kapat

SALI 16 ŞUBAT 1999

Selahattin Duman (e-posta:sduman@sabah.com.tr )

Sevgi ilanını söyle bana..

Nasıl bir sevgili olduğunu söyleyeyim sana.. Afedersiniz ama burada Tarot falı bakmıyoruz.. Sevgililer Günü münasebetiyle verilen gazete ilanlarından giderek toplumun geçirdiği evrimi tesbit etmeye çalışıyoruz.. Çok lazımmış gibi..

Korktuğum başıma geldi..

Ortalama üçyüz kelime ile konuşup, anlaşan ahalimizin "Kendini ifade etme" yeteneği, geçtiğimiz yıla göre bariz şekilde gerilemiş..

Benim bu konudaki ölçüm "Sevgililer Günü" münasebeti ile gazetelere verilen sevgi ilanları..

Her sene düzenli olarak gazetelerde yayınlanan bu mesajları dikkatle okurum.. Kullanılan toplam kelime sayısını hesaplarım.. "Yaratıcılık" konusundaki gelişmeleri tesbit ederim..

Bu yılın sonuçları facia.. "Korktuğum başıma geldi.." diye söylenmem bundandır.. Gördüm ki ifadeler daha da daralmış; benzetmeler, tasvirler daha da sığlaşmış..

***

Dilimizdeki erezyon bu hızla devam ederse, birkaç yıla kalmaz "Nesrin.. Ben var ya! İstesem seni tutuğum yerde, yatırıp öperim.. Beşir" türünden sevgi mesajları okuyacak, üstelik çok anlamlı bulacağız..

Vahim bir gelişme..

Bir kere sevgili için yapılan benzetmeler "çeşitlilik açısından" son derece daralmış.. Bu yılın Sevgililer Günü'nde en fazla kullanılan benzetme olarak karşımıza "Şeftali" çıkıyor..

Bildiğiniz gibi şeftali ısırılarak yenilen bir tür meyvedir.. Hafiften tüylü, etlice ve bol suludure.. Çok sayıda erkeğin sevgilisine "Şeftalim.." diye mesaj göndermesi, genç kızlarımızın fiziki anlamda "ciddi bir değişim" geçirdiğini akla getiriyor..

Haydi şeftali gibi tombul olmaları bir yere kadar anlaşılabilir ama tüylenme kolay açıklanacak gibi değil.. Belli ki yeni kuşakta aşırı tüylenme var.. Bu trend devam ederse; yakın bir gelecekte kuaföre giden genç kızlarımız önce saçına perma yaptırıp, arkasından sakal traşı olacak..

Çok kullanılma sıralamasında ikincilik "Prenses" benzetmesinde..

Buradan da genç kızlarımız arasında bir "asalet merakı" başladığını, çok sayıda genç kızın tanıştıkları gençlere kendilerini prenses olarak takdim ettikleri sonucunu çıkardım..

Acaba "asalet beyanı" tanışma faslında mı başlıyor diye merak içindeyim..

- "Merhaba ben Erol.. Sigortacıyım.."

- "Merhaba.. Ben de Melahat.. Şereflikoçhisar prensesiyim.."

Belli ki toplum olarak Prenses Diana'nın şokunu hala atlatamadık.. Kızlarımız Diana'dan boşalan kadroyu doldurma derdine düştüler..

***

Sevgili için yapılan benzetmelere bakarak çıkardığım bir sonuç daha var. O da erkeklerin çok iyi niyetli olduğu.. Yaptıkları benzetmeye göre en çekilmez kızlara bile o kadar sevgiyle yaklaşıyorlar ki..

Mesela Sinan adlı bir delikanlı sevdiği için gazeteye şu ilanı vermiş: "Mıymıyım, seni ölene kadar seveceğim.."

Burada "Mıymıyım.." benzetmesine dikkatinizi çekerim.. Kızın hem burnundan hem de çok yavaş konuştuğu anlaşılıyor.. Yani konuşma niyetiyle eyleme geçtiğinde "mıy mıy" sesleri çıkarıyor..

