kapat

SALI 26 OCAK 1999

Ali Kırca (e-posta:alikirca@sabah.com.tr )

Birisi tarihe geçecek!

Dün Yüksek Seçim Kurulu torbaya elini soktu...

Partilerin seçim pusulasındaki yerlerini, sıralarını belirledi.

18 Nisan'da seçmen de elini torbaya sokacak.

Partilerin Türkiye siyasetindeki yerlerini, ağırlıklarını belirleyecek.

Evet, aynen böyle olacak.

Eğer 18 Nisan'a kadar Türkiye'nin siyasi partileri, ikibinli yıllar için "Türkiye Projeleri"ni ortaya koymazlarsa seçim, kur'a çekiminden ibaret kalacak.

Bugün 26 Ocak...

Şunun şurasında seçimlere üç aydan az bir zaman kaldı.

Ve henüz biz, Türkiye'nin insanları, partileri birbirinden ayırt eden farkları bilmiyoruz.

Ülkenin önemli ve stratejik sorunları için tercihlerini bilmiyoruz.

19 Nisan sabahı, iktidar güneş ufuklarında ışıdığında, Türkiye insanının ikibinli yıllardaki kaderini çizecek kararlarının rotasını bimiyoruz.

Bilmeyince; "Fark" etmekte zorlanıyoruz, tercih etmekte zorlanıyoruz, karar vermekte zorlanıyoruz.

Kamuoyu araştırmalarında herkes "kararsız" oyların çokluğundan yakınıyorsa; bilinsin ki, kararsız olanlar seçenler değil, seçilenlerdir.

Seçilmeyi bekleyenlerdir.

Kararsızlık ondandır.

Kararsız olan onlardır.

* * *

"Kararsızlık keyfiyeti" o kadar açıktır ki; partiler bırakın Türkiye porjelerini, adaylarını bile belirlemekte ve açıklamakta zorlanıyorlar.

Temsili demokrasilerde adayların kimlikleri de elbette bir değer taşır.

Adayların kim oldukları önemli bir şeydir. Ama her şey değildir.

Daha önemli olan bireylerin omzunda siyaset ambarına taşınan "hamule"nin içeriğidir.

Çıkınınızın içindekilerdir.

Taşıyacak şeyinizin ne olduğu bilinmezse, elbette onu taşıtacak kişiyi ve kişileri bulmakta da zorlanırsınız.

* * *

Bugün 26 Ocak...

Şunun şurasında seçimlere üç aydan az bir zaman kaldı.

Siyasal partilerin, temel tercihlerini "acilen" açıklamaları gerekiyor.

Ama temel tercihlerini...

Artık, yol, liman, han, hamam, vaat ederek seçilme devri kapandı.

Türkiye "Bayındırlık ve iskan" sistemini, uzun yıllar ötesine dayanan porjelere bağladı.

Onlarla her alanda işin "mühendis"leri uğraşıyor zaten...

Gerekeni gerektiği zamanda yapıyor.

Siyasal partiler, dünyanın tüm gelişmiş ülkelerinde "demokrasi inşaatları"na katkılarına göre sıralanırlar.

Bu seçim, demokrasi projesine dair bir seçim olacaktır.

Daha özel ama çok daha yaşamsal bir soruna indirgeyerek vurgularsak, aslında bu seçim Güneydoğu'ya dair bir seçim olacaktır.

Partiler, acilen Güneydoğu sorununa ilişkin "Dev toplumsal, siyasal ve iktisadi" projelerini ilan etmelidir.

Onbinlerce insanın kanının dökülmesinden sorumlu çetebaşının tasfiye olduğu, hatta "yer yarılıp dibine gömüldüğü" bir ortamda, tarihi bir fırsat siyasal kadroların önünde duruyor.

İkibinli yıllarda Türkiye'nin demokratik, ekonomik, diplomatik geleceğini aydınlatacak o çözüme omuz verenler tarihe geçecektir.

Bu seçim, o seçimdir...

Dün Yüksek Seçim Kurulu, partilerin pusuladaki yerlerini kur'ayla belirledi.

Eğer, 18 Nisan seçimleri de kur'a çeker gibi yapılmayacaksa, seçecekler, partilerin Türkiye projelerini bilmek zorundadır.

Ancak o zaman seçim, "yüksek" seçim değerinde olacaktır.


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: webabla@yore.com.tr