kapat

SALI 30 MART 1999

Güven sermaye demek

Tacirler Menkul Kıymetler Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tacir, piyasadaki güvenin 50, 100 milyar sermaye ile sağlanamayacağını söyledi

Tacirler Menkul Kıymetler Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tacir, yatırımcının hisse senedi piyasasına kaybettiği güvenini geri kazanmak için aracı kurumların güçlenmesi gerektiğini, bunun da sermaye ile sağlanabileceğini söyledi. 50, 100 milyar liralık "cimri" sermaye ile bunun başarılamayacağını belirten Tacir, "müşteriler bilinçlendikçe, aracı kurumlar temizleniyor" dedi.

İşlem hacmi sıralamasında 1998 yılında döndüncülüğü ele geçiren, dört yıldır hiç temerrüde düşmeyerek bu konuda lider olan ve 1997 yılında en çok Kurumlar Vergisi ödeyenler listesine giren Tacirler'in Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tacir, sorularımızı söyle yanıtladı:

- Tacirler Menkul Değerler kamuoyunda pek yer almamasına rağmen sessiz sedasız istikrarlı bir şekilde ilerleyen aracı kurumlardan biri. Tacirleri başarılı kılan etken nedir?

En büyük faktör zannediyorum ki işin başında olmamız. Bunun yanında katı kurallar ve prensiplerin de rol oynadığını söylemek gerek. Ayrıca bir mali soruna sıkıntıya şimdiye kadar hiç girmedik, bütün müşterilerimizin kredi taleplerini karşıladık. Hiç bir ortağımız da kâr dağıtma talebinde bulunmadı. İleriye dönük atılımlarımızda onlar da bizi destekliyor. Dolayısıyla kazandığımızı da sermayeye ekleyip 1 trilyona çıkarttık. Öbür taraftan da şirket güçlendi. Tacirlerin öz varlığı bugün 6 trilyon civarındadır.

- Aracı kurum sektöründe sorunsuz olarak çalışıyorsunuz. Ama diğerlerinin sorunları sizi olumsuz etkiliyor. Aracı kurumların sorunları nelerdir ve bunlar nasıl düzeltilebilir?

Meslektaşlarımız alınabilirler ama doğruyu söylemek gerek. Bir çok aracı kurum bu işe çok cimri başladılar halen de devam ediyor. Biz de zamanında bu işi 50 milyarla kurduk ama sonradan gördük bu iş 50 milyarla 100 milyarla gidecek bir iş değil.

Aracı kurumlar ya güçlenecekler, ya da birleşecekler. Bu durum birbirimize zarar vermemize neden oluyor. Yatırımcı zarar görünce hepimiz etkileniyoruz. Müşterinin de bir güvencesi olmalı. 50 milyar 100 milyar ile bu güvenceyi veremezsiniz.

Müşterinin başına bir sürü şey gelebiliyor. Hatalar olabiliyor, yanlışlıklar olabiliyor. Hata olduğu zaman aracı kurum bu hatayı karşılamalı. Ama müşterinin hakkına tecavüz ediliyor. Gidip müşterinin malını çekiyor. Belki bunu iyi niyetle yapıyor. Satıp yerine koyacağım diyor ama, fiyat düşüyor yerine de koyamıyor. Bu gibi durumlar müşteriye büyük zararlar verdi. Onun için hepimize dönüyor bu zarar.

SPK, bankalara gösterdiği yakınlığı aracı kurumlara göstermiyor. Aracı kurumları üvey evlat gibi görüyorlar. Banka müşterilerine bir takım tavizler veriliyor. Aracı kurumların bu imkanları da yok. Ama zaman içinde günden güne düzeliyor. Müşteriler bilinçleniylor, aracı kurumlar temizleniyor. Kötü niyetli insanlar aracı kurum çalıştıramıyor. Ama güç olmayınca sırf iyi niyet de olmuyor. Bugün aracı kurumlar en az 10 yaşında. Kötü niyetli bir kurum 10 yaşına gelemez.

- Önümüzdeki aylarda piyasayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hani bir laf vardır, "iyilik ile konuş iyilik gelsin başına". Biz hep iyimseriz. Ben inanıyorum ki seçimlerden sonra çok daha iyi olacak. Herşeyden önce borsalardaki kuruluşlar, ihracat yapan para kazanan kuruluşlardır. Bunlara yatırım yapacak insanlar da kazanacaktır. Siyasi bir sürpriz olmazsa ben 1999'un ikinci yarısını çok iyi görüyorum.

Kıbrıs'a borsa bilinci

- Tacirler olarak hedefleriniz neler?

Hedefimiz iç piyasada daha da genişlemek, Türkiye sathında yayılmak. Ayrıca yurtdışına açılıp yabancı piyasalarda da çalışmak istiyoruz. Vadeli işlemler için bir takım hazırlıklarımız var. Bu piyasa çalıştığında bu alanda da faaliyete geçebiliriz. İyi bir kadromuz var.

- Halka arzlarda aktif rol almayı düşünüyor musunuz?

İlerde olacak. Çünkü kendi şirketlerimizden de halka açılma planları olanlar var. Belki onlardan başlayacağız. Ama bunların hepsi şu an tasarı halinde. halka açılmalara aracılık konusunda bize başka talepler de geldi. Ama bu konuda çok deneyimli olmadığımız için kötü bir intiba bırakmak istemiyoruz. Biraz daha tecrübe kazanmak istiyoruz.

- Tacirlerin önümüzdeki yıllarda geniş halk kitlelerine hitap eden yatırım araçlarını pazarlamak ya da yönetmek gibi bir faaliyet olacak mı?

Pek tabii. Bizim bir A Tipi fonumuz var. Biz onu çok iyi değerlendirdik. 500 milyardı, 1 trilyona çıkarttık. Şimdi değeri 5 trilyona kadar çıkmıştır. Bir de B Tipi fonumuz oldu. Önümüzdeki senelerde ikisinden de çok umutluyuz. Bu konuda oldukça tecrübe kazandık.

- Kıbrıs'ta aracı kurum kuran ilk kuruluş sizsiniz. Buradan ne sonuç aldınız?

Kıbrıs'taki yatırımcılar çok bilinçsizdi. Mali piyasalar hakkında çok fazla bilgiye sahip değildi. Oradaki dostlarımızın ve bizim gayretimizle bu işi oldukça geniş bir kitleye yaydık. Hatta son zamanlarda bazı bankalar aracı kurum seans salonu açtı. Burada da işlemler yapılmaya başladı. Güzel bir potansiyel de var. Oradaki insanlar kısıtlı olduğu için vatandaş yeni bir mevzu arıyordu. Onu da buldular. Fakat yeni vergi yasalarından dolayı galiba biraz haksızlığa uğradılar. Oradaki yatırımcılar bu işin içinde ama yabancı işlem sayarak kar eden müşterilerden vergi tahsil etmemizi istiyorlar. Vatandaşa vergi deyince caydırıcı oldu. Biz burada gerekli önlemleri ve taleplerimizi Maliye Bakanlığı'na bildirdik. Onlar da hak verdiler ama kararname ve kanuna gerek yok tebliğ ile olabilir. Ama henüz bir sonuç alamadık. Sayın Denktaş ile de konuştuk. Onlara da bizim bakanlığa müracaat ettiler ya da etmek üzereler. İnşallah iyi bir sonuç alınacak.

- Tacirler olarak kaç şubeniz var?

Şu anda beş şubemiz var. Altıncıyı da Kayseri'de açıyoruz. Dört tane de acentemiz var.

- Kayseri'ye bu ilgi neden?

Ankara İzmir ve İstanbul gibi en büyüklerde şubelerimiz var. Kayseri'de borsaya çok sıcak bakılmadığı söylendi. Ama bu bizi engellemedi. Ve orada da bu işi başlattık.


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr