kapat

ÇARŞAMBA 10 MART 1999

MURAT BİRSEL (e-posta:mbirsel@sabah.com.tr )

"Kral çıplak" diyen Yunanlı!

Büyükelçi Nazmi Akıman nasıl da haklı çıktı...

Yunanlılar'ın "kitabını yazmış" olan eski Atina Büyükelçimiz Akıman söylemişti:

"Şu anda 'Apo'nun yakalanması sonrası' Yunanlılar'ı bırakacaksın kendi hallerine birbirlerini yiyecekler. Ama taraf olmayacaksın. Türkiye, Yunanistan içinde taraf olduğu anda hepsi Türkiye'ye karşı birleşiyor. O zaman Türkiye'yi haklı bulan da "Yunan refleksiyle" tavır değiştiriyor."

Yunanistan eski Başbakanı ve Anamuhalefet (Yeni Demokrasi) Onursal Başkanı Konstantin Miçotakis'in, "Öcalan, Avrupa'ya gittiği zaman silahlı eylemlerini kendisi kınadı. Biz neden bunu açıkca söylemekte zorluk çekiyoruz? Ayrıca bu örgüt Kürtler'in yüzde 10'unu temsil ediyor. Tüm PKK'lıların silahlı eylemden yana olup olmadıklarını da bilmiyoruz" açıklamasını duyunca Büyükelçi'yi hatırladım.

Bu açıklamadan çıkan gözlemler var:

1. Yunanistan'da devlet adamı kumaşından politikacılar var. Ancak bu politikacılar konu Türkiye olunca "devlet adamı" vasıflarını ortaya koyamıyorlar. Miçotakis Başbakan iken "Türkiye haklı" diyecek olsaydı, o anda koltuğundan olur, "vatan haini" olarak anılırdı.

Ancak emekli olduğunda objektif olabiliyor ki o da günümüz Yunanistan'ında büyük medeni cesaret.

2. Yunanistan'da iktidarken Türkiye'ye karşı bir barışsever (ve objektif) açılım yapmaya imkan yok. Yunan politikacıları yıllardır (asırlar?) halkı böyle şartlandırmışlar.

Şimdi kendileri yarattıkları bu şartlanmayı kıramıyorlar. İkili görüşmelerde hemen herkes Türk-Yunan dostluğundan bahsedebilirken, grup psikolojisi içinde bu yaklaşım Yunanistan'da en büyük ihanet oluyor.

3. Atina halkı "aklın yolu"nu ararken ara sıra mantıklı düşünme prosesine giriyor. O anlarda Miçotakis örneğinde olduğu gibi bir iki anlamlı söz söyleyebilen oluyor.

Bu aşamada -"Türkiye haklı" tezi dile geldiği anda- Türkiye'nin sessiz kalmasında fayda var. Her "Nihayet" dememiz Yunanistan'da düşmanla işbirliği kanıtı sayılıyor ve bir silbaştan yaşıyoruz.

4. Türkiye Yunansitan'a sürekli bir dostluk eli uzatmalı. Ama kolunu kaptırmadan!

Bir zeytin dalını sürekli uzatarak... Veya Akıman'ın dediği gibi "Kadife eldivende demir yumruk" gibi.

O zaman şaşırıyorlar!

Yunanlıları'n "Türk fobisi" her geçen bulutu "fırtına" olarak algılamak şeklinde...

Onlar kendi fırtınaları içinde çalkalanırken biz hiç gölge edecek bulut geçirmediğimizde...

Ege'de doğacak güneş neden hepimizi ısıtmasın!


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr