SALI 19 OCAK 1999
Bebek katilinin Roma tatili bitti. Katil, İtalya'ya giderken hayal ettiği sonuçları alamadı ve onun için Avrupa defteri kapandı.
Apo davet üzerine 12 Kasım'da Roma'ya giderken bu ülkeden siyasi sığınma hakkı elde edeceğini bekliyordu.
Başbakan D'Alema kendi halkına ve uluslararası topluma direnemedi.
Sonunda bebek katiline şu anda adı kesinleşmemiş olan bir ülkeden can güvenliği ile ilgili garantiyi satın aldı.
Ve ondan kurtuldu.. Ama Türkiye'yi kaybetti, İtalya'yı rezil etti. Eski bir komünist olarak kazancı (!) sadece budur..
D'Alema'ya rağmen Apo'ya siyasi sığınma hakkı verilmemesi ve Apo'dan çok Türkiye'yi yargılayacak bir uyduruk mahkemenin kurulmasına imkân tanınmaması, bizim için diplomatik bir başarıdır.
Bu sonuca Amerika'nın baskıları kadar Roma'ya "bağımsızlık savaşçısı" maskesi ile inen Apo'nun 65 günde kendini deşifre etmesi de katkı sağlamıştır.
Avrupa medyasının gündemine oturmakla Apo, gerçekte Kürtleri de çocuk, kadın, ihtiyar ayırmadan öldüren, eroin kaçakçılığı ile Avrupa gençliğini zehirleyen, içerde ve dışarda Kürt asıllı çocukları kaçırarak onları katil olarak yetiştiren vahşi bir zorba ve katliam suçlusu olduğunu ele vermiştir.
İtalya macerası PKK'nın siyasi değil kriminal bir vaka olduğunun Avrupa'da anlaşılmasına yardım ettiği için hayırlı olmuştur.
Askeri alanda yenilen PKK'nın siyasallaştırılması hayalleri de böylece geriletilmiştir.
Sırtlan belli ki artık Avrupa'da korumalı bir "bahçe" bulamayacak ve büyük ihtimalle Afrika'daki safari parklarından birinde yaşamaya razı olacak.
Ama çıktığı yolun sonu göründü..
Döktüğü onbinlerce insanın kanı, milyonlarca insanın ahı peşindedir. Dünyanın hiç bir yerinde kâbus görmeden iki saat uyuyabileceği bir ini hak etmiyor.
Ama onun sebep olduğu yaraları kapatmak zaman alacaktır.
Türkiye'den koparmak istediği bölgeyi devletin şefkatli ve sevgi dolu cömertliği ile kucaklaması, bu zamanı kısaltacaktır.
Artık bu borcumuza yoğunlaşalım!
Bugünkü manşetimiz ürpertici ve ümit kırıcı.. Ama gerçeklerle yüzleşmekten bayramda bile kaçamayız.
Eroin ve arazi kavgası iki cinayetle bitiyor.
"Baba" 3 polise 80 milyar rüşvet verip cinayetleri üstlenecek 3 de sahte suçlu göndererek dosyayı kapattırıyor..
Olay, geçen ay Emniyet'te intihar eden Hüseyin Uzun'un itirafları sayesinde aydınlandı. Emniyet şu an içindeki çürükleri temizliyor..
Rüşvetin çirkef hale getirdiği bir zeminde bayram sevinci yaşamak mümkün değil.
Yine de ümit beslememize yetecek kadar sebep var. Rüşvet Türkiye'de katilleri bile kurtarabiliyor ama polis örgütü halâ kendini savunmayı biliyor.
Ne zamana kadar; bu bilinmiyor..
Çünkü "Temiz Eller" operasyonu başlatacak yargı reformunu engelleyen siyasetçiler ümit etme hakkımızı bile bize çok görüyorlar.
Daha güzel, daha güvenli bayramlara ulaşmak dileğiyle hepinizin Ramazan Bayramı'nı kutlarım.