SALI 19 OCAK 1999
Size, nasıl bir Bayramlık Yazı yazabilirim?
Kucaklaşmalar yok.
Artık ziyaretler yok.
Çalacağınız bir çok kapı açılmaz bile.
Çünkü Bayram gitmiş, tatil gelmiştir.
Bayram Tatili, en çok da kimlerin hakkı oldu, bilir misiniz? Ramazan'a antipati duyanların...
Kalabalık bir kesim bu.
Onlara göre...
11 ay'ın sultanı da ne demekmiş?
- Ramazan gitsin, Bayram gelsin.
Çünkü Bayram demek, tatil demek.
İstanbul caddelerine bakar mısınız? Bomboş.
Demek ki bize yanlış öğrettiler.
Komşuları ziyaret etmek, büyüklerin elini öpmek, küçüklere şefkatle yaklaşmak, dargın ve kırgın olduğumuz insanlarla barışmak... Herşeyden önce de aile bağlarımızı daha perçinlemek.
Vah vah vah.
Demek ki, bize, sahiden yanlış öğrettiler.
Cebimize şekerleri doldurup, elimizden tutup, bizi lunaparklara, atlı karıncalara niye götürdüler acaba?
Ne işimiz vardı cambazhanelerde? İpin üzerindeki canbaz, tüm hünerlerini gösterirken, yerde ben de yaparım diye bağıran o palyaço, acaba şimdi yaşıyor mu?
Bütün bunları yazarken, doğrusu korkuyorum:
- Acaba bana gerici derler mi?
İşte bütün mesele burada.
İlerici olmak için gelenekleri terkeden, ilk toplumuz.
Değseydi bâri.
Keşke ilerici olabilseydik.
Biz Batılı değil, Batıcı olduk.
Hiçbir Batılı, geleneklerini kaybetmez. Ancak bizim gibi Batıcılar kaybeder.
Sırf dini değil, milli bayramları da bıraktık... Onlar da tatil sınıfına girdi.
23 Nisan... 19 Mayıs... 30 Ağustos... 29 Ekim...
Biz bu heyecanlarla büyümüş nesilleriz.
Büyük Taarruzu, yüreğimizde hissederek bir gece önceden cici pabuçlarımızı, ütülü pantolonlarımızı başucumuza koyar, sabahı zor ederdik...
Türk Askerleri rap rap rap diye geçerken, baba, büyüyünce subay olacağım diyen çocuklar, halâ aynı kaldırımlarda, babalarıyla eleledirler inşallah.
Kimimiz büyüdük, okuduk ama, demokrasi aşkımızı Asker düşmanlığı'yla karıştırdık. Yâni, Askeri Rejim'le Silâhlı Kuvvetleri halâ ayıramayan yobazlar var içimizde.
Onlar, 18 Mart'ta hiç heyecanlanmazlar.
Şimdi bunları yazarken korkuyorum:
- Acaba bana milliyetçi mi derler.
İşte bütün mesele burada.
Aydın gözükme uğruna milli ve her türlü değerlerini terkedenlerle tartışmak, ne büyük ızdırap yarabbi...
..........
Atatürk yaşasaydı, bugün Ramazan Bayramında kuyruğa girip, elini öpmeye gider miydik acaba?
Yoksa laikliğimiz buna mani mi olurdu?
İşte size Bayramlık bir yazı.
Kutlu olsun.