SALI 30 MART 1999
İstanbul'u yönetmeye talip FP'li Ali Müfit Gürtuna, CHP'li Adnan Polat ve DSP'li Zekeriya Temizel'le sırayla ayrı yemeklerde buluştuk. Bizler sofra başındayken dünya şehirlerine 1 saatte 10 bin yeni göçmen ekleniyor, dünyanın yarısı açlık çekerken, öbür yarısı kilo vermeye uğraşıyordu. Geçtiğimiz yıl tüm dünyada kırdan kente göçen insan sayısı 80 milyondu. Jules Vernes bile nüfusu bir milyonu aşan bir şehri hayal edememişti. 2010 yılında dünyada 500 şehrin nüfusu bir milyonu geçecek, İstanbul dahil 26 şehir ise 10 milyon sınırını aşacak.
Kırdan kente göç, modern bir olgudur ve dinamizm içerir. İstanbul gibi nüfusunun üçte birinin gecekonduda yaşadığı bir şehri yöneten kişi ise, ancak gecekondulu kimliğini doğru kavradığı ve o kimliği taşıyanların daha iyi yaşam özlemine cevap verdiği sürece bu şehri dinamik kılacacaktır.
Ne "ekmek" gibi ilkel vaadlerle gecekonduluya mülteci kampında yaşayan insan muamelesi yapmaktır çare, ne de kimilerinin gecekonducuya karşı takındığı "suçlu maganda ayağa kalk" tavrı. İnsanların daha iyi yaşam koşullarına sahip olacakları bir yere göçmelerinden daha meşru bir hak olabilir mi? Hem sonra, "Çalı idi çırpı idi evim idi ya" tekerlemesindeki gibi (devamı gerekmiyor), kim istemez bir evi olmasını?
Türkiye'nin üç büyük şehri, 15 yıl daha göç alacak. O halde "yeni kentliler" denilen kesime dönük kent dönüşüm projeleri önem kazanıyor. İstanbul'un gerçek bir dünya şehri olması, başörtüsüne "türban" dediğimiz gibi "varoş" adını taktığımız gecekondu bölgelerinin sorunlarının haline bağlı. Ayrıca bu sorunların halen ödemekte olduğumuz bir de siyasi bedeli var.
Ve işte o beylik soru: Bu iş için kaynak nereden bulunacak? Beş yılda 500 bin kişi göçse, herbirinin sağlık, okul, yol ve konut ihtiyacı için 27 bin 500 dolarlık yatırım gerekse, toplam 15 milyar dolar gerekir ki bu para burada yok!
Kaynak sorununun büyük lokması konuta çare getiren Adnan Polat'ın Gayrı Menkul Yatırım Ortaklığı modeli, "Evim güzel evim" demek isteyenler için vaat değil gerçekçi bir proje. Polat'ın seçtiği şehir dönüştürme modelinin aynısını Barselona uyguladı. Bu yöntemde İstanbul'a yatırım yapmak isteyen yabancı yatırımcıların oluşturduğu uluslararası fonlardan yararlanıyorsunuz. Rio ve Paris halen böyle yenileniyor.
Zekeriya Temizel'in de aynı yönteme sıcak baktığını öğrenince sevindim. Düzgün bir evde yaşamak, ruh ve beden sağlığından başlayarak çevre kirliliğine kadar pek çok sorunda çözümün başlangıcı...