kapat

SALI 16 ŞUBAT 1999

Cengiz Çandar (e-posta:ccandar@sabah.com.tr )

"Dünyanın en büyük demokrasisi"...

Bill Clinton'un rahatladıktan sonraki ilk mesajı galiba bizim toplantıya nasip oldu. Önceki gün, Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de 85 ülkeden gelen 400 dolayında katılımcıyla "Dünya Çapında Demokrasi Hareketi Kurmak için Küresel Konferans" başlığı altında başlıyan toplantıya gönderdiği mesajda şöyle diyor:

"Özgürlüğün, değişik kökenlerden insanların daha hoşgörülü ve kapsayıcı bir toplum kurmalarını sağlayan dünyanın en büyük demokrasisinin başkenti toplanmanız çok uygundur... Halk için demokrasiyi işletmek söz konusu olduğunda, hiçbir ülke bilgeliğin tekeline sahip değildir. Bu yüzden, oradaki toplantınız çok önemlidir."

"Demokrasi deneyi" açısından yaklaşıldığında, Hindistan, Clinton'un değerlendirmesi bir yana, Türkiye için son derece ilginç bir ülke olmalı. Hindistan'ın "dünyanın en büyük demokrasisi" sıfatına sahip olması gibi, Türkiye de, "İslam Dünyası'nın tek demokrasisi" sayılma sıfatıyla anılıyor. Her ülke de, "demokrasi" olarak kabul edilmekle kalmıyor; "laik demokrasi" oldukları özellikle vurgulanıyor.

Eğer, Emperyal İngiltere'nin kurduğu ve Yeni Delhi'nin merkezindeki Connaught Place ile havaalanı arasındaki mesafeyle yetinirseniz, Hindistan hakkında son derece aldatıcı bir izlenim edinirsiniz. Neyse ki, Yeni Delhi'yi tam kavramadan, Hindistan'a Benares'ten başladım. Benares ya da diğer ve Hindular tarafından kullanılan resm” adıyla Varanasi... Hinduların en kutsal şehri.

Benares'in dünyanın yaşayan en eski kenti olduğu kabul ediliyor. Hindu tanrılarının en önemlisi görülen Şiva'nın saç tellerinden doğduğuna inanılan, Himalayaların eteklerinden akmaya başlayan, kendisi de bir "tanrıça" sayılan Ganj'ın yanıbaşında, Hinduların hac yeri. Bir Hindu, hayatında hiç değilse bir kere oraya gelmeli.

Sabah güneş doğmadan, bir sandalla Ganj'da, her sabah tekrarlanan ibadeti izliyoruz. Binlerce kişi, ilâh” nehrin kıyısına inen merdivenlere yığılmış "ruhlarını arındırmak" için nehirde yıkanıyor; bazı yerlerde ölüler yakılıyor. Başlarında birkaç kişi, yakınlarının 5-6 saat sürecek yanmasını bekliyorlar. Daha sonra küllerini Ganj'a serpecekler.

Benares'te ölen, orada yakılan ve külleri Ganj'a atılanların "reenkarnasyon"dan kurtulacaklarına, yani "yeniden dünya gelmeleri"nin sona ereceğine, "ruhun sonsuz huzura kavuşacağına" inanılıyor. Bu vazgeçilmez ritüelin sabah gündoğarken yapılması, hem Tanrıça Ganj'da yıkanarak ruhu arındırmak, hem de Güneş Tanrısı'nın ilk ışıklarına tapınmak amacıyla yapılıyor. Cüzzam, çiçek, yılan sokması gibi sebeplerle ölenler, tanrılar onları cezalandırmış sayıldıkları ve "bir dahaki hayatlarında" günahlarından arınma fırsatı bulacakları düşüncesiyle, yakılmadan Ganj'ın sularına atılıyor. Dünyanın belki de en ilâh” nehri, belki de dünyanın en kirlenmiş nehri.

Kir kavramı, Hindularda farklı. Bu yüzden, milyonlarca insan, Benares'in dar sokaklarında izbelerde, yol kenarlarında, kutsal ineklerle, keçilerle, evlerin damlarından, Türkiye'nin izbe mahallelerindeki kedi bolluğunda bol, maymunlarla birarada ve tarif edilmez bir pislik ve yoksulluk içinde yaşıyorlar.

Hinduizm, çok tanrılı bir din ve Hindistan'ın yüzde 82'sini oluşturan Hinduların büyük kısmı çok dindar. The Hindustan Times gazetesinde Raghava R.Menon imzalı "Güvenli, Kendinden Emin bir Din" başlıklı bir makale okudum. "Hinduizm, peygamberleri ve Mesih'i olmadığı için, insanları inananlar ve inanmayanlar diye ikiyi ayırmak zorunda hiç kalmadı. Laiklik, Hinduizm için bir fedakârlık sayılmaz. Hoşgörülü filan da değildir. Kayıtsızdır.Kendine yettiği için, kendi dışında hiçbir şeyle ilgilenmez" diyor. Netice itibarıyla, kayıtsızlık ve binlerce yıldır aynı ritmde yaşamak, nüfusu 1 milyara yakın bu ülkenin temel özelliği gibi.

Hindistan'ın akıl almaz fakirliği ve moderniteye sırt çevirmesinin, ipuçları hissediliyor. "Laiklik" ve "demokrasi dikişi" burada tutar mı? Bu ülkenin kaderi, biraz da 21. Yüzyıl'ın nasıl biçimleneceğini ifade ettiği için de, bizleri yakından ilgilendiriyor.

Konu karışık. Devam edeceğiz...


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: webabla@yore.com.tr