PERŞEMBE 10 ARALIK 1998
Aziz Yıldırım'ın hesabına göre Baliç tamı tamına 100 milyon dolar ediyor.. Böyle buyurmuş başkan.. "100 milyon dolar veren Baliç'i alır.." demiş..
İnsafsız Kadı'nın verdiği ceza gibi bir fiyat.. Hani fıkrası var ya! Kadı suçluya kızmış.. "Vurun şu hınzıra 200 değnek.." diye cezasını kesmiş.. Suçlu itiraz etmiş:
- "Aman kadı efendi.. Sen ya sayı saymasını bilmiyorsun ya da hiç dayak yememişsin.."
Fener yönetiminin hesabı da bu itiraza uyan cinsten.. 100 milyon doları hangi takım bir arada görmüş ki Baliç için böyle bir rakamı düşünsünler..
Devir tek futbolcunun takım kurtardığı devirler değil.. Bir mıh bir nal, bir nal bir at, bir at bir yiğit, bir yiğit bir vatan kurtarır, devirleri çoktan geçti..
Bir Maradona örneği var kaideyi bozan istisna olarak.. Sol ayağının zoruyla orta halli bir takımı İtalyan liginde şampiyon yaptı.. Ama ikinci kez aynı başarıyı tekrarlayamadı..
İnsanın "Ben filmi daha önce de seyrettim.." diyesi geliyor.. İki yıl önce de Boliç'i dünya yıldızı ilan etmişlerdi.. Allah selamet versin, o zamanki başkan Boliç'in fiyatını 12 milyon dolar olarak biçmişti..
O günlerde daha transfer paraları milyon doların üzerine çıkmamış.. 12 milyonun lafı bile insanı şoka sokuyor.. İşin kötüsü Boliç de havalara girdi.. Kendisinin gerçekten dünyanın en önemli golcüsü olduğuna inanmaya başladı..
Başladı "İtalya'da futbol oynamak istiyorum.." diye konuşmaya.. Yalan olmasın ama gözüne de Milan'ı kestirmişti..
O vakitler saçlarını daha kesmediğinden "tezkeresi gelmiş kirpi" görünümünde değildi.. Lepiska saçlıydı.. Kendisini İtalyan sahalarında koşarken, saçlarının yele misali rüzgârda uçuştuğunu hayal ediyor, Köroğlu'nun Kırat'ı gibi yerinde duramıyordu..
İnsanın kendine "yüksek bir hedef" belirlemesi çok güzel bir şey.. Ancak akla mantığa uyması şartıyla.. Üniversiteyi bitirip bir devlet dairesine girmek, orada müdür olmayı hedeflemek başka.. Okulu bitirir bitirmez "ben müsteşar olmak istiyorum" demek başka..
Boliç'in iddiası da buna benziyordu.. Oğlan "Ben kiiim, İtalya liginde oynamak kiiim?" demediğine göre, yani gazeteci milletini yalanlamadığına göre bu lafları ettiği doğruydu.. O zaman da sormuştuk..
"Boliç İtalya'da top oynayabilir mi?" diye.. Şimdi aynı soru Baliç için de aklımıza geliyor..
Bence oynarlar.. Milan'da, Inter'de değil ama semt sahalarında oynarlar.. Boş buldukları arsalