PAZARTESİ 11 OCAK 1999

Bahçelievler katliamı hükümlüsü, Abdullah Çatlı'nın yakın arkadaşı Haluk Kırcı'nın Erzurum'daki eşi Vesile takibe alındı. Kırcı, Pendik Kurtköy'de eşiyle buluştuğu evde yakalandı
SERDAR CANIPEK (SHA)
SEVGİ YAZICI
SAYGI ÖZTÜRK
Haluk Kırcı... 1978'de 7 kişinin öldürüldüğü Bahçelievler katliamından yargılanıp hüküm giydi. İdam cezasına çarptırıldıktan sonra "yanlışlıkla" salıverildi. 1996'da yakalandı ancak Emniyet Müdürlüğü'nden kaçmayı başardı. Kırcı'nın adı Susurluk iddiaları başta olmak üzere birçok olayda geçti. Uzun süredir Kırcı'nın peşinde olan İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Kırcı'nın izine geçen hafta ulaştı. Eski Doğu Bloku ülkelerinde olduğu sanılan Kırcı'nın, İstanbul'da eşiyle buluşacağı saptandı. Bunun üzerine, Kırcı'nın Erzurum'daki eşi Vesile takibe alındı.
Daha önce eşi ya da sevgilisi aracılığıyla yakalanan Alaattin Çakıcı, Kürşat Yılmaz Kasım Gençyılmaz ve Özal Baysal için uygulunan taktik Haluk Kırcı için de uygulanacaktı.
Erzurum'dan üç gün önce ayrılan Vesile, kocasının arkadaşı Mustafa Bünyamin Adanalı'nın Pendik'teki evine yerleşti. Kırcı'nın önceki gece eve geldiğini tespit eden İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat, Terörle Mücadele ve Organize Suçlar şubeleri, saat 01.30'da eve baskın düzenledi.
Sedat Fidan" sahte kimliğini kullanan Haluk Kırcı, kızlık soyadını kullanan eşi Vesili Erzincanlı, arkadaşı Bünyamin Adanalı ve bu kişinin eşi Sibel Adanalı gözaltına alındı.
Bünyamin Adanalı'nın, Haluk Kırcı'nın 7 kez idam cezasına çarptırıldığı Bahçelievler katliamıyla ilgili olarak gıyabi yargılanırken 1995'te yakalandığı ve hakkında beraat kararı verildiği öğrenildi. Bu beraat kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nce "hakkında mahkumiyet kararı verilmesi" gerekçesiyle bozulan Adanalı'nın dosyası, bu karar üzerine Abdullah Çatlı'nın da aralarında bulunduğu 4 sanıklı "Bahçelievler Katliamı Davası" ile birleştirilmişti.
Sorguya alınan Kırcı, yurtdışına çıkmadığını, Erzurum'da saklandığını söyledi. Ancak yetkililer, Kırcı'nın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını, Türki cumhuriyetlerin yanı sıra Romanya, Ukrayna ve Macaristan'a da gittiği yolunda, bu ülke polislerinin verdiği bilgiler olduğunu söylediler.
Kırcı'nın sorgusu sürerken, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden de 4 gün daha ek gözetim süresi alındı. Kırcı'nın sorgusu 14 Ocak'a kadar sürecek.
İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir, Kırcı'nın kaldığı yerin İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne bağlı ekiplerce tespit edildiğini belirterek, Kırcı'nın yakalandığı evde bulunan çocuklara dokunulmadığını söyledi. Özdemir, Kırcı'nın üzerinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığını da açıkladı.
Kırcı'nın yakalandığını resmi olarak ilk Emniyet Genel Müdürü Necati Bilican duyurdu. Bilican, şunları söyledi: "Polisimizin görevi, kanunsuz işler içinde olanları yakalayıp adalet önüne çıkarmak, suçun işlenmesine mani olmaktır. Buna rağmen suç işleyenler oluyor. Bunlar toplumu ağır şekilde zarara uğratıyor. Türk polisi, günü gününe bunları takip ediyor. Bu takibin ve suç işleyenlerin yakalanmasının son zamanlarda çok başarılı şekilde gerçekleştirilmesinin mutluluğunu taşıyorum. Milletimize karşı görevimizi tam manasıyla yapıyoruz diye mutluyuz. Bu işi en iyi şekilde yapma noktasına gelmiş bulunuyoruz."Kırcı operasyonunu yapan güvenlik görevlilerini de kutlayan Bilican, "Suç işleyenlerden hesabı sorulacak, bu tempo aynen devam edecek" dedi.
Aktaş: Yanlarına kalmaz
İçişleri Bakanı Kutlu Aktaş, ise Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Salonu'nda düzenlenen, "İdareciler Günü" toplantısına katılımında gazetecilerin konuya ilişkin sorularını yanıtladı."Kırcı'nın Azerbaycan'dan geldiği yönünde bilgiler var. Bu doğru mu?" sorusu üzerine Aktaş, "Pendik'te yakalandı. Şu anda verilecek bilgi bu kadar. Soruşturması, sorgulaması devam ediyor" dedi.Kutlu Aktaş, Kırcı'nın, Ankara'ya getirilip getirilmeyeceği sorusuna ise şu karşılığı verdi: "Onları hiç bilemem. Bundan sonra adli safha başlar artık. Doğrudan doğruya iş savcının insiyatifinde. Biliyorsunuz mahkumiyetleri var, yakalaması var. 36 seneye yakın da mahkumiyeti varmış. Şunu tekrar söylüyorum: Türkiye Cumhuriyeti Devleti büyüktür, şahıslar hiç önemli değildir. Ahmet gider, Mehmet gelir, ama bu devlet yürür ve suçluların yaptıkları yanına kalmaz. Bundan sonra da devam eder bu işler."Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel de firari Kırcı'nın yakalanmasını değerlendirirken, "Memnun oldum yakalanmış olmasından. Devletin elinden kimse kurtulmaz" dedi.