kapat

SALI 30 MART 1999

YAVUZ DONAT (e-posta:ydonat@sabah.com.tr )

Gittik, gezdik... Neler gördük?

AYDIN

Menderes Bulvarı... Menderes Hastanesi... Nereye baksanız "Menderes." Bir "heykeli" noksan.

ANAP'lı Belediye Başkanı Hüseyin Aksu "o noksanı da tamamlamaya" karar vermiş.

Kırk dönümlük "Demokrasi Parkı"nın ortasında "Adnan Menderes heykeli" yapılıyor.

Gözlemimiz o ki...

Hüseyin Aksu, belediye seçimini alır.

Sadece heykelden dolayı değil.

Çalışmış.

Yollar...

Meydanlar...

Parklar...

Nazilli Belediye Başkanı Esat Ergüler için de "aynı şeyi" söyleyebiliriz.

Zira Nazilli'yi "köy görüntüsünden çıkarmış."

Modern bir hava vermiş.

* * *

DYP, geçen dönem Aydın'da "üç milletvekili" çıkarmıştı.

Şimdi ise...

"Zor dostum, zor."

DYP, Aydın'da önseçim yaptı.

Ergüven Yakan "ikinci oldu."

Ergüven Bey "sekiz yıldır il başkanı."

Sonra...

"Milletvekili aday listesi" açıklandı.

Ergüven Yakan "listede yok."

"İl" istifa etti.

Merkez ilçe etti.

Nazilli etti.

Kuşadası etti.

DYP keşke "önseçim sonuçlarını ters çevirmeseydi."

DYP sadece Aydın'da değil...

Pek çok yerde "aynı hatayı" tekrarlamış.

* * *

Cevat Aldemir, eski Belediye Başkanı.

DYP'li.

Dedi ki "Ecevit çok akıllılık etti."

- Hangi konuda?

- Ertuğrul Kumcuoğlu'nu aday gösterdi... Geçmişi temiz... Buralarda çok sevilir... Aslında...

- Aslında?

- Aslında Ertuğrul Bey'in kıymetini biz bilmeliydik... DSP'ye kaptırmamalıydık.

DSP geçen seçimde, Aydın'da "bir çıkarmıştı."

Şimdi "iki, çantada keklik."

* * *

MHP, barajı aşarsa...

Aydın'dan milletvekili çıkarır.

Aydın'ın "Belediye Meydanı" vardır.

Burayı doldurmak kolay değildir.

Ama Devlet Bahçeli geliyor.

Dolduruyor.

Nereye gittiysek "MHP'yi moralli gördük."

* * *

İsmet Abi'siz Aydın olur mu?

Oluyor işte.

İsmet Sezgin, DTP adayı.

DTP'nin ise "baraj sorunu" var.

Aydınlı çok zarif...

Aydınlı "büyüğüne" saygılı...

Kimse "İsmet Sezgin aleyhine" konuşmuyor.

DYP'li Nahit Menteşe de...

ANAP'lı Hüseyin Aksu da...

MHP'liler de...

CHP'liler de...

Jübile "alkışlarla" olur.

Aydın, İsmet Abi'yi "ayakta alkışlıyor."

Tabii, "alkış başka, oy başka."

* * *

Tevfik Sarpkaya yılların bürokratı.

ANAP'tan siyasete soyundu.

Çalışkan.

Düzgün.

Nazilli'de, Sultanhisar'da seviliyor.

Sarpkaya "üçüncü sırada."

1995'te ANAP "iki çıkarmıştı."

Şimdi "üç olması... Sarpkaya'nın seçilmesi..."

MHP'nin... CHP'nin "performansına" bağlı.

DYP'nin de.

* * *

Aydın'da "parti müziği" deseniz var.

"Konvoy" var.

"Parti binalarında süsleme" var.

Ama bütün bunlar, halkı "heyecanlandırmaya" yetmiyor.

Aydın'ın "merkezindeki" de siyasete soğuk.

Nazilli-Beydağı yolu üzerindeki Bayındır köylüsü de...

Gedikaltı köyünün sakini de...

* * *

- Sayın Cevat Aldemir... Siz, Menderes'ten beri, siyasettesiniz. Halk siyasete neden soğuk?

Cevat Bey dedi ki "Dinle."

Dinledik.

Adamın biri "kumaşı" almış.

Terziye gitmiş:

- Bana takım elbise dik.

Terzi ölçmüş.

Kumaş kısa.

- Beyim, bundan çıksa çıksa... Bir ceket çıkar.

- Ben takım istiyorum.

- Çıkmaz... İstersen bir pantolon, bir yelek çıkar.

- Ben takım istiyorum.

- Bey ne laftan anlamaz adamsın... Bu kumaştan takım çıkmaz.

Cevat Aldemir "hikayeyi" anlattı.

Ve sordu:

- Tamam mı?

- Ne tamam mı?

- Yavuz Bey... Boşuna çeneni yorma... Bu siyasi yapı... Bu lider kadrosu... Önseçimsiz demokrasi... Halkı kolay kolay siyasete ısındırmaz... Eski heyecanları artık arama.

* * *

Menderes, on yıl Başbakanlık yaptı. (1950-1960)

Sonra asıldı.

Yıllar geçti aradan.

Unutulmadı.

Sahi, Menderes'i "unutulmaz" yapan neydi?

Aydınlı "çok şey" anlatıyor.

"Birini" yazalım.

1950'lerin Aydın'ı...

Eski hal binasının köşesinde köfteci Necip var.

İyi köfte yapıyor.

Ama ağzı biraz bozuk.

Başbakan ne zaman Aydın'a gitse...

Kente girince Cadillac'dan iniyor.

Çarşıda yürüyor.

Köfteci Necip'e geliyor.

Köfte yiyor.

Para vermeden, ayrılıyor.

Necip, sesleniyor:

- Ednan Bey, para...

- Vermeyeceğim.

- Ednan Bey, para...

- Ben Başvekilim.

- Ednan Bey... Bak ağzımı bozarım ha... Para...

- Başvekil para vermez.

Köfteci Necip "kalayı" basıyor:

- Senin de... Başvekilliğinin de... Geçmişinin de...

Menderes, her gelişinde "bunu" yapıyor.

Kendisine "sövdürüyor."

Ama daha sonra, Necip'in parasını, bir zarf içinde, "fazlasıyla" gönderiyor.

* * *

Aydınlı, Menderes'i seviyor.

"Yükseldikçe, değişmediği" için seviyor.

"Halktan kopmadığı" için seviyor.

Ve siyaseti...

"Servetine servet katma aracı" yapmadığı için.


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr