kapat

PERŞEMBE 18 ŞUBAT 1999

AHMET VARDAR (e-posta:avardar@sabah.com.tr )

Büyük sevinç ve kaynana zırıltıları...

İnsan kasabı, vahşi yaratık ve 15 yıl içinde en az 15 bin Türk ailesinin yüreğine ateş düşüren eli kanlı katil APO'nun yakalanışını işitince hayli sevindik. Hele hele esas içi yanan analar, babalar, kardeşler, çocuklar ve eşler adeta bayram yaptılar.

Türkiye'nin temeline dinamit koymak için diğer şer güçlerle işbirliği yapıp, bizlere acı günler yaşatan bu kanlı katilin yakalanmasında emeği geçenlere, askerlerimize, istihbarat birimlerimize, politikacılarımıza ve devlet adamlarımıza ve daha aklımıza gelmeyen diğer gizli kahramanlara teşekkür edelim, bize bugünleri yaşattıkları için şükranlarımızı sunalım diye düşünürken, bizim o çok iyi bildiğimiz "Cırtlak" sesler,"Kaynana zırıltıları" yine hep bir ağızdan cayırtıya başladı...

Yok efendim, "Kanunları iyi uygulamalıymışız da, ulusal hukuk kurallarını tatbik etmemiz gerekiyormuş da, gözlemci göndermeleri lazımmış da, dünya ne dermiş de, Avrupa'ya ayıp olurmuş da, insan hakları çiğnenmemeliymiş de..." vesaire, vesaire, vesaire... Bu ne demek oluyor biliyor musunuz?... Bize karşı her zaman uygulanan ve Türkiye'yi bir hiç olarak görmeye alışmış mihrakların yine ortaya çıkıp, zırlanmaları demek oluyor.

Bre gafil herifler!... Bre kendini bilmezler!...

Siz değilmisiniz ki, bizi yani Türkiye'yi 48 sene ileri karakol olarak kullanıp, savaştırmak için tetikte tutan ve bütçesinden dünyanın parasını harcatan, halkına bir lokma ekmek bulamazken silahlı güçlerini anormal derece büyüten bir ülke haline getirip, sonra da sıra Avrupa saflarına girmeye kalkınca dışlayan ve o savaştırmak istediğiniz ülkeleri bizden önce Avrupa Birliği'ne kabul etmeye karar veren...

Siz değilmisiniz ki, "Bu iş bir Müslüman-Hristiyan meselesidir" diyerek bizi Avrupa dışında tutan... Siz değilmisiniz ki, "Boşuna çaba göstermeyin, sizi Avrupa Birliği'ne almayacağız" diyen... Siz değilmisiniz ki, el altından bu APO denilen canavara tüfek, kurşun, mayın satıp, Türk gençlerinin, bebelerinin, öğretmenlerinin, askerlerinin canlarına kıyanlara para mukabili silah veren...

Şimdi ne yüzle akıl öğretmeye kalkıyorsunuz?... İnsan da yüz olur surat olur, ar olur namus olur da, bunları söyler. Ama sizde ne gezer... Öldürdüğü insanların çoğu kendi milletinden olan bir canavarı nasıl olur da bu kadar himaye ettiniz ve hangi yüzle de "Aman dikkatli yargılayın" diyorsunuz?...

Şunu iyi bilin ki, Türkiye'de yürürlükte olan kanunlar Çin'den, Japonya'dan, İran'dan alınmış kanunlar değildir. Hepsi sizlerden alınarak, uygulanan kanunlardır. O kanunlar ne diyorsa Türk Adaleti ona göre karar verecektir. Ve devlet o kararı sizin o "Kaynana zırıltılarınıza", "Yaygaralarınıza" pabuç bırakmadan uygulayacaktır.

Haydi oradan, haydi... Kesin sesinizi, defolun... Utanmaz, arlanmazlar sizi...


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr