kapat

ÇARŞAMBA 10 MART 1999

ZEYNEP GÖĞÜŞ (e-posta:zgogus@sabah.com.tr )

Benim adayım

18 Nisan seçimleri için binlerce aday var. Kimse gücenmesin, adaylardan hangisi yarınımı en iyi temsil ediyor diye bakınca, içimden keşke Diyarbakır seçmeni olsaydım da oyumu gönül rahatlığıyla verebilseydim diye geçirdim.

Benim adayımın adı Ferdâ. Anlamı, yarınki gün, yani gelecek... Adayım kadın, CHP Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan adayı.

Ferdâ (Cemiloğlu) Çiloğlu, kadınlık bilincine sahip olduğu; uzlaşmacı, sivil toplumcu ve çağdaş olduğu için benim adayım.

Karizmatik bir kişilik. Ferdâ Çiloğlu, Diyarbakır'ın bin yıllık soylu Kürt beylerinden Cemiloğlu Ailesi'nden geliyor. Babasının dedesi, Kurtuluş Savaşı'nda Doğu Vilayetleri Kuvâ-yi Milliyesi'nin başı olarak ilk TBMM'ye katılıyor. Aile, Cemilpaşazadeler diye de biliniyor.

Genç kuşak Cemiloğlu Ferdâ feodal politikacı tipinin tam tersi modern bir portre çiziyor:

Doğum yeri Diyarbakır. İlk ve orta öğrenimini o sırada ailesinin bulunmak zorunda kaldığı Lübnan ve Suriye'de tamamladıktan sonra liseyi Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi'nde bitiriyor. Sonra ver elini Ankara, Hacettepe Biyoloji Bölümü. Bu arada evlilik ve iki çocuk. Derken bir gün, çocukların gittiği okul iflas ediyor. Okul Aile Birliği okulu devralınca, Ferdâ lise sahibi oluyor. "Çantasız okul" diye adlandırılan en çağdaş eğitim yöntemini uygulatıyor.

İlk sığınma evlerinin öncülüğünü yapan Kadın Dayanışma Vakfı'nın, Ka.Der'in ve Toplum Sorunlarını Araştırma Vakfı'nın kurucusu olarak da çıkıyor karşımıza Ferdâ. Siyasi faaliyet de eksik olmuyor. İl Çevre Komisyonu Başkanlığı, CHP İlçe Eğitim Sekreterliği, Ankara CHP İl Kadın Kolu Başkanlığı, Kadın MKYK'sı üyeliği ve Kurultay delegeliği... Ve sonunda, teşkilattan yetişen Ferdâ, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı adayı.

Doğu'nun ilk kadın belediye başkanı adayı... Ortadoğu ve dünya kültürünü özümlemiş bir aday...

Suyla kanalizasyonun birlikte aktığı bir şehir Diyarbakır. İnsanların yüzde 35'i buradan göçmek isterken Diyarbakır göç alıyor. Yeni gelenler kafası kesilmiş tavuk gibi çaresiz oradan oraya koşuyor. Seçilirse onlar için Danışma Merkezleri kuracak Ferdâ. Ve öncelikle "barınma" meselesinin üzerine gidecek. Ekonomik sorunun yanında kimlik sorunu olduğu da görüyor. "Kürt yok" dendikçe "Hayır ben varım" deme ihtiyacı doğduğunu fark ediyor. Evdeki eğitimsiz kadının sabahtan akşama -anladığı tek dilde- yayın yapan tek kanal olduğu için Med TV izlediğini biliyor.

Sorunlarını içten bildiği Diyarbakır'a çağdaş bir yarın vaat ediyor Ferdâ. Aslında o yarın hepimizin, Türkiye'nin yarını.


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr