SALI 19 OCAK 1999
Çok sayıda bürokrat milletvekili adayı olmak için görevinden istifa etti. İstifa listelerine bakınca bunların erkek isimlerinden oluştuğunu görüyorsunuz. Bunda şaşacak birşey yok çünkü üst düzey bürokratların da büyük çoğunluğu -tüm yönetim kadrolarının olduğu gibi- erkek... Partilere bakıyorsunuz, yeniden milletvekili seçilmek ümidiyle iyice "liderin kuzusu" olan yüzlerce "erkek" milletvekili sırada bekliyor.
DSP'nin oluşturduğu -tarihin en kusursuz hükümeti (!) olmalı ki en rahat güvenoyu alanı oldu- hükümete bakıyorsunuz, partide kadın milletvekili olmasına rağmen "kadından sorumlu" bakan bile erkek ve biz ter ter tepiniyoruz; "Bu seçimde meclisin en az üçte biri kadın olmalı.."
Görünüşe bakılırsa bu iş sadece kadın dernekleriyle falan olacak gibi değil. CHP'li kadınların dediği gibi "Yurttan sesler kadınlar korosu artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyor" istemesine de umursayan yok. Kadınların siyasete katılımının demokrasiden söz edilebilecek bir düzeye çıkabilmesi ancak bunun gerçekleşmesini isteyen herkesin, öncelikle her resmi kuruluş içindeki kadınların sesini mümkün olduğunca (ve şu andan başlayarak hemen) çıkarmasıyla olabilir.
O da "belki"..
Eğer kadınların siyasete eşit katılımını sağlamak konusunda ortam oluşmuş olsaydı DSP hükümetinde en olmayacak bakanlığa bir erkeğin getirilmesine en azından o partinin kadınları şiddetle karşı çıkarlardı. Onlar da "laci"lerini giyer ve erkekler gibi heyecanla beklerlerdi. Sonucu görünce isyan ederlerdi. Tekrar seçilmeme korkusuyla onların da nasıl "kuzu kuzu" sustuklarını gördünüz.
Siyasi hataları başka konu ama partiler içinde sadece CHP samimi olarak Türkiye'nin her bölgesinde kadınlarla ilgili ciddi araştırmalar, çalışmalar yaptı. Necef Uğurlu'nun bulduğu "Kadınlar olmadan asla" sloganıyla yola çıktı ve her bölgede kadınları uyardı, siyasete çağırdı. Aynı samimiyeti artık tüm partilerin göstermesi gerekiyor.
Ocak ayının ikinci yarısındayız ama bu sene yeni yıl kutlamaları Bayram tebrikleriyle birleşerek devam etti. Önce yeni yılımı ve Bayram'ımı kutlayan okurlarıma, dostlarıma, beni hatırlayan herkese, adıma bağış yapan, ağaç diken kuruluşlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyor ve gelen kartlar arasından seçtiğim esprili bir kutlamayı sizinle paylaşıyorum.
Kart Gift Ajans tarafından gönderilmiş. Ön yüzünde "Şansa yaşayanların ülkesinde" başlığıyla şu sözler var; Yeni yılda size sadece şans diliyoruz ve hayatınızı kolaylaştıracak bilgiler armağan ediyoruz. Hepsine ihtiyacınız olacak!"
Kapağı açıyorsunuz; "2000'e bir kala bize lüzumlu bilgiler;
* Minibüs şoförlerine karşı nazik olun! Daha uzun yaşarsınız.
* Sol şerit, kamyon ve tırlara aittir. Yol isteyip, görgüsüzlük yapmayın.
* Şerit değiştirirken sinyal vermeyin, bir salağa kimse yol vermez..
* Ambulanslara yol vermeyin, güçlü olan yaşasın!
* Komşu değil, ev alın! Komşu ölür, ev kalır.
* Türkiye'de "Kadın Hakları" vardır. Mesela, dayak!
* Çocuğunuzu döverken kafasına vurmayın, elleriniz acır.
* Spora ihtiyacınız yok. Televizyonu açıp, sinir cimnastiği yapın!
* İlla spor yapacaksanız, poligona gidin. Meslek sahibi olun!
* Adam olmamak, devlet sanatçısı olmaya engel değildir.
* Dans dersleri alın. Birisi ayaklarınıza kurşun sıktığında iki figür atarsınız.
* Kanunları bilin! Özellikle orman kanunlarını.
* Politikacıları örnek alın. Değişin ama asla gelişmeyin!
* Liderlere iyi bakın. Antika değerleri var.
* Arkadaşınızı iyi seçin. Devlet için kurşun atsın, kurşun yesin!
* Barda, yan masaya yanar dönerli salak meyvalar yollayın; havanız olsun.
* Kitap, kasetçilerde satılan bir yan üründür. Başka yerde aramayın.
Şaka bir yana,
Siz herşeye rağmen iyi olun, tertemiz kalın, dostluk kurun, sevin, sevilin.." diye devam ediyor.
Beni düşünerek verdiğiniz tüm emeklerin -aynı zamanda takdirlerinizin ifadesi olarak- gönderdiğiniz küçücük bir kartın bile mânevi değeri, verdiği haz çok büyük. Ben de hepinize çok mutlu bir yıl diliyor, mübarek Ramazan Bayramı'nızı kutluyorum.