ÇARŞAMBA 10 MART 1999
Bu ülkede ne insanlar varmış da bizim haberimiz yokmuş...
Bu ülkede ne kanunlar varmış da bizim haberimiz yokmuş....
Vah, vah, vah!...
İnsanlarımız ne gibi muamelelere tabi tutuluyormuş da bizim haberimiz olmuyormuş...
Allah, Allah!...
Bu sözler böyle daha uzar gider. Ta ki biz toprak olana kadar. Ama şu Sosyal Yardım Fonu meselesi var ya, keşke bundan benim haberim olmasaydı. Dolayısıyla sizlerin de haberiniz olmayacaktı ve içimize ateşten bir kor düşmeyecekti...
Konu şu; 69 yaşında ismi bende saklı olan emekli bir vatandaşımız... Oğlu yüzde 60 özürlü. Akraba evliliğinden, kan uyuşmazlığından, çocuk büyüdükçe özürü de artmış ve artık yardıma muhtaç bir hale gelmiş. Kendisi zaten emekli, bir de oğluna bakacak hali kalmadığından durumunu bir hastane raporu ile tevsik etmiş ve Emekli Sandığına başvurarak, 2022 sayılı yasadan faydalanmak istediğini bildirmiş. Sonunda çocuğa da bir cüzdan çıkarılmış. Bu cüzdanla her üç ayda bir gidip Ziraat Bankası'ndan özürlülere tashih edilmiş olan aylığını almakta.
"Şimdi bunda ne var?... İşte devlet çocuğa sahip çıkmış" diyeceksiniz. Haklısınız da ama 3 ayda ne kadar para aldığını duyunca herhalde şaşıracaksınız. Evet, bu özürlü vatandaşımız 3 ayda 13 milyon 579 bin Türk Lirası (farklarla birlikte) alıyor. Yani bunu üçe bölersek ayda 4 milyon 526 bin 333 lira tutuyor. Gelin şimdi günde ne kadar ettiğini hesaplayalım; Makinaya vurdum, 4.526.333 lirayı 30'a böldüm 150 bin 877 lira çıktı. Yani bu özürlü çocuk günde bu kadar para ile geçinecek. Kendisine devlet yardımı bu...
Tanesi 40 bin liradan ekmek alabilmek için, Halk Ekmek satış yerlerinin önünde sabaha karşı kuyruğa giren insanlarımızın olduğunu çok iyi biliyoruz. Günde 2 ekmek yediğini farzedersek, 150 bin liranın 80 bin lirası buraya, katık için ancak 70 bin lirası kalıyor. Herhalde bu kalan miktar için "Yaza da yeter, kışa da..." diyemeyeceğiz.
Düşünün şimdi bu vatandaş ne giyecek, ne yakacak, nerede oturacak, hayatını nasıl idame ettirecek?... Ona bakan babası zaten 69 yaşında bir emekli... Ülkede buna benzer onbinlerce insan var ve onlara yapılan devlet yardımı maalesef bu...
İşte Beyler...
İşte Sırçaköşk'te oturup, "Şöyle olsun, böyle olsun" diye ahkam kesenler...
İşte tuzu kuru olanlar...
İşte malı hamudunla götürüp, "Daha yok mu?..." diyenler...
İşte seçim zamanı "Biz sizler için varız" diyenler...
İşte oy aldıktan sonra Meclise ara sıra uğrayıp, devamlı iş peşinde koşanlar...
İşte "Bu milleti adam etmek lazım" diyenler...
İşte tüyü bitmemiş yetimin hakkını yiyenler...
İşte ülkede binbir dert varken vatandaşın kılığıyla-kıyafetiyle uğraşanlar...
Lütfen kendinize gelin. Şimdiye kadar yaptıklarınızı-ettiklerinizi düşünün ve hiç olmazsa bu seçimden sonra daha dürüst, daha çalışkan, daha verimli olmaya söz verin. Çünkü ülkenin hali bu...