kapat

ÇARŞAMBA 10 MART 1999

Uluğbay: IMF için aşırı yük almayacağız

Başbakan Yardımcısı Uluğbay, IMF ile yapılması düşünülen anlaşmanın Türkiye'nin gerçeklerine ve ekonominin taşıyabileceği kapsama uygun olacağını söyledi. Uluğbay, "Yola, 3 yıllık bir programla enflasyonu tek haneye indirme niyeti ile çıktık. Bu yaklaşımı tümüyle değiştirmeyi gerektiren bir durum yok" dedi

OKAN MÜDERRİSOĞLU

Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Hikmet Uluğbay, IMF ile yapılması düşünülen anlaşmanın Türkiye'nin gerçeklerine ve ekonominin taşıyabileceği kapsama uygun olacağını söyledi. Uluğbay, IMF, Dünya Bankası ve ABD Eximbank yönetimleri ile yaptığı temaslardan sonra, "Türkiye'nin düşündüğü anlaşma süresini, makul süreyi daha önce konuşmuştuk. Yola, 3 yıllık bir programla enflasyonu tek haneye indirme niyeti ile çıktık. Bu yaklaşımı tümüyle değiştirmeyi gerektiren bir durum yok" dedi.

Uluğbay, sorularımızı şöyle yanıtladı:

IMF ile nasıl bir müzakere pozisyonunuz var?

Temel teması, bir enflasyonla mücadele programı olması. Müzakerelerin Türkiye ekonomisinin gerçekleri ve taşıyabileceği yükler kapsamında sürdürülmesinden yanayız.

IMF'nin enflasyona hızla tek haneye indiren programdan yana olduğu yorumlarına ne diyorsunuz?

Her bir farklı uygulama süresinin, beraberinde getirdiği maliyet ve etkileri vardır. IMF ile Türkiye'de farklı süreyi daha önce konuşmuştuk. Yola çıkarken 3 yıllık bir istikrar programı içinde enflasyonu tek haneye indirmeyi öngörmüştük. Bunun ilk ayağını yakın izleme anlaşması oluşturdu. Bu anlaşmanın üzerinden bir adım ileri gidebiliriz. Genel yaklaşımımızı tümüyle değiştirmeyi gerektirecek bir durum yok.

ABD Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İşlerden Sorumlu Bakan Yardımcısı Eizanstat ile görüşmeniz, IMF ile anlaşma çabasına bir siyasi destek arayışı olarak değerlendirilebilir mi?

ABD ekonomisi ile Türkiye ekonomisi arasında, gelişmekte olan iş ilişkileri boyutunun gözardı etmemek lazım. ABD ile ticaret hacmimizin daha da geliştirmek istiyoruz. Bu ülkedeki potansiyelin değerlendirilmesi, Türkiye ekonomisi için kazanç sağlar. ABD, bizim açımızdan ihracat potansiyeli yüksek bir ülke. Yeni mal çeşitlerini bu pazara sunma imkanı var. Ayrıca ABD dünyanın her tarafına yatırım yapan bir ülke. Biz de ekonominin verimliliği çerçevesinde yabancı sermayenin Türkiye'de yatırım yapmasını arzu ediyoruz. ABD firmalarının Türkiye'de önemli yatırımları var. Ekonomik işbirliğinin ayrı bir boyut olarak ele alınması, ortak faydayı arttıracaktır.

Dünya Bankası'nın ihracata dönük 200 milyon dolarlık kredi programına imza atacak mısınız?

Bu programın uygulanma esasları halen görüşülüyor. Bu nedenle, gündemimizde nihai imzayı atmak yok. Ancak müzakerelerin ulaştığı son noktayı konuşur, ihracat kredisi desteğinin hızlandırılması için gerekli girişimlerde bulunuruz.


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr