ÇARŞAMBA 10 MART 1999
İçinde bulunduğumuz Mart ayında, sayısı iki milyon civarında olan Gelir Vergisi mükellefi yıllık beyanname verecek. Nisan ayında da, Kurumlar Vergisi mükellefleri beyannamelerini verecekler. Bu arada aylık beyanname olan KDV beyannameleri ve muhtasar beyannameler de, her ay itibariyle verilmeye devam ediyor...
Beyana itiraz
İlke olarak, mükellefler beyan ettikleri matraha (yani verginin üzerinden hesaplandığı miktar ya da değere) ve bu matrah üzerinden salınan vergilere karşı (vergi hatası durumu hariç) dava açamazlar (VUK Md. 378). Bunun tek istisnası "kaydi ihtirazi" olarak adlandırılan, itiraz kaydıyla beyanneme verilmesidir. Mükellefler, vergiye tabi olmadığı görüşünde oldukları gelirlerini ya da istisna, muafiyet ve benzeri nedenlerden dolayı vergiye tabi olup olmadığı konusunda duraksamaya düştükleri matrahları, hatalı bir tebliğe dayalı beyannameyi itiraz kaydı ile vermekte ve matrah üzerinden salınan vergileri de dava konusu yapabilmektedirler.
İçinde bulunduğumuz ay, 1998 yılında 11,7 milyar liranın üzerinde faiz geliri elde edenler beyanname vereceklerdir. Maliye Bakanlığı, 22 Ocak 1999 tarihinde bir genel tebliğ yayımlayarak faizlerden kesilen vergilerin yüzde 78,7'sinin kabul edilmeyeceğini açıklamıştır. Bu uygulamayı da geriye dönük olarak 1998 yılı gelirlerinden başlatarak, tartışmalı bir durum yaratmıştır. Örneğin, bu durumda olanlar Mart ayında faiz gelirlerini itiraz kaydı ile verip ardından da, vergi mahkemesinde dava açabilirler.
İtiraz kaydı ile verilen beyannamede, ne şekilde itiraz kaydında bulunulacağı yani ayrı bir dilekçe mi verileceği ya da beyannamenin uygun bir yerine itiraz şerhi mi düşüleceği konusunda, yasalarda açık bir hüküm yoktur. Bu nedenle, iki yoldan birinin tercihi mümkündür. Ancak davanın, tahakkuk fişinin düzenlendiği tarihten itibaren 30 gün içinde açılması gerekmektedir.
İtirazın tahsilata etkisi
İtiraz kaydı ile verilen beyannameler üzerine açılan davalar, verginin tahsilatını durdurmaz. Başka bir anlatımla itiraz kaydı ile verilen beyanname üzerinden tahakkuk ettirilen vergiler, itiraz kaydı olmadan verilen beyannamelerin vergisi gibi vadesinde ödenecektir.
Mükellef, davayı kazandığında ödemiş olduğu vergi kendisine iade edilecektir. Mükelleflerin, itiraz kaydı ile verdikleri beyanname üzerine açacakları davada "yürütmeyi durdurma" isteminde bulumaları, bu taleplerin de vergi mahkemesince kabul edilmesi halinde, ödeme yapmaktan kurtulmaları mümkündür.