PERŞEMBE 10 ARALIK 1998
Meclis'e gidiyorduk... Bülent Ecevit ile Prof. Çiller'in görüşmesini izlemeye. TOBB Başkanı Fuat Miras sordu:
- Nereye?
- Meclis'e.
Bir milyon üyeyi temsil eden Fuat Miras "Söyle onlara" dedi:
- Son bir ayda ikiyüzbinden fazla işçi çıkarıldı. Söyle Meclis'tekilere.
Fuat Bey devam etti:
- Gaziantep, Diyarbakır, Denizli, Adana çok zorda. İşletmeler kapanıyor. Madem Meclis'e gidiyorsun, söyle.
"Olur" dedik, yürüdük.
Miras "Dur, dur" dedi:
- Daha bitmedi. Trakya'dan "yanık kokuları" geliyor. Trakya'da ekonomi göçüyor. Meclis'tekilerin haberi olsun.
Ülkenin gündemi ile Ankara'nın gündemi arasındaki makas giderek açılıyor.
"Gerçek gündem" ekonomi...
İşsizlik, fukaralık, ekmek.
"Yapay gündeme" gelince...
Ya Sibel Can'ın "kaset davası" ya da bitmek bilmeyen "iktidar kavgası."
- Sayın Recai Kutan, şimdi ne olacak?
- Sayın Ecevit en kısa zamanda Çankaya'ya çıksın, görevi iade etsin.
- Sonra?
- Sayın Cumhurbaşkanı, liderleri toplasın. Bir arada durumu konuşalım.
Demirel'in toplamasına gerek kalmasa...
Liderler "kendi aralarında" toplansalar...
Olmaz mı?
Kutan:
- Bunu düşünüyorum. "Birinci partinin" başkanı olarak böyle bir davette bulunmayı planlıyorum. Toplanalım. Aramızda "bir isim" belirleyelim. Ve Çankaya'ya diyelim ki "efendim, bu şahsa görev verin. Hükümeti kursun."
Recai Kutan "bloklaşmayı" eleştiriyor.
"ANAP-DSP" bloklaşmasını.
Ve diyor ki "Bu bloklaşma hükümet işinin çözümünü güçleştiriyor."
Soru:
- Fazilet Partisi ile DYP de bir "bloklaşma görüntüsü" vermiyorlar mı?
Kutan:
- Meseleye blok olarak bakma... Ama DYP ile müştereklerimiz olduğu da bir gerçek.
- Hangi müşterekler?
- Birlikte hükümet kurduk... Birlikte "aynı muameleye" maruz kaldık.
Bu "müşterekler" seçimde birlikteliği gündeme getirir mi?
Recai Kutan:
- Müzakereye açığız.
- Sayın Nahit Menteşe "sizin pencereden" ne görünüyor?
- Sayın Ecevit görevi iade eder. Gerisini ondan sonra konuşalım.
- İadeden sonra ne olur?
- Baba'ya bağlı.
- Baba ne yapar?
- Baba liderleri biraraya getirir mi? Yoksa "teamülü mü" uygular? Bilemiyorum. Bekleyelim, görelim.
DYP yönetiminden Rıza Akçalı'ya gelince...
"Söylem" eski söylem.
Yani "geniş taban."
Akçalı'ya göre bütün modellerde "kilit parti" DYP.
Neden mi?
Rıza Bey:
- Sayın Ecevit hükümet konusunun "iki eksende odaklandığını" söylüyor. Ve her iki eksende de DYP var... Yani DYP "eksenlerin kesişme noktası."
"Sonuç" diyoruz:
- Sonunda ne olacak Sayın Akçalı?
Modeller "dayatma olarak" gelmesin. DSP-DYP-ANAP modeli "dayatma gibi" sunuldu. Ve tutmadı.
Meclis'ten çıktık...
Baktık, Fuat Miras arıyor.
Ve soruyor:
- Söyledin mi?
- Hayır... Meclis toplanamadı zaten.
- Ne yap, yap, söyle... Şunu da ekle... Vatandaş diyor ki "Böyle giderse hiçbirine oy vermeyeceğim."
Gerçekten, sokaktaki vatandaş burnundan soluyor.
Ama kimin umurunda...