ÇARŞAMBA 10 MART 1999

Japonya'da bir şirketin satılması veya hisseleri ortak aramaya başlaması, yöneticiler için 'utanç verici' bir durum olarak bilinir. Hatta, bunun için 'bedenini satmak' anlamına gelen Japonca bir terim de var. Ülkenin ikinci büyük otomobil üreticisi Nissan da 22 milyar dolara ulaşan borçlarıyla ortak arayışına çıktığında aynı şekilde eleştirildi. Ancak, otomobil endüstrisi uzmanlarının "Nissan'la birleşme kesinlikle şimdiye dek duyduğum en kötü fikir" şeklindeki sözleri, şirket için daha utanç verici.
Kasasında 20 milyar doların üzerinde nakit para bulunan Ford, ABD-Alman devi Daimler Chrysler ve Fransız Renault, Nissan'la görüşmelerini sürdürüyor. Uzmanlar, Fransa'nın Alman ve Amerikan devlerine oranla küçük üreticisi Renault'nun Nissan'la ilgilenmesini de oldukça garipsiyor. Ancak, Nissan'ın hisse senetleri hızla değer yitiriyor. Japonya'da bir şirketi ele geçirmek için yeterli oran olan yüzde 33.4'ünün değeri 2.8 milyar dolara denk geliyor. Bu rakam Ford'un dünyanın 21. otomobil üreticisi Volvo için ödediği miktarın neredeyse yarısı.
Nissan, 1985'ten beri inişte. O tarihten bu yana ABD'deki satışları yüzde 30 oranında geriledi. Lider olduğu pazarda Toyota ve Honda'nın arkasına düştü. Sadece geçen yıl satışları yüzde 14 düştü. Asya'da da durum farklı değil. Örneğin Tayland'ta pazar payı yarı yarıya azalarak yüzde 11'e düştü. Tek başarılı olduğu pazar ise Avrupa. 1998'de satışları yüzde 9.7 artarak 537 bine ulaştı.
Ameikan Time dergisi, Nissan'ın sorunlarını şöyle sıralıyor
* Yüksek işçilik maliyeti: Yaşamboyu iş güvenliğini hâlâ sürdürmesi Nissan'ın omuzlarında ağır bir yük oluşturuyor.
* Düşen satışlar: Modeller oldukça iyi tasarlanmış anacak bu iyi otomobillerin pazarlanmasında sorunlar yaşanıyor.
* Başarısız yöneticiler: Uzlaşmaya yönelik yöneticiler risk alamıyor. Bu nedenle şirketin yeniden yapılanması gerekiyor.