SALI 26 OCAK 1999
CEZAYİR- Burası üç ayrı uygarlığın, üç ayrı düyanın birleştiği bir yer... Arap, Afrika ve Akdeniz uygarlıklarının.
Akdeniz'e 1200 km. sahil şeridi var.
İklim Antalya, Marmaris, Bodrum gibi.
13'ü uluslararası olmak üzere 31 havaalanı.
Herkes Fransızca biliyor.
Avrupa'nın neredeyse "Aşağı bahçesi."
Böylesine potansiyeli olan bir ülke neden böylesine fakir?
Ve neden kargaşa içinde?
Uçakta Demirel'e soruldu:
- Cezayir'in Türkiye'den... Türkiye'nin Cezayir'den... Alacağı ders var mı?
Demirel'in yanıtı:
- Tabii ki milletlerin birbirlerinden öğrenecekleri şeyler olabilir. Ama onların şartları ayrı, bizimki ayrı.
Soru "Laiklik... Din ve Siyaset" diye devam edince...
Demirel yine "şartlar" diye konuştu:
- Kendi şartları. Kendi iç meseleleri.
Atatürk, genç Cumhuriyet'i "Laiklik temeline" oturttu.
Cezayir bağımsızlık hareketinin önderleri ise din ile devlet işlerini birbirinden ayırmadılar.
Hatta dini, siyaset malzemesi yaptılar.
Sonuç ise ortada...
Bitmeyen kavga.
Oluk, oluk kan.
Atatürk, Cumhuriyet'i "Çağdaş hukuk temeline" oturttu.
Cezayir'i kuranlar ise "karma hukuk düzenine" yöneldiler.
Bu düzende kadın "ikinci sınıf insan."
Evlilikte...
Mal edinmede... mirasta...
Hatta mahkemede tanıklıkta...
Hep "erkeğin gerisinde."
Kadın uygarlıktır.
Toplumun yarısını, toplumsal yaşamdan dışlayan bir ülkeye uygar denilebilir mi?
Evet "ders" hayli çok.
Atatürk, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra, silah arkadaşlarına "iki yol" göstermişti.
- Ya askerliğe devam... ya da siyaset... yapın seçiminizi.
Atatürk, askerin siyasete bulaşmasını istemedi.
Cezayir'i kuranlara gelince...
Öyle bir partileşme modeli seçtiler ki...
Sanki "Ordunun siyasi kolu."
Bunun "acısı... sancısı... etkisi" hâlâ sürüyor.
Bugün yaşanan sorunlar "başlangıçtaki yanlışlardan" kaynaklanıyor.
Cezayir, bağımsızlığına kavuşunca "Afrika'nın liderliğine" soyunmuştu.
Üçüncü dünya ülkeleri için "model" görünümündeydi.
Ama kurucular "halktan kopunca..."
Demokratikleşmeyi "geciktirince... beceremeyince."
Din ile siyaseti "içiçe" hale getirince.
Kendi başlarını da derde sokmuşlar... (Kimi silahla öldürülmüş, kimi zehirlenerek)
Ülkelerinin de...
Mitinglerde slogan atılır...
"Türkiye Cezayir olmayacak" diye.
Bunu artık yapmayalım.
Cezayir'i incitmeye... rencide etmeye gerek yok.
Ayrıca...
Türkiye, Cezayir olmaz.
Zira büyük Atatürk, Cumhuriyet'i öyle sağlam temellere oturtmuş ki...
"Cennetten bir köşe" olabilecek Cezayir'in, sorunlar yumağına dönmüş halini gördük de...
Büyük Ata'nın önünde bir kez daha saygı ile eğildik.