Ve erkek bu sesten o kadar etkilenmiş ki ölene kadar dinlemeye kararlı..

Veya oğlan mazoşist.. Veya bu dünyada affedilmeyecek bir suç işledi ve vicdan azabından kurtulmak için kendisini ölene kadar cezalandırmaya karar verdi.. Delikanlı için "iyi niyeti" demek istiyorum..

Lakin bu "Mıy mıy" sevgiliye duyulan hayranlık "iyi niyeti" de aşıyor, bence 0-5 yaş arası zeka gurubunun özelliklerine giriyor..

Son bir ihtimal daha olabilir.. Gerçi yazmayacaktım ama dayanamadım.. Haydi onu da söyleyeyim.. Oğlan "Mıy mıy" sesinden tahrikleniyor..

Mesaja gel mesaja..

Arada bir tarafların uyum içinde olduklarını gösteren mesajlar da yok değil.. Mesela bir gazeteye verilen sevgi ilanları arasında okudum.. Bu kez kız oğlana göndermiş..

"Adem Pilav'a" diye başlıyor mesajı..

"Güneş yoksa da üşümekmiş sevmek.. Dışarda yaprak oynamazken fırtınalar kopmasıymış içimde.. Bakarken görmemek.." imza: "Fatoş K."

Soyadı "Pilav" olan bir erkeğe aşık olmak "Fatoş K."nın aşka gerçekten inandığını gösteriyor.. Ya da sağlıklı beslenme merakını..

Soyadını yazmamış.. Ancak (K nokta) deyip bırakmış..

Buradaki (K nokta) eğer (Kurufasulya)'nın (K)'sı ise yarattıkları sevgide muhteşem bir uyum var demektir.. Olaya sadece (Kurufasulya ve işbirlikçisi pilav) kalıplarında bakmayın..

Mesajın başında yer alan "Güneş yoksa da üşümekmiş sevmek.." sözcükleri pilavın ısıtılmadan da yeneceğini yani (Fatoş K.)'nın Adem Pilva'ı her koşulda seveceğini ifade ediyor..

Mesajın sonundaki "Dışarda yaprak oynamazken fırtınalar kopmasıymış içimde.." sözcükleri ise (K nokta)'dan sevgiliye anlamlı bir çağrı olarak anlaşılmalı..

Kız belli ki evde değilse bile ocağın üzerinde kalmış ve "Beni biran önce babamdan istet.. Yoksa dibim tutacak.." demeye getiriyor..

Okurken çok hislendim..

***

Okuduğum mesajlar içinde beni duygulandıran bir tane daha vardı.. Dr. Murat'ın sevgilisi Açelya'ya hitaben yazdığı mesaj.. Genç doktor sevgiyi gelecek için bir yatırım olarak görüyor..

O yüzden de "Seni saklayıp, süresiz seveceğim.." demiş.. Mesajda kızı derin dondurucuya nasıl sığrıracağına dair bir açıklama yok..

İlan veren erkek aşıklardan kararsızları da var tabi.. For example, önceki gün Hürriyet'e ilan veren İbrahim Çene kardeşimiz..

"Asuman, Bengü, Müge.." diye başlayıp "Sizi daima büyüyen bir aşkla seveceğim.." diye bitirmiş..

Kuvvetli bir "Ohaaa!" sahyası çıkaracaktım, kendimi zor tuttum.. Bu nasıl bir aşk ilanıdır hay arkadaş!

Verdiğin ilanla bir evlilik müessesinin temelini mi atıyorsun yoksa konut kooperatifi mi kuruyorsun?

Haydi birinden birine karar veremedin, diyelim.. Bari aralarında penaltı atışı yaptır veya ne bileyim, coğrafyadan imtihan et!

Aynı muhitin üç kızına birden aşık olup "Soğan ektim üç evlek.. Dadandı hacı leylek.." hallerine düşen bu İbrahim Bey benim biraz kafamı karıştırdı.. Sakın ona uymayın..

Bu ilanlardan bakalım daha neler çıkacak?


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: webabla@yore.com.tr