kapat

SALI 26 OCAK 1999

Güngör Mengi (e-posta:gmengi@sabah.com.tr )

Katakulli seçim

Belediye başkanlarının iki turlu seçimle belirlenmesi için halâ fırsat bulunduğu iddiamızı Cumhurbaşkanı da destekledi.

Demirel "Bir belediye başkanı, halkın en az yarısının oyunu almalıdır. İki turlu seçim, partilerin toplumu parçalayıcı etkisini ortadan kaldırır" dedi..

Çok doğru..

Siyasi parçalanma, meclisten güçlü bir hükümetin çıkmasına izin vermiyor.

Aynı hastalık, kentleri de azınlıkların iktidarına, radikal partilere mahkum ediyor.

Yüzde 21-25 arası oy alan biri seçimi kazanıyor. Ama bu belediye başkanları genellikle halk çoğunluğunun asla o koltukta görmek istemediği partinin adayı oluyor.

Halbuki iki turlu seçim yapılsa, ilk turda oyların yarısını almayı başaramayan adaylardan en çok oy alan ikisi ikinci turda yarışacak, ilk turda elenen partilerin seçmenleri ikinci turda kendilerine yakın buldukları adayı destekleyeceklerdir.

Böylelikle "bölünmenin yarattığı kaza"nın getirdiği biri değil, halkın seçtiği kişi belediye başkanı olacaktır.

Hasis hesaplar..

Belediye başkanlarını gerçekten halka seçtiren bu sisteme, demokrasi sözünü ağzından düşürmeyen partiler karşı koyuyor.

ANAP ve DSP'nin meclisteki oyları bu konudaki yasa değişikliğine yetmiyor.

Laik partilerin uğursuz kavgalarından yararlanarak parsayı toplayan Fazilet elbette iki turlu seçimi istemeyecektir. Çünkü o zaman İstanbul ve Ankara dahil bir çok yerde Fazilet adaylarının belediye başkanlığı kazanması iyice zorlaşacaktır.

Peki DYP?.

Bu parti geçen yıl genel seçimlerin bile iki turlu yapılmasını savunuyordu. Şimdi demokrasiyi, kent iktidarlarını belirlemek için yapılacak seçimde bile istemiyor. Niçin?.

"Yasada değişiklik yapılırsa seçim iptal edilebilir"miş!. Yalan..

DYP, saray entrikalarının vaad ettiği çıkarlara millet iradesini feda etmenin hasis hesapları içindedir.

Al takke ver külâh

İzmir'de Fazilet ile DYP'nin işbirliği gündemde.. Anlaşma olursa Fazilet tabanı burada DYP adayı Özfatura'ya oy verecek, DYP de bu iyiliği (!) Karşıyaka, Konak ve Bornova gibi üç büyük ilçenin ikisinde Fazilet adaylarını destekleyerek ödeyecektir.

Seçmeni koyun gibi gören bu zihniyet, yaptığı yer seçimi ile cezasını da peşinen kesmiştir. İzmirli, halkı Kunta Kinte yerine koyan saygısızlığa ibretli bir ceza verecektir.

Fazilet-DYP hazırlığı, karşıt ittifakları tahrik edecektir. ANAP-DSP işbirliği de yalanlamalara rağmen olgunlaşıyor.

İzmir'de ANAP, İstanbul'da da DSP halâ belediye başkan adaylarını açıklamadılar.

Halkın belediye başkanlarını özgür iradeleriyle belirlemelerine imkân tanıyan bir seçim sistemi mevcutken bu katakullilere niçin mahkum ediliyoruz?

Millet iradesini bencil siyasetçilerin ipoteğinden kurtaramayacak mıyız?

Seçmediklerimiz tarafından değil, seçtiklerimiz tarafından yönetilen birer vatandaş olma hakkını kazanamayacak mıyız?

Kuzular gibi me'leyerek hayır!


© COPYRIGHT 1999 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: webabla@yore.com.tr