Zekeriya Temizel bürokrasi kazığını yeni Bakan Nami Çağan düzeltti. Böylece Ecevit'in Temizel'i temizlerken ne kadar akılcı hareket ettiği de ortaya çıktı.

Bu kazığın, hem de nasıl bir kazık olduğunu aylardır tek başına gazetemiz yazarı Şükrü Kızılot yazdı. Seferber oldu, kampanya başlattı, yazdırdı.

Bu düzelme tek başına Kızılot'un savaşının eseridir.

Niye yazdım bunu?..

Kızılot bir yazı yazdı geçen gün ve düzeltmenin yapılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Bakandan başlayarak..

Günler geçti.. Baktım, asıl teşekkür edilmesi gereken için tek satır yok, medyada..

Onun için..

Teşekkürler Kızılot..

Tüm sanatçılar, edebiyatçılar ve yazarlar adına!..

Ali Kırca'nın haklı fırçası..

Yemekte Ali Kırca resmen fırçaladı beni.. "Haklısın" demek dışında birşey yapamadım.

Ama ona "Haklısın" demem yetmez.. Size de demeliyim..

atv'nin Kosova'dan gelen müşterileri canlı yayınla karşılayan habercisini eleştirmiştim.. "Habercilik değil, edebiyat yapıyor" diye..

"O tamam" dedi Ali.. "O tamam da, neden sadece olumsuz şeyleri yazıyorsun.."

Ve Şerif Turgut'u anlattı bana.. Ertesi gün de Ayşenur Aslan, Sabah'ın manşetimde yazdı.. "O bir kahraman" diye..

Az.. Şerif yaşayan bir gazetecilik anıtı..

Carousel'in oto parkında terör eylemi oldu diye Akmerkez'e gitmekten korkanların ülkesinde Şerif yıllardan beri bombalar altında yaşıyor..

Bosna savaşını bombalar altında izledi, yetmedi.. Kosova'dan dünyanın haberi yokken, havayı koklayıp "Oralar kızışıyor Ali Bey.. Ben oraya gidiyorum" diyor.. Gelişmeler havayı nasıl doğru kokladığını gösteriyor. NATO harekatı başlayınca, CNN'inkiler dahil tüm yabancı medya terkediyor Priştine'yi.. Bir tek Şerif kalıyor bölgede.. Sırpları destekledikleri için Sırpların yanında kalan üç Yunan gazetecisi dışında..

Ve İstanbul'daki Yunanlı gazeteciler Kırca'ya soruyorlar?..

"Ne?.. Orada bir Türk gazetecisi mi var?.. Sırplar nasıl öldürmüyor onu?.."

Koşulları düşünebiliyor musunuz?..

Gazetecilik, Türk insanının haber alma hakkı uğruna göze alınan yaşamı.. Daha yaşanmamış yaşamı.. Şerif gencecik bir kız..

Ali, beni dövse haklı olurdu.

Her gece canlı yayında dinliyorum Şerif'i.. Hangi dehşet koşulları içinde çalıştığını hissediyorum ama oturup yazmak aklıma gelmiyor. Kızdığımda hemen kaleme sarılırken..

Ali bir fırça daha attı..

"Medya.. Medya, diye yazmayın.. Ayırın.. Adını söyleyin.."

Gene haklı..

atv terör mücadelesinde görevini yapıyor. Sırf televizyonlarda yer almak için yapılan bireysel terör eylemlerini en basit, en sıradan veriyor. O kadar.. Yeni eylemlerin tahrik ve teşvikçiliğini yapmıyor. Halkı heyecana vermiyor. Korku, dehşet, sinme, sokağa bile çıkmama hisleri yaratmıyor. Turizm sektörünü ürkütmüyor.

Oysa ötekiler, tüm yerli halkı korkutacak, tüm Avrupa'yı etkileyecek, turizm sektörünü çökertecek görüntü oyunlarını ve asparagaslarını reyting uğruna çekinmeden yapıyorlar.

Doğru.. Yazarken adı ile yazmak gerek..

İşte Star!..

Sevgili Cem Uzan..

Geçen pazar Star haberlerinde "Hizbullah Operasyonu" diye bir haber yayınlandı.

Lütfen istet ve izle..

Görüntülere bakılırsa, Taliban, Güneydoğu'ya gelmiş.. Ordu da tankları, topları ile peşine düşmüş..

Sorup öğreniyorum ki, Hizbullah operasyonu ile ilgili tek kare görüntü yok..

Peki yayınlanan ne?.. Manevra yapan ordumuzdan görüntüler..

Ekranda "Arşiv" diye dahi yazılmıyor. En basit TV ilkesi, ahlakı bu.. Seyirci resmen kandırılıyor. Millet sansın ki, bunlar yalnız Star'ın tespit ettiği Taliban savaşı görüntüleri..

Bu nasıl habercilik anlayışıdır?.. Bu tarz habercilik kime hizmet eder, bunu sormak gerek?..

Reyting kavgasına bir ölçüde inanıyorum.. Ama bu kadar sorumsuzca olanına hayır!..

Sizin reytingleriniz bu ülkenin, Türk insanının da önünde mi?.. Olabilir mi?.

Bu memleket "Bizim" arkadaşlar.. Bu "Biz"in içinde "Siz" de varsınız hiç aklınıza geldi mi?..

Türkiye'nin "En"leri!..

Aktüel Türkiye'nin "En" lerini seçti ve açıkladı geçen sayısında.. Edebiyattan bilime, politikadan medyaya..

Türkiye'nin en seçkin dergisinin, en seçkin okuyucularının oyları ile, Türkiye'nin "En" 100 adamı seçildi.

Aktüel okumuyorsanız haberiniz oldu mu?.

Herhangi bir gazete ya da TV'de yankısını buldunuz mu?..

Neden acaba?..

Yüzbinden fazla oy pusulası dağıtıp sadece 6 bin tanesini geri aldığını gururla açıklayan (Aslında şu altı bin oyu da görmek isterim ya..) editör kardeşim, bu sorunun yanıtını iyi düşünmeli.

Ben bir tane buldum.

Bakın Türkiye'nin en "En" 10 politikacısı kim, Aktüel ve onun okuyucularına göre?..

(Aktüel nedense oya göre sıralama yapmaya cesaret edememiş. Alfabetik sıra ile yazmış. Ben protokoler yazıyorum.)

Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Tansu Çiller, Mesut Yılmaz, Uluç Gürkan, İsmail Cem, Hüsamettin Cindoruk, Recep Tayyip Erdoğan, Rifat Serdaroğlu, Rıza Akçalı.

Şimdi Rıza Akçalı; Tansu Çiller, Fethullah Gülen diyalogunu başlatan DYP'li, onun için listede.. Rifat Serdaroğlu da Çiller'in "Casus" diye ihraç ettiği yakın adamı. O da "Köstebek" diye girmiş..

Ötesini zaten biliyorsunuz..

Türkiye'nin en "En" 10 politikacısı diye bunları seçenlerin geri kalan seçimlerini varın hesap edin..

Türkiye'nin "En" lerini kimse sallamadı. Aktüel, seneye Türkiye'nin "Boy"larını seçsin. Belki o zaman ilginç olabilir.

Menemen!..

Çiller'in seçim sloganlarından biri boş tencere ya..

Elazığ'da Mehmet Ağar taraftarları Çiller'e domates ve yumurta attılar ya..

Erdoğan Tokmakçıoğlu, Asabi'de "Afiyet olsun" diyor..

Boş tencere Çiller'den.. Domates ve yumurta Ağar'dan..

Buyrun 'menemen'e!..

SEVDİĞİM LAFLAR

"Turistin en ağır bagajı, boş bir cüzdandır."

Alman Atasözü

TEBESSÜM

- Banu niye çivi çakarken parmağını çivinin üstüne koyar?.

- Madeni sese tahammülü olmadığı için..


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr