kapat

CUMARTESİ 26 ARALIK 1998

Emniyette deprem

Hüseyin Uzun'un poliste verdiği ifade Emniyette bomba gibi patladı. Aralarında Ferruh Tankuş'un da bulunduğu üst düzey polis yetkilileri "rüşvet çetesi" kurmakla suçlanıyor

Polisin uzun süredir peşinde olduğu uyuşturucu kaçakçısı Hüseyin Uzun'un İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde yaptığı itiraflar Emniyet Genel Müdürlüğü'nde bomba etkisi yaptı. Uyuşturucu kaçakçısı oldukları ileri sürülen Sarıtaş kardeşlerin katili olduğu gerekçesiyle aranırken yakalanan Hüseyin Uzun'un verdiği ifadeler Emniyet Teşkilatı'nı karıştırdı. Uzun'un anlattıkları Emniyet Teşkilatı içinde bir "rüşvet çetesi"ni ortaya çıkardı.

Uzun ifadesinde, aralarında İstanbul Narkotik Şube eski Müdürü Ferruh Tankuş'un da bulunduğu bir grup polis müdürünün uyuşturucu kaçakçıları ile ortak çalıştıklarını, yapılacak operasyonları önceden haber verdiklerini ileri sürdü. Uzun'un verdiği isimler arasında Emniyet Genel Müdürlüğü'nden bazı polis müdürlerinin de bulunması üzerine İstihbarat Daire Başkanı Sabri Uzun ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Emin Aslan İstanbul'a gelerek Uzun'un itiraflarını tek tek dinlediler.

İfadeyi savcıya verdi

Müfettişler, Uzun'un bizzat DGM savcısı tarafından dinlenilmesi gerektiğini söyleyince, savcı Engin Baltacı geceyarısı emniyete davet edildi. Hüseyin Uzun, DGM savcısına verdiği ifadesinde, bir grup emniyet müdürünün kaçakçılık şebekelerinden milyonlarca dolar tahsil ettiklerini ve parayı aralarında paylaştıklarını ileri sürdü. Ferruh Tankuş'un Silivri'de bir ev satın almak için uyuşturucu kaçakçısı Kemal Sarıtaş'tan bir defada 100 bin mark aldığını ileri süren Uzun, tahsil edilen paranın zamanla 2 milyon marka ulaştığını söyledi.

Engin Baltacı'nın talimatı ile uyuşturucu ve cinayet şebekesine karışanlar tek tek gözaltına alınmaya başlandı. Yapılan operasyon çerçevesinde İstanbul eski narkotik müdürünün eski şöförü Mehmet Yavuz da gözaltına alındı. Olaylara adı karışan emniyet müdürlerinin malvarlığı beyannameleri de incelemeye alındı.

Operasyon nasıl başladı?

"Rüşvet operasyonu", geçtiğimiz Temmuz ve Ağustos ayılarında peşpeşe öldürülen Hüseyin Baybaşin'in Türkiye'deki bağlantıları olan Kemal ve Cemal Sarıtaş kardeşlerin öldürülmesiyle ilgili olarak aranan Hüseyin Uzun'un öldürülme korkusuyla polise teslim olmasıyla başladı.

Uzun, itiraflarında şunları söyledi: "Tankuş atandıktan sonra Kemal Sarıtaş'ın evine davet edildi. Burada kendisine kapıyı Genel Müdürlük personelinden K.D. isimli şube müdürü açtı. Ferruh Tankuş ile Kemal Sarıtaş burada tanıştırıldı. O gün orada kendisine 250 bin mark para verildi. Bu para peyder pey 2 milyon marka tamamlandı. Diğer taksitleri Tankuş kendisi bizzat gelerek Kemal Sarıtaş'tan aldı. Bu para bazı müdürlere gönderildi. K.D.'ye bu işe aracılık ettiği için son model bir oto alındı. K.D. de Ferruh Tankuş'un bir ev almak istediğini fakat parasının yetmediğini söyledi. Bunun üzerine Kemal Sarıtaş 100 bin mark çıkarıp Tankuş'a verdi ve bu parayla Silivri'de bulunan yazlığını satın aldı."

Korkmaz'la işbirliği

Uzun itiraflarında, Ferruh Tankuş'un 6 yıldır aranan ve Büyükçekmece polisinin yakaladığı "Hacı Asa" isimli Pakistanlı bir kaçakçıyı 1.5 milyon dolar karşılığında işlem yapmadan şubeden gönderdiğini de iddia etti.

Bir uyuşturucu alışverişi sırasında Bora Barış Güler'i tabanca ile öldüren Azmi Deliktaş'ın cezaevinde vurdurulması olayı da Tankuş'a yönelik suçlamalar arasında yer alıyor. Edinilen bilgilere göre, Bora Barış Güler'in öldürülmesinde görevini ihmal ettiği iddiasıyla hakkında soruşturma sürdürülen Tankuş, Azmi Deliktaş gibi bir polis katilinin devletin ekmeğini yemesinden dolayı duyduğu rahatsızlığı dile getirerek 'cezalandırılması' için Ayvaz Korkmaz'dan ricacı oldu.

Ayvaz Korkmaz da daha önce Hacı Asa'nın kaçırılması olayını üstlenen ve bu suçtan halen cezaevinde tutuklu olarak bulunan Nazmi Derin'i görevlendirdi. Nazmi Derin, görüş esnasında Komiser Güler'in katili Azmi Deliktaş'ı tabancayla başından vurdu. Fakat Azmi Deliktaş kafasından aldığı kurşun yaralarına rağmen ölmedi.

Eşi de suçladı

Uzun'un verdiği bu ifadeler doğrultusunda opeasyon başlatılırken, Kemal Sarıtaş'ın karısı Gönül Sarıtaş da Aydın'dan İstanbul'a gelerek Organize Suçlar Şubesi'nde ifade verdi. Kocasının bir uyuşturucu kaçakçısı olduğunu kabul eden Gönül Sarıtaş, kocasından bizzat kendi evlerinde yüzbinlerce dolar ve mark alarak yapılan kaçakçılığa göz yumulduğunu, kendisinin yanında birçok emniyet müdürüne rüşvet verildiğini ve bu emniyet müdürlerini göstereceğini söyledi. Akşam saatlerine kadar ifade veren Sarıtaş'ın rüşvet alanların isimlerini verdiği ve bazılarını da resimlerinden teşhis ettiği öğrenildi.

İHSAN DEMİR-SERDAR CANİPEK


© COPYRIGHT 1998 MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. (Her hakkı saklıdır)
Yorum ve önerileriniz için: editor@sabah.com.tr