kapat

PERŞEMBE 18 ŞUBAT 1999

ZEYNEP GÖĞÜŞ (e-posta:zgogus@sabah.com.tr )

Niye şişmanım?

Hayatta başarıyı tayin eden, yaşamın koşulları değil, bizim bunlara verdiğimiz yanıttır... P. Hirsh'in Tutkuyla Yaşamak adlı kitabından (tavsiye ederim) sadece bu sözü alıntılamadım. Bir de şöyle soru var mesela:

"Ben niye bu kadar şişmanım?"

Aynanın karşısında "Ben niye şişmanım?" diye soranların durumu umutsuz, çünkü olumsuz tavır takınıp baştan kaybediyorlar. Soruyu farklı biçimde sormaları gerekiyor: "10 kilo vermek için ne yapmalıyım?" Yaklaşımınızı ancak olumluya dönüştürdüğünüz zaman istenen bedene kavuşma umudu doğuyor.

Bir başka soru, çok sık duyduğumuz: "Ayna ayna söyle bana, beni neden Avrupa Birliği'ne almıyorlar?.. "

Sonra da köşe yazısı biçimde yüzlerce cevap. Politikacılar da aynı olumsuz üslubu benimsediler. Şu son seçim kampanyasında mesela, Avrupa temasını işleyene henüz rastlamadık. Genel tavır şu: "Şişmansam şişmanım kardeşim, sana ne?"

"Avrupa Birliği'ne girmek için neler yapabiliriz?" diyen çıkmıyorsa içimizden ve siyasi partilerden, o zaman durum umutsuz, çünkü ürettiğimiz söylemin kendisi zaten negatif.

Avrupa'yı izlemez olduk, suçu Avrupa'ya atıyoruz. Gerçi Avrupa'nın da bizden aşağı kalır yanı yok! "Sen şişmansın" suçlamasından başka bir tavır geliştiremiyor Avrupa Birliği. Sonra da midemizi kaldıran Apo'lu rejim menüleri tutuşturuyorlar elimize.

Avrupa konusunda yazan bir grup gazeteci, AB'nin Ankara'daki büyükelçisinin yemek davetine icabet ettik. Büyükelçi Karen Fogg, Avrupalılar ile Türkler arasında insan ilişkileri düzeyinde bir geçirgenlik olmadığından yakındı. (Yani biz yine şişmanız).

Sonra neyse ki "Bu durum nasıl değişir?" diye olumluya çevirdik vaziyeti. (Yani biz nasıl zayıflarız?) O sırada düşündüm ki insan ilişkisi çook, mesela Almanya Eurovision elemelerine Sürpriz diye oralı Türkler'den oluşan bir grup katılıyormuş! Zaten Almanya Türkleri'nin buradaki aileleri kanalıyla kanlı canlı bir ilişki ağı yok mu aramızda? Kohl'ün gelin adayı bile Türk, daha ne olsun?

Avrupa Birliği'ndeki Türk büyükelçilerin Ankara'da tutum belirleme toplantısına çağrıldıklarını yazmıştım. O toplantı iptal edildi. Belki de isabet oldu çünkü "Şişmansam şişmanım" sonucuna varılmasından korkuyordum orada.

Bugün de İstanbul'da Türkiye-AB Karma Parlamento komisyonu toplanıyor, Apo'nun estirdiği fırtınalı havada. Ne çare ki onlar yine "Siz niye bu kadar şişmansınız?" diye soracaklarsa, biz de aynanın karşısına geçip "Ben niye bu kadar şişmanım?" diyeceksek, ideal kiloya ulaşmak mümkün değil.


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr