kapat

CUMA 09 NİSAN 1999

GÜNGÖR MENGİ (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

Oyum kime?

Kararsız seçmenlerin artık adreslerini buldukları söyleniyor. Buna inanamıyorum. Çünkü ben bile halâ kararsızım.

Nedeni de şu: Bir oy bana yetmiyor!

Açıklayayım:

CHP'nin baraj altında kalacağı kaygıları beni tedirgin ediyor. CHP'siz bir meclis "özürlü" gibi olacaktır. Atatürk mirasının halk tarafından reddedildiği yolunda açılacak kampanya Türkiye'nin moralini bozacaktır.

Kaldı ki Baykal'ın yanlışlarına rağmen CHP böyle bir cezayı hak etmedi.

55'inci hükümeti Türkbank rezaleti patlayana kadar ayakta tutan gücü dışardan bu parti sağladı.

Deniz Baykal yönetiminin yapıcı değil yıkıcı bir görüntü vermesi, partinin değil liderin ödemesi gereken bir faturadır.

Dileğim CHP'nin barajı aşması ama partiye yapıcı ruh kazandıracak yeni lider arayışının seçimden hemen sonra başlamasıdır.

Bana bir oy CHP için lâzım..

Ecevit'le gelen fırsat

Türkiye bu seçimde irtica tehlikesini halk iradesi ile yendiğini kanıtlamak zorunda.

Ülkenin istikrarlı, ciddi, dürüst bir yönetimle önce bu kirli ve kontrolsuz gidişi durdurması, sonra yeni değerler ve yöntemlerle tekrar hareket geçirilmesi gerekiyor.

DSP azınlık hükümeti kurulduktan sonra Apo'yu paketleyip kucağımıza koyan şans, böyle bir fırsatı önümüze çıkarmıştır.

Kararsız seçmenlerin Ecevit etrafından toplanmaya başlaması, bu fırsatın farkedildiğini gösteriyor.

Dürüstlük ve ciddiyet, bizde üstünlük yaratan ayırıcı bir değer durumuna geldi ve halk bu aradığını DSP'de buluyor..

Türkiye'nin irtica tehdidini aşması içerde güveni artıracağı gibi dışardaki görüntümüzü de düzeltecektir.

Bunun için DSP'nin burun farkı ile değil, açık ara ile birinci olması lazım.. İki değil bir ortakla çoğunluk hükümeti kurabilmesi lâzım.

Bir oy da bu nedenle DSP için lâzım..

Yılmaz-Çiller farkı..

Bana iki oy bile yetmiyor.

18 Nisan seçimi merkez sağda bütünleşerek yeniden yapılanmanın şartlarını ve fırsatını yaratacaktır büyük ihtimal.

Yılmaz ile Çiller arasında "yenilenin çekilmesi" konusunda sözlü bir mutabakat oluştu. Yenilmek nedir?

Seçim iki parti arasındaki bir yarış değil.

Bu ikili, merkez sağın yüzde 51 olan toplam oy oranını 1995 seçiminde yüzde 38'e indirdi.

Biri yüzde 14-15, öbürü yüzde 16-17 oy alacak iki partiden üstte olanın lideri, kendini zafer kazanmış mı sayacaktır?

Böyle bir yüzsüzlük mü merkez sağı tek çatı altında birleştirecek güveni ve umudu verecektir? İmkânsız..

Bana bir oy da ANAP'a vermek için lâzım..

ANAP gerileyecek.

Ama gerilese de DYP'yi geçmeli..

Çünkü Çiller'i geçse bile 1995'teki oy oranından geriye düştüğü takdirde Mesut Yılmaz'ın bu sonucu yenilgi sayıp çekilmesi mümkündür ama Çiller için böyle bir ihtimal asla söz konusu olmayacaktır.

Oyum tek, derdim çok!


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr