kapat

SALI 16 ŞUBAT 1999

94 ile 98 farkı: Devalüasyon ve yüksek faiz

Yaklaşık iki aydır sizlerden ayrı kaldık. Yeni Yüzyıl'dan elveda diyemeden ayrıldık. Şimdi merhaba derken ekonomide ve finansal piyasalarda fazla değişen bir şey yok.

Durum tesbiti

Rusya'nın moratoryum ilanı ile genişleyen ve derinleşen küresel kriz, hız kesmesine karşılık Brezilya ile sürüyor.

Kriz hafifledi ama aşıldığına dair henüz netleşme yok. Çin ve ABD'den korkuluyor. Gelişmelere göre kriz keskinleşebilir de, yavaş bir iyileşme yoluna girebilir de.

Dünyadaki gelişmeler Türkiye'yi rahat dış kredi alınamaması ve olumsuz beklenti oluşturması şeklinde etkiliyor.

Türkiye'den yaklaşan seçimler ayrı bir siyasi belirsizlik kaynağı.

Yeni vergilerden dolayı bu yıl vergi ödeme mevsimi geçmiş yıllara göre daha zor geçecek.

İç ve dış borçları yeni yıldan itibaren başarı ile çevirmeye devam ediyoruz.

Faiz sorunu

Bugün de 2.3 milyar dolarlık bir iç borç itfası var. Bunun için Hazine iki ayrı ihale açarak asgari iki milyar dolar borçlanacak. İç borçları çevirmede bir sorununuz yok. Ama bunun bir bedeli var. O da reel yüksek faiz.

Bugünkü ihalede oluşacak faizler son ayların en düşük düzeyini işaret etse bile enflasyonu ikiye katlayacak. Faiz-enflasyon ve faiz-kur makası en yüksek düzeyinde.

İşte son ayların en hararetli tartışması, ya da ekonomide görünen en önemli sorun bu. Cumhurbaşkanı'ndan sanayicisine, sendikacısından bankacısına kadar faize isyan var.

Çünkü bu ölçüde reel faiz, tüketim kararlarını ertelettiriyor. Tüketim azalınca üretim de azalmak durumunda. Bu da ekonomik durgunluk, hatta devamında küçülme demek.

Yapısal sorun

Türkiye'nin ekonomideki yapısal sorunları dururken dünyada küresel krizden etkilenmemesi, fırtınadan nasibini almaması mümkün değildi. Nitekim öyle de oldu. Ancak bu etki, 94 krizinden çıkarılan dersin bir sonucu olarak da sınırlı kaldı.

Türkiye'nin bu krizde avantajı, 94 krizinin deneyimi sonucu devalüasyon yolunu tıkaması oldu. Çünkü devalüasyonun ekonomi için yüksek faizden daha yıkıcı, hatta zehirleyici olduğunu yaşayarak gördük. Üstelik yapısal sorunları çözmeden devalüasyon yapmak reel yüksek faizleri beraberinde getiriyor. Tıpkı 1994'te olduğu gibi.

Tercih kullanmak

Ekonomi bürokrasisi 98 krizinde döviz kurunu çok iyi kontrol etti. Ama ekonominin yapısal sorunları bu kez kendini yüksek faiz şeklinde gösterdi. 94 krizi, faize müdahale edildiği için devalüasyon ve bunun etkileri şeklinde ortaya çıkmıştı. Hem devalüasyona yol açmak hem de bunun devamı olarak yüksek faize mahküm olmaktansa sadece bir olumsuzluğa katlanmak tercih nedenidir. Önemli olan "kırk katır mı kırk satır mı?" konumuna gelmemekte, yüksek faizi doğuran yapısal sorunları çözmekte.

Sonuç - "Nedeni yok edin, sonuç ortadan kalkar"


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: webabla@yore.com.tr