SALI 26 OCAK 1999

Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Hikmet Uluğbay ve Hazine Müsteşarı Yener Dinçmen, geçen hafta Standart and Poors'un Türkiye'nin görünüm notunu pozitiften durağana dönüştürmesi sonrası ve yarın başlayacak IMF görüşmeleri öncesinde ekonomide son durumu değerlendirdi. Uluğbay ve Dinçmen, Türkiye'nin iç ve dış borç ödemesinde bir sorun olmadığını vurguladı. Cari işlemlerin 1998'de fazla vereceğini belirten Uluğbay, şu açıklamaları yaptı:
* Türkiye'nin döviz rezervleri dış borç servisinde sorun yaratmayacak büyüklükte. İç borçların ödemesinde de bir sorun yok. Hiçbir sıkıntıya neden olmayacak şekilde bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ödenecek. Hazine en iyi şekilde iç borçları rollover etmeye çalışıyor.
* Bu yılın ilk 3 ayında reel sektörün sorunlarının çözümü için uygun bir ortam oluşacak. İç ve dış talepte canlama bekliyoruz. Bu yılın ilk 3 ayında çalışanlara nema ödemesi yapılacak. İki bayramın bu dönemde olması ve Hazine'nin diğer ödemeleri dikkate alınırsa piyasada bir talep artışı olacak. Ancak iç talebin canlı tutulması enflasyonla mücadeleyi zedelemeyecek şekilde yürütülecek. Eximbank'ın ihracata vereceği destek de dış talepte canlanmaya neden olacak.
* IMF ile görüşmelerde 1998 yılı sonuçları ve 1999 yılı programı değerlendirilecek. Şimdiden bir şey söylemek doğru değil. Kamuoyunda gereksiz beklentiler yaratılmamalı.
* Özelleştirmeler kaldığı yerden devam edecek. Özelleştirme Yüksek Kurulu en kısa zamanda toplanacak.
Yener Dinçmen de, Standard and Poors'un Türkiye'nin görünümünü pozitiften durağana dönüştürmesinin dış borçlanmayı etkilemeyeceğini vurguladı. "Dış borçlanmamızı bizim programımız ve performansımız etkiler" diyen Dinçmen, bu konuda 1998 yılının sonuçlarının olumlu olduğunu, faiz dışı fazlanın GSMH'ye oranının yüzde 4'ün üzerine çıktığını, enflasyonun yüzde 54'lere düşürüldüğünü belirtti. Reel sektörde dış konjonktürden kaynaklanan sorunlar olduğunu ve bunların da aşılabildiğini kaydeden Dinçmen, şöyle devam etti:
"Bizim güvencemiz hükümetin seçim ekonomisi uygulamayacağını, reformların yapılacağını, 1999 bütçesinin çıkarılacağını ve 1998'de olduğu gibi bu yıl da mali disiplinin sürdürüleceği yönündeki açıklamalarıdır, kararlılığıdır."
Dinçmen, ihracatın artırılması ve reel sektörün sorunlarının çözümüne yönelik olarak Dünya Bankası'ndan kredi sağlamak için görüşmelerin sürdürüğünü, uzun vadeli olan bu kredinin yakında sonuçlandırılacağını ve çok önemli katkıları olacağını bildirdi.
Ecevit hükümeti, IMF Türkiye Masası ile dış kaynak için pazarlık masasına oturmanın yanı sıra bu hafta Ekonomik ve Sosyal Konsey'i de toplantıya çağırarak, ekonomik durgunluğun aşılmasına ve siyasi istikrarın pekiştirilmesine ilişkin destek arayışını başlatacak.