PERŞEMBE 10 ARALIK 1998
Sağlam kurumlar, hükümetsizliğe rağmen pekalâ işliyor.
Meselâ Polis... Sürekli iz sürüyor. Kanun kaçaklarını yakalıyor... Hükümetsizlik o'nu ilgilendirmiyor.
Ekonomik kriz sahiden varsa, herhalde hükümet gitti diye değil... Herşey 10 günde mi battı?
Kaldı ki Dünya Bankası'nın raporu, hiç de fena değil... Genel karnemizde iyileşme var. Bu süreç, taa 1983'ten beri devam ediyor.
Duraklamalara rağmen.
Demirel'in meşhur lâfıdır.
Kızdığı zaman der ki:
- Dönmek ister misiniz 79 Kasımı'na?
Ne var 79 Kasımı'nda?
Bilenler bilmeyenlere anlatsın:
Kuyruk var. Kıtlık var. Yokluk var...
Kim dönmek ister 79 Kasımı'na? Arabaya koyacak benzin olmadığı, traktörlerin çürümeye terkedildiği, sigara kaçakçılarının fink attığı, kapkara bir devreydi o.
Türkiye bunları hatırlamıyor.
1980'de 24 Ocak tedbirleri alınmasaydı, askeri araçlar bile yakıtsız kalırdı ki, 12 Eyül Harekâtı bile yapılamazdı.
Kendi dövizini kendin bul günlerinden bugünkü yapıya gelmiş bir Türkiye, dönüp arasıra arkaya bakmalıdır. Önce şükretmesini öğrenmelidir.
20 yıl bile geçmemiş.
Sorun konuya komşuya:
- Dönmek ister misiniz 79 Kasımı'na?
Gerçi siyaset, o yıllara dönmüştür.
Baş'aktörler dahil, figüranlar aynıdır.
Partilerarası inatlaşma, kin, nefret ve husumet, tıpatıp 79 Kasımı'ndaki gibidir.
Üslup bile değişmemiş.
Teslimiyetçi aydınlar, seçkinci siviller, daha da şişmanlamış, semizlenmiş. Ben varsam demokrasi vardır, benden sonrası ise zaten tufandır mantığı, daha da perçinlenmiş.
Ama bu arada bereket, hür teşebbüs öyle bir yol almış ki, siyaseti sollayıp geçmiş... İşte... Türkiye'yi sırtında taşıyan sektörler, aman tılsım bozulmasın diye bu yüzden titiz davranıyor. Panik yok... Sadece potansiyel bir tehlike var. Herkes orayı işaret ediyor. Kimileri küçülmeye çalışıyor. Tekrar büyümek için... Kimileri topu durdurup tekrar düşünüyor.
Tük Ekonomisi -Ankara'ya rağmen- gafil avlanmayacak.
İstikrarlı, kudretli, kuvvetli bir hükümeti kim istemez?
Ama ne yapalım, kuramıyorlar.
95'tenberi bunlara yalvarıyoruz. Birleşin, anlaşın, kalıcı ilkeler getirin, reformları gerçekleştirin... Hayır... Hepsi yarım yamalak. Çünkü çiviler oynamış... Hep omurgasız hükümetler... Kaprislere bırakılmış sahte ortaklıklar... Şantaj ve tehdite dayalı acayip koalisyonla.
Buna rağmen Türkiye, asla geri dönmüyor. Dönmem diyor.
Şimdi hükümet modeli mi arıyoruz. Korkmayın. En kabiliyetsiz, en kabız hükümeti bile bulup kursak, Türkiye yoluna devam edecektir. Yeter ki çok kötü yönetilmesin...
Çok'tan kasıt, ne kadar yâni?.. Ne kadar kötü yönetilebilir ki? En kötü ihtimalle ne olur?
Türkiye 79 Kasımı'nı atlattıktan sonra, artık aşamayacağı hiç bir bâdire yok.
Bu sağlıklı yapının tek düşmanı, olsa olsa nankörlük olabilir. Sakın ha...