kapat

SALI 30 MART 1999

RUHAT MENGİ (e-posta:rmengi@sabah.com.tr )

Yunanistan'ın terör desteği ve Phaselis Princess

ABD yönetimi Yunanistan'ı bölücü terör örgütü PKK ile ilişkisi konusunda uyarmış. Apo denen canavarın yakalanmasından sonra iyice kuduran PKK militanlarının yaptığı bombalı saldırılar bu şaşkın milleti zil takıp oynatıyor.

Yunanistan'ın APO'ya ve PKK'ya verdiği desteğin en önemli nedeni ezeli kıskançlık ve düşmanlığın yanısıra Türkiye'nin turizmde güçlenmesi. Teröristi komşusuna tercih ederken bu büyük ve güçlü ülkeyi yıkamayacağını gayet iyi biliyor ama ne kadar zarar verse, Türkiye'nin hakkıyla kazandığı 10 milyon dolarlık turizm pastasından ne koparsa kâr sayıyor..

Turist önce Yunanistan'ı denedi, sonra da doğası daha güzel, otelleri daha bakımlı, insanı daha konuksever ve dürüst olan Türkiye'yi tercih etti. Bunu nasıl değiştirecek? Teröre destek verirken bir yandan da turizm atağına geçerek. İşte bunu yapıyor!

Bomba haberleri..

Türkiye'de bombalar patlar ve Türk basını -sırf rating uğruna- yabancı basının en ufak bir gayret sarfetmesine fırsat bırakmadan olayları en ince detayına kadar defalarca verirken Yunanistan medyanın her kolunda sahillerinin tatil köylerinin reklâmlarına hız veriyor.

Birkaç gündür Akdeniz sahillerinin, Antalya'nın cennet köşelerinden biri olan Phaselis'teyim. Doğanın olağanüstü güzelliğini, palmiyelerle çam ağaçlarının kucaklaşmasını, limon çiçeği kokularını içine çekerek dalından portakal toplamanın zevkini, çevredeki antik kentleri size anlatmaya çalışmayacağım. Gelip kendi gözlerinizle görmenizi istiyorum çünkü..

Phaselis Princess sahile inci taneleri gibi dizilmiş otellerden biri. Temizlik, servis, yemeklerin güzelliği, animatörlerin hazırladığı eğlenceler, hepsi kusursuz.. Arayıp da bulamayacağınız birşey yok..

Tatili Türkiye'de yapacağız!

Bu güzelim oteller Bayram tatilinde dolu ama Turizm Bakanı Ahmet Tan'ın "Turist gelecek, sakın fiyat indirmeyin" sözlerine rağmen yazın ne olacağı belli değil. Daha birkaç ay öncesine kadar Avrupa basınında, sokaklarda, otobüslerinin üstünde "Türkiye'de tatil" reklâmları, yazıları yeralıyordu. Şimdi "sakın gitmeyin" diyorlar.

Durum ciddi, şakaya gelir hali yok.. Biz ne büyük savaşları dayanışmayla, gayretle atlatmışız. Bu da ekonomik bir savaş değil mi? Bu durumda Türkiye'nin içinde ve dışındaki Türk vatandaşlarına çok önemli bir görev düşüyor.

İtalya Apo'yu barındırdığında nasıl anında boykotu elbirliğiyle başlattıysak bunu da başlatacağız. Türkiye'den bir başka ülkeye asla tatile gitmek yok. Giden tanıdıklarınızı duyduğunuzda da lütfen tenkidinizi esirgemeyin.

Aynı şekilde yurtdışında yaşayan vatandaşlar da tatillerini kendi vatanlarında geçirsinler. Üstelik bunu yaparken bir özveride bulunmuş da olmayacaklar. Bizim sahiller dünyanın her köşesinden güzel. Alışveriş için gidenler de dışardan alacaklarını İstanbul'dan alsınlar. Akmerkez'de, Abdi İpekçi caddesinde Avrupa'nın da Amerika'nında seçme ürünlerinin çoğu var.

THY bu bayram yurtiçine yaptığı ek uçuş sayısının iki katını yurtdışına yapmak zorunda kalmış. Oysa terör yüzünden turizm kaybımızı tatil öncesinde biliyorduk. Çok mu şarttı yurtdışında Bayram geçirmek? Antalya'nın en güzel otellerinde en uygun fiyatlarla tatil yapılıyor. İşte Phaselis Princess'in bir hafta için fiyatları (iki kişilik odada adam başına)

Nisan ve Mayıs 105 milyon TL.

Haziran ve Eylül 140 milyon TL.

Temmuz ve Ağustos 170 milyon TL.

Bu fiyatlara full pansiyon içkiler ve tüm spor imkanları (windsurf, waterski, tenis, yelken gibi) dahil.

Bugünden tezi yok Türkiye'de tatil için plânlarınızı yapın!

Not: Bayramı geciktirdik!

Geçen Cuma günkü erken Bayram yazımda Bayram'ın ilk günü dizgi hatası sonucu Pazar yerine Pazartesi olarak yazılmış. Acaba kaç koyun ve koç sayemde bir gün daha fazla yaşadı? Birkaç kez kontrol etmeme rağmen gözümden kaçan bu yanlıştan dolayı özür diliyorum.

Kaçak şehirler

Sakıp Sabancı "Çimento satışları arttı ama sevinemiyoruz, seçim öncesi bunların çoğu gecekondularda kullanılacak" dedi.

Bunu duyan gazeteci dostumuz Saruhan Ayber, Bursa ve İzmir'deki çimento fabrikalarında sormuş, satışların üç katı arttığını öğrenmiş.

Hesaplamış "Bu miktar günde 250 bin kişilik bir şehir kurulması demektir" diyor.

Seçimlere 20 gün kaldı. Hiç değilse şu andan itibaren çimento satışları "sadece bina ruhsatı olana" şartıyla yapılsa kaç kaçak şehir önlenebilecek. Yok mu bu konulara kafa yoracak bir hayır sahibi?

Dün... Bugün

Bir büroya alınan yeni bilgisayarda şu not varmış;

"Bugün, dün nasıl olacağı konusunda endişe duyduğunuz yarındır."

Bir hafta sonra bir başkası altına şu notu düşmüş;

"Ve şimdi neden endişe ettiğinizi biliyorsunuz artık."


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr