kapat

CUMA 02 NİSAN 1999

SEDAT SERTOĞLU (e-posta:ssertoglu@sabah.com.tr )

Garip ilişkiler..

Enerji Bakanlığı'na bağlı kurumlarda dönen dolapları yazmaya devam edecektik.. Ama araya çok önemli olayların girmesi ve Bakan Ziya Aktaş ile yaptığımız konuşma nedeniyle, Şubat ayının 16'sından beri elimizde olan, bir raporu sizlere sunamamıştık.. Bu tahkikat raporu, TPAO kanalı ile devletin yüzmilyonlarca dolarının nasıl heba edldiğini, nasıl buharlaştığını göstermesi bakımından gerçekten ibret verici..

Başmüfettişlerin "Sonu belirsiz bir macera" olarak niteledikleri rapordan size kısa bir bölüm:

"...Uluslararası mali kontrol firması Price Waterhouse'un raporunda da ifade edildiği üzere, muhasebe kayıtlarının, uluslararası kabul görmüş Tekdüzen Muhasebe sistemine göre değil, Rus muhasebe sistemine göre tutulduğu, puk çok masrafla ilgili harcamaları belgeleyen belgelerin görülemediği, ödeme talimatlarının çoğunun sözleşmeye aykırı olarak tek imza ile yapıldığı, üzerindre hiçbir KTM yetkilisinin imzası bulunmayan müteahhit hakedişlerinin kontrol edilmeden olduğu gibikabul edildiği, mahsup fişi kesilmediği, gerek malzeme, gerek gayrimenkul ve gerekse personel atamaları ile ücret tespitlerinin belli esas ve yöntemlere uyulmaksızın büyük bir sistemsizlik içinde yapıldığı belirlenmiştir..."

Bahsettiğimiz miktar 300 milyon dolara yakın bir paradır.. Türk insanının vergilerinden toparlanmış 300 milyon dolar..

Bu hazretler iki defa, Yılbaşı ağacı almışlar.. Süsleyip eğlenmişler.. İyi yapmışlar.. Ancak, kaç para ödemişler bu ağaç işine biliyor musunuz? Sıkı durun: Tam 1 milyon138 bin 932 dolar.. Ne ağaçmış bunlar ama..

Devam edelim; 1 milyon 288 bin 803 dolara bina satın almışlar.. Sonra ne yapmışlar dersiniz? Aynı binayı 7 ay boş tutup, aylık 6 bin dolara kiraya vermişler.. Ne ticaret ama..

Şimdi gelelim son bölüme.. Bakalım başmüfettişler ne yazmış:

"...Bu durumun sorumluları, gerçek anlamda ticari şirket ortağı gibi davranmayarak müteahhitlik yapan holdinglerin doğrultusunda hareket ettikleri, ortak şirketin Kazak tarafının baskıcı tutumu, istek ve önerilerine gereken direnci göstermedikleri, var olan haklarımıza sahip çıkmadıkları, ortak şirketin faaliyetlerinin karlılık ve verimlilik esaslarına göre yürütüleceğine ilişkin Kuruluş Sözleşmesi'nin 3'üncü maddesi hükmünü gözardı ettikleri, mevcut sistemsizliğin ve hatlı uygulamaların düzeltilmesi yolunda yeterli çaba ve basiretli davranışı göstermedikleri belirlenen:

Okan Özdemir, Sıtkı Sancar, Şeref Ekinci, Özcan Büyükerdooğan, Dursun Açıkbaş, Fuat Uyar, Mustafa Murathan, Muharrem Türkasklan, Kayhan İşsever, Mehmet Kulaksızoğlu, Erol Memioğlu, Gülay Balkan, İlker Tuksal, Şerif Tiftik isimli kişilerin Türk Ceza Yasası'nın 230'uncu maddesi hükmüne göre tecziyelerinin sağlanması, ayrıca disiplin cezası verilmesi ve idari yönden görevlmerinden alınması..."

Bunların bir kısmı görevden alındı ancak sonra garip bir olay meydana geldi.. Gurup başkanlarının görevden alınması için Yönetim Kurulu kararı gerekiyor. Kurul 6 kişiden oluşuyor.. Ama bunlardan ikisi milletvekili adayı oldu, biri hakkında da soruşturma açıldı.. Bu yüzden kurul 3 kişi kaldı.. Çoğunluk olmadığından da toplanamıyor.. Peki mahkemeye sevkedilmeleri gereken bu hazretler ne yapıyor? Ne yapacaklar, makamlarında oturuyor, kimse bize dokunamaz mantığı içinde, garip ilişkiler yumağının yardımı ile TPAO'nun bütün imkanlarından yararlanıyorlar..

Sayın Bakan Aktaş'a, aklımıza gelmişken soralım: "Cezayir'de buharlaşan 5 milyon dolar işi ne oldu?" Devam edeceğiz..


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr