kapat

SALI 23 MART 1999

AHMET VARDAR (e-posta:avardar@sabah.com.tr )

Dr. Ataç Elalmış ile Dr. Nazım Suvag, konservatuarda işiniz ne?...

Hacettepe Üniversitesi'nde görevli bir öğretim üyesi arkadaşım var. Geçenlerde onunla görüşüyordum, "Yahu Ahmet, şana şimdi birşey anlatacağım, aklın duracak. Böyle bir soygun görmedim" dedi. "Hayrola yahu, anlat bakalım. Ne soygunuymuş?..." cevabını verdim. Ama hikayeyi dinleyince de kendisine hak verdim.

Rektörlüğe bağlı olan seçmeli dersler biriminde güzel sanatlarla ilgili birçok ders veriliyor. Bu arada Türk Sanat Müziği dalında da dersler var. İşte bu dersler için de ek görevle, bazı öğretim üyeleri tayin ediliyor. Bu derslere iki öğretim görevlisi atanmış. Bunlardan biri Sağlık Bakanlığı Ankara Hastanesi'nde tam gün olarak çalışmakta olan Dr. Ataç Elalmış, diğeri ise Dr. Nazım Suvag'tı. Biri göz mütehassısı, diğeri de diş hekimidir.

Evet, doktorluklarına diyeceğim yok ama ikisinin de buraya tayinleri neden yapılmış onu anlayamadım. Çünkü ikisinin de Türk musikisinden zerre kadar nasipleri yok. Dr. Suvag haftada 20 saat üzerinden, Dr. Elalmış'da haftada 14 saat üzerinden hesaplanan miktarda ücretlerini alıyorlar ve bu havadan aldıkları parayı da paşa paşa yiyorlar.

Şimdi aldıkları parada da gözüm yok. Ama bu ne biçim tezgahtır, bir türlü anlayamadım. Bu ülkede doktor olursun da müzik bilgin de olur. O kadarına bile eyvallah derim. Ama bu iki "Nasib-in Mehmet Beye..." havadan para aktarma işine eyvallah diyemem... Görüyorsunuz, ben burada her ne kadar ona-buna sataşmak istemesem de zorla kaşınanlar oluyor.

Evet, şimdi... Hemen şimdi buraya bakan bölüm başkanı bu işe el koysun ve yukarıda yazdığım saçma-sapan uygulamayı durdursun. Galiba Seçmeli Bilgiler Birim Başkanı Füsun Balkaya imiş... Hadi bakalım Füsun hanım, seni göreve davet ediyorum. Marş, marş...

Mötivi Mağazası siz ne yaptınız?...

Suadiye'deki Mötivi mağazasının sahibi, beni iyi dinle. Burada belki de senin direkt suçun yok ama senin mağazadaki yöneticiler biraz katı insanlar.

Fatoş hanım geçen bayram İtalya'dan bir manto almış. Sizin Roma'daki merkeziniz olan Mötivi'den... Mantoyu alırken satış elemanına, "Bunu karda, yağmurda giyebilir miyim?..." diye sormuş. O da, "Bir şikayetiniz olursa, Türkiye'deki mağazalarımıza gider, değiştirirsiniz" diye cevap vermiş. Türkiye'ye dönüşünde büyük bir keyifle mantosunu giyerek, yağmurlu havada biraz dolaşmış. Ama eve döndüğünde bakmış ki, yağmur lekeleri üzerinde duruyor. Ertesi gün manto kurumuş ama lekeler çıkmamış. Tabii soluğu doğru Suadiye Mötivi'de almış.

Sizin satış elemanı kendisine, "Aman siz ne yaptınız?... Bu manto yağmurlu havada giyilmez" deyince, bayılacak olmuş... Neyse fazla uzatmalayım. Bayanın değiştirme isteği kabul edilmediği gibi kendisine bir de çok akıllıca teklif yapılmış. "Bir boy küçüğü var, isterseniz onu verelim!..." Eh herhalde bu normal akıllı bir insanın söyleyeceği bir laf olmasa gerek... Fatoş hanımdan hemen özür dileyin ve gönlünü alın.


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr