ÇARŞAMBA 10 MART 1999

Aday listelerine giremedikleri için Meclis'i olağanüstü toplantıya çağıran küskün milletvekillerinin bir eylem planı hazırladıkları öğrenildi. Yeterli çoğunluğu sağlayıp Meclis'i çalıştırabilirse, şu planı uygulayacaklar.
- Yerel seçimler ile genel seçimler birbirinden ayrılacak. Yerel seçimler 18 Nisan'da olacak, genel seçim ise 2000 yılının Ekim ayına bırakılacak.
- Seçim sistemi değiştirilecek. Bu değişiklikle, milletvekili adayları, partinin kayıtlı üyelerince hakim huzurunda yapılacak seçimle belirlenecek. Böylece, liderlerin partideki hakimiyetleri asgariye indirilecek, milletvekillerinin liderlerine kayıtsız-şartsız bağımlılıkları ortadan kalkacak.
- Dağdaki teröristlerin teslim olmasını sağlamak amacıyla pişmanlık yasası çıkarılacak. Bu yasayla teslim olan teröristlerin cezalarında önemli oranlarda indirime gidilecek.
- Terör örgütü başı Abdullah Öcalan'ın dünyanın kabul edebileceği şekilde yargılanmasını sağlamak için DGM'leri sivilleştirmeye yönelik yasal düzenleme gerçekleştirilecek.
- Necmettin Erbakan ve Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasakları kaldırılacak.
- Yerel yönetim reformu ve bankalar yasası kısa sürede çıkarılacak.
- Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller'le ilgili soruşturmalar sonuçlandırılacak ve her iki lider de Yüce Divan'a gönderilecek. Yılmaz'ın Yüce Divan ile ilgili dosyası Genel Kurul gündeminde bulunuyor.
Küskünlerin başını "Aboo Mahmut" çekiyor, onu Tansu'nun dedesi, Haset, filozof Hikmet izliyor...
Küskün milletvekillerinin portreleri, "Türkiye adına Meclis'i toplama ve seçimi erteleme" şeklinde yansıttıkları girişime gölge düşürüyor.
Meclis'i toplamak isteyenlerden büyük bölümü, bugüne kadar liderlerine her tür desteği verip onları kahramanca savunurken, listelere konulmayınca, lider sultasından bahsetmeye başladılar. Üstelik bu girişime, hakim denetiminde önseçime girip, delegeden oy alamayan, önseçim öncesi bastırdığı broşürlerle kendisine "Aboo Mahmut" lakabını takan CHP Sivas Milletvekili Mahmut Işık'ın öncülük etmesi ayrı bir mizah konusu oldu.
İmzacılar arasında ilk göze çarpan isimlerden biri de DYP'li Fevzi Arıcı. İçel Milletvekili Arıcı, daha altı ay önce doğan torununa "Tansu" adını koyarak liderine ne kadar bağlı olduğunu göstermişti. Bugün ise, imzacılara destek verip "lider sultasına" karşı çıkarak, bir yıl daha milletvekili kalabilmenin yollarını arıyor.
Hakkari milletvekili Mustafa Zeydan'ın da durumu farklı değil. ABD'deki ünlü bir hastaneye tedavi nedeniyle borç takan ve bu nedenle hastane yönetiminin Türk Büyükelçiliği'ne "Borç ödenmediği takdirde, bundan böyle Türk milletvekilleri ve yakınlarının tedavileri yapılmayacaktır" şeklinde nota vermesine neden olan Zeydan da, DTP'de siyasi gelecek göremeyince son dakika manevrası ile DYP'ye geçti, ancak listeye konulmayınca küskünler arasında yer aldı.
"Birinci sınıf Emniyet Müdürü" rütbeli "Beyaz Mercedes'li" DYP Muş Milletvekili Necmettin Dede de bağımsız adaylıktan umudunu kesmiş olacak ki imzacılar arasına katıldı. Küskünler arasında en ünlüsü ise, "Haset" lakaplı Esat Kıratlıoğlu. Kıratlıoğlu, yıllardır göğsünü siper ettiği Tansu Çiller'in, kendisini silmesi üzerine, imzacılara katıldı.
Rahmetli Turgut Özal'ın liderliği döneminde ANAP'tan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen, görevi süresince sadece çukur açıp kapatan, 'protokol yolu' olarak adlandırdığı Cinnah Caddesi'ni bir yıl trafiğe kapatıp sadece ortasına bir refüj yapan, eski ANAP'lı, yeni FP'li Mehmet Altınsoy da, 76 yaşında olmasına rağmen, milletvekili kalabilmeyi hayal ediyor.
Denizli'de imamlık yaparken, Meclis'e gelen, ancak "Türbanlılara sahip çıkmıyor" diyerek FP'den istifa edip, 10 dakika sonra geri dönen Ramazan Yenidede de artık küskün. Camisine dönmek yerine, milletvekili kalmak istiyor.
Göbeğine kadar uzanan sakalları ile "Türk milletvekili" imajını başarı ile temsil eden Abdullah Arslan ve Ahmet Doğan da küskünlerin FP kanadından.
CHP'li Celal Doğan'ın karşısında fazla bir şans tanınmayan Gaziantep büyükşehir belediye başkan adayı FP'li Kahraman Emmioğlu da, Gaziantep yerine TBMM'de imzacıların peşinde koşuyor.
Bir Laz fıkrasına kızıp TBMM'de esip gürleyen, Meclis'e ve kulislere "Türbanlı seçmen" sokabilmek için özel çaba gösterip, tehdit unsurlarını kullanan Meclis İdare Amiri FP'li Kemalettin Göktaş da imzacılardan.
Bülten Sokak'taki otelini küskünlere tahsis eden ANAP'lı Muzaffer Arslan, SHP'den gelip keskin bir ANAP'lı olan Ali Uyar, DYP'deyken Tansu Çiller'i savunan ancak, ANAP'a geçince eski liderinin mal varlığını sorgulayan Haluk Müftüler, "ırza tasallut" suçlamasıyla görevden alınan bir polis memurunu savunup bu nedenle Emniyet Müdürü'nü görevden aldıran Halil Cin de küskünlerden...
Son bir yıldır Meclis'e uğramayan, gönderdiği raporlar incelendiğinde dünyadaki tüm hastalıklara tutulduğu anlaşılan "Yenikanlı delikanlı" DTP'li Hasan Peker, Deniz Baykal'ın da sağ kolu olan Erdoğan Yetenç, eczanesinden Meclis'e gelen ve yemin töreni dışında kürsüye çıkmayan DSP'li Zerrin Yeniceli, "Tabanım istiyor" diyerek, DTP ve DYP arasında gidip gelen Mardin'li Muzaffer Arıkan da "ülke menfaatleri için" metne imza attılar.
Tansu Çiller'in azınlık hükümetine güvenoyu vermeyeceğini açıklayan, Ayseli Göksoy'u tehdit eden 'korucubaşı' Mehmet Tatar ve Bayar Ökten, seçildiği gün DSP plakalı Rover marka bir otomobil ile Meclis'e gelen ardından dolaşmadığı parti kalmayan "Fırıldak" Kubilay Uygun, kendisine "Phil" sıfatını takan ve filozof anlamına gelen bu sıfatı ile önergelere imza atan Hikmet Aydın, Türkbank ihalesi olayında Korkmaz Yiğit'i dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile görüştüren işadamı Cefi Kamhi ve bir zamanların ünlü TRT Genel Müdürü eski FP'li Şaban Karataş da imzacılar arasında.
Bu "nitelikli" Milletvekillerinin tümü, ülke çıkarları için imzalarını verdiler ve 13 Mart'ta Meclis'i toplantıya çağırmayı başardılar...
NURİ KAYIŞ
Seçimi iptal ettirmeye çalışan küskünlerin mahkemelerde oldukça kabarık suç dosyaları bulunuyor. Bu milletvekilleri yeniden seçilemezlerse dokunulmazlıkları kalkacağı için yargılanmaya başlayacaklar.
DYP'li Mustafa Çiloğlu: Muayene olmak için gittiği hastanede veznedara hakaret etmek ve veznedarın oturduğu camekanlı bölüme geçerek boğazına sarılmakla suçlanıyor.
DYP'li Ömer Bilgin: TURBAN Genel Müdürlüğü dönemdeki icraatlarını inceleyen Meclis araştırma komisyonu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına 145 ayrı suç duyurusunda bulundu. Açılan bazı davalar nedeniyle Bilgin'in dokunulmazlığı Meclis tarafından kaldırıldı. Bilgin, görevini kötüye kullanma, rüşvet ve suistimal gibi iddialarla yargılanmayı bekliyor.
DYP'li Mahmut Duyan: Milletvekili olmadan önce görev yaptığı hastanede sahte rapor düzenlemekle suçlanıyor.
DYP'li Mustafa Zeydan: Milletvekilliği sona erer ermez, toplu mermi kaçakcılığına azmettirmek sucuyla yargılanacak.
ANAP'lı Nuri Yabuz: Ankara-Afyon karayolunda özel aracıyla aşırı hız yapıp bir yayaya çarpmak ve ölümüne neden olmak iddiasıyla karşı karşıya.
ANAP'lı İbrahim Yılmaz: Kayseri'deki bir maç sırasında sahaya atlayıp silah çekmek ve çevresindeki kişileri tehdit etmek iddiasıyla yargı önüne çıkacak.
FP'li Hasan Hüseyin Öz: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermekle suçlanıyor.
Kubilay Uygun: Parti değiştirme rekortmeni olan ve sonunda açıkta kalan Uygun, dokunulmazlığı kalkınca telsiz kanununa muhalefetten yargılanacak.
Meclis'i ülke sorunlarını tartışmak görüntüsü altında toplantıya çağıran 116 küskün milletvekilinin verdiği imza, sonuca ulaştı ve TBMM Genel Kurulu 13 Mart Cumartesi günü toplantıya çağırıldı. Olağanüstü toplantıya destek veren imzacılardan 19'u DYP'li, 36'sı FP'li, 23'ü ANAP'lı, 12'si DTP'li, 9'u CHP'li, biri DSP'li, biri MHP'li biri DEPAR'lı ve 14'ü de Bağımsız.
18 Nisan'da yapılacak milletvekili seçiminin ertelenmesi için harekete geçen 116 "küskün" milletvekilinden 106'sının büyük bir çelişki içinde olduğu ortaya çıktı. Seçimin erkene alınmasına ilişkin kanun teklifi TBMM Genel Kurulu'nda 30 Temmuz 1998 tarihinde oylanmış, oylamada, bugünkü küskünlerden 106'sı 18 Nisan'da seçim yapılması için oy vermişti.
116 milletvekilinin imzası ile TBMM Genel Kurulu olağanüstü toplantıya çağırıldı. Ancak Meclis Genel Kurulu'nun 13 Mart cumartesi günü açılabilmesi ve çalışmalarına başlayabilmesi için en az 184 milletvekili gerekiyor. Meclis'in üye tam sayısının üçte biri olan 184 milletvekili Genel Kurul'daki yoklamada hazır bulunmadığı takdirde Meclis toplanamayacak ve kapanacak.
TBMM Genel Kurulu 184 milletvekilinin hazır bulunması halinde açılacak, ancak karar alınabilmesi için, en az 138 küskün milletvekilinin Genel Kurul'da bulunması gerekiyor. 138 üyenin vereceği oy, karar yeter sayısı anlamına geliyor. Herhangi bir konuda en az 138 kabul ya da ret oyu olmadan karar alınamıyor. Küskünler 138'i bulup bir karar için oy kullansalar dahi, karşı cephede yer alan milletvekillerinin sayısının 138'den fazla olması durumunda amaçlarına ulaşamayacaklar.
TBMM'deki milletvekillerinden 149'u, 18 Nisan'da yapılacak seçimler için siyasi partilerin YSK'ya bildirdiği ve dün kesinleşen listelere giremediler. Yani, Meclis'te bulunan 149 üyenin milletvekilliği, seçimlerle birlikte sona erecek.
149 milletvekili listelere giremezken 52 milletvekili de listelerin seçilemeyecek sıralarında bulunuyor. Dördüncü ve daha aşağı sıralarda bulunan bu Milletvekillerinin yeniden seçilebilmeleri zor görünüyor. Böylece listelerde olmayan 149 milletvekili ile birlikte küskünlerin ve yarı küskün 52 milletvekilinin toplam sayısı 201'e ulaşıyor.
Küskünler ve onlara destek veren partilerle, Meclis'in toplanmasına ve seçimin ertelenmesine karşı çıkan partiler arasında Cumartesi günü büyük bir mücadele yaşanacak. Tüm partiler, seçim bölgelerine dağılan milletvekillerine "Acele Ankara'ya dönün" çağrısı yaptı. Meclis'in toplanmasına ve seçimin ertelenmesine karşı çıkan ANAP, DYP ve DSP, milletvekillerinin tam kadro Meclis'te olmasını istedi. DSP dışında tam kadro seçim isteyen parti bulunmadığı dikkat çekiyor. DSP'de listeye giremeyen 8 milletvekilinden 2'si isyan dilekçesine imza attı, ancak iki milletvekili de partiden istifa etti. ANAP ve DYP ise, isyancıları ihraç tehdidiyle kontrol altına almaya çalışıyor.