PERŞEMBE 18 ŞUBAT 1999

STELYO BERBERAKİS
Yunanistan, yıllardır izlediği PKK politikasının kurbanı oluyor. Abdullah Öcalan'ı bir yandan "kabul etmediği ve etmeyeceği" yolunda verdiği resmi güvencelerin yanı sıra, Öcalan'ı "insani nedenlerle" himaye ettiğini de kabul eden Yunan hükümeti zor durumda kaldı. Yunan Dışişleri Bakanı Theodoros Pangalos tüm muhalefet partileri ve basın tarafından "yalancılıkla" suçlanırken, PKK'nın da yaylım ateşine hedef oluyor.
Yunan hükümeti, Öcalan'ın "hiçbir ülke tarafından kabul göremediği" gerekçesiyle, kendisini geçici olarak Kenya'daki Yunan Büyükelçiliği'ne gönderdiğini kabul ediyor, ancak daha sonra Türk makamlarının eline nasıl düştüğüne dair yaptığı açıklamalarda inandırıcı olamıyor.
Pangalos'un, önceki gece Yunan Parlamentosu'ndaki açıklamalarına göre Öcalan, Yunan hükümetinin "kendisini kabul edecek olan üç Afrika ülkesinden birine gitmesi" önerisini reddetti ve kendisini "Hollanda'ya götürmeyi vaadeden" Kenya makamlarına güvenerek Kenya'lılara teslim oldu.
O andan itibaren Kenya makamlarının koruması altındaki bir otomobil konvoyuyla havaalanına götürülürken, Öcalan'ı taşıyan otonun aniden konvoydan ayrılıp gözlerden uzaklaştığı senaryosunda ısrar eden Yunan hükümeti, daha sonra Apo'nun Türk makamlarının eline geçmesindeki sorumluluğun Kenya makamlarında aranması gerektiğine dikkat çekti. Yunanistan'da yanıt arayan sorular şöyle:
Yunan hükümeti, Öcalan'ı kabul etmeyeceğine dair verdiği resmi güvencelere karşın Öcalan, nasıl oldu da iki kez Atina'da ağırlandı?
Yunanistan'da PKK ve Öcalan'a destek veren Yunanlı kişiler nasıl oluyor da Başbakan Kostas Simitis ve Dışişleri Bakanı Pangalos'u hiçe sayarak Öcalan'ı Atina'da ağırladıklarını açıkça dile getirmeye cesaret edebiliyor?
Pangalos, Öcalan'ın Yunanistan'a hiç uğramadığını resmen açıkladığı bir sırada nasıl oluyor da aynı anda Kenya gibi küçük bir Amerikalı ajan yuvası olarak kabul edilen bir ülkeye gönderildi?
Yoksa tüm bunların ardında başlarına bela olan bölücübaşı Öcalan'dan kurtulmak mı vardı..?
Yunan hükümetinin, Apo'nun Türkiye'ye götürülmesi konusunda açıkladığı senaryo, Yunan basını ve muhalefet partileri tarafından "çocuksu" olarak nitelendi. Eleftherotypia Gazetesi, Yunan hükümetinin Öcalan'la ilgili izlediği politikasını "büyük bir fiyasko" ve Yunan dış politikasının "başarısızlığının canlı bir örneği" olarak niteledi ve Pangalos'un "istifa etmesi gerektiğini" birinci sayfadan yayınladı.
TA NEA Gazetesi de Yunan politikasının "fiyasko" ile sonuçlandığınıduyururken ETHNOS Gazetesi, Yunan hükümetinin verdiği izahetlerinde "ciddi boşluklar" olduğunu yazdı.
Yunan basınında ve "sokaktaki adamda" hakim olan genel kanı, "Öcalan'ın Türkiye'ye teslim edileceğinin Yunan makamlarının bilgisi dahilinde bulunduğu" yolundaki görüşte birleşiyor.
Yunan basınında çıkan senaryolardan birine göre "Öcalan, sığınak bulduğu Kenya'daki Yunan büyükelçiğindeki varlığı Amerikan FBI ajanları arafından tespit edilince, Yunan Dışişleri Bakanlığı Apo'nun Yunan büyükelçiliğini derhal terk etmesi için talimat verdi. Ancak Öcalan bu talimata uymayı reddetti. Bu kez dört Yunan EYP (MİT) ajanı Atina'dan Nairobi'ye hareket ederek Öcalan'ı "zor kullanarak" Kenya makamlarına teslim etti."
Bu arada Türk ve Amerikan makamlarıyla daha önceden anlaşmalı olan Kenya makamları da Öcalan'ı "Hollanda'ya gönderileceği" vaadiyle Yunan ajanalarının eşliğinde Yunan büyükelçiliğinden çıkardı ve konvoy halinde Nairobi havaalanına götürdü. Aynı senaryoya göre, Öcalan, uçağa binene kadar Türk makamlarının elinde bulunduğundan habersizdi.