SALI 19 OCAK 1999

TEMEL EKEN-HALİL BİLEK (SHA)
Doğduğunda herkesi sevince boğmuştu. Evin hayat ve mutluluk kaynağı olmuştu. Bu yüzden de ailesi adını "Cansu" koydu. Güzel günler çabuk geçti. Minik kız, 4 yaşına geldiğinde ilik kanserinin pençesine düştü. Cansu'nun cansuyu, gün geçtikçe azalıyordu; vücudu kan üretmiyordu.
Ama, küçücük bedeniyle meydan okudu hastalığa. Her gün aşındırdığı hastane kapıları yıldırmadı Minik Cansu'yu. Okula başladı. Hastalığıyla üzdüğü ailesini, aldığı "pekiyi"lerle sevindirdi.
İlk önceleri, niçin her gün hastaneye gittiğini anlayamıyordu 7 yaşındaki Cansu. Sonra öğrendi, çok hastaydı. Ama, hastalığının ne derece tehlikeli olduğunu, annesinin yüzüne her baktığında ağlamaklı olmasından anlamıştı. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Hematoloji Servisi'nin tüm personeli tanıyordu 3 yıldan beri ilik kanseri olan Cansu'yu. Çok sevdikleri küçük kız ile onu tedavi ettirmek için para bulmaya çalışan annesiyle babasını gördükleri zaman yürekleri sızlıyordu.
Baktı ki herkes hastalığı yüzünden çok üzülüyor; küçük Cansu karar verdi kendince. Şimdiye kadar onun yüzünden acı çeken annesini, babasını mutlu edecekti. Hastalığının ölümcül olduğunu bile bile okula başlamak istedi. Okuyacaktı ve kendisini tedavi eden ablaları, abileri gibi doktor olacaktı. Gündoğdu Ailesi, korktu önce. Hastalığın kavurduğu vücudu, okulda iyice yorgun düşecekti Cansu'nun. Ama ısrarlarına karşı koyamadılar. Belki de son isteğini yerine getirmek istediler.
Böylece Gazi İlköğretim Okulu 1-A sınıfına kayıt yaptırıldı. Cansu, okulunu aksatmamak için elinden geleni yapıyordu. Kısa zamanda arkadaşlarının ve öğretmeninin gözdesi olmuştu. Aklında tek şey vardı: Mükemmel bir karneyle ailesini sevindirmek, kendisine baktıkça gözyaşıyla dolan gözlerinin içini güldürmek...
Azmi sayesinde hayalini gerçekleştirmeye çok yaklaşan küçük kız, bütün derslerinden en yüksek notları aldı. Sınıfta okuma yazmayı öğrenen ilk o oldu. Ama, kader izin vermedi Cansu'ya. Okulların kapanmasına 5 gün kala rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Doktorların tüm çabaları, minik yüreğin ölüme yenik düşmesine engel olamadı. Ölüm haberi, ailesini yıktı. Oysa uzun zamandır Cansu'yu Amerika'da tedavi ettirmek için para biriktirmeye çalışıyorlardı. Evlerini, arabalarını satmışlardı. Ama başaramamışlardı. Gitmişti Cansu...
Cansu Gündoğdu'nun okul arkadaşları ve öğretmeni de perişan oldu. Ama herkesin söylemek istediğini öğretmeni Fatma Saygın, karnesine yazıverdi: "Sevgili Cansu. Bugün karneni imzaladım. İlahi takdir ki, karneni almadan aramızdan ayrıldın. Hâlâ kalbimizdesin. Nur içinde uyu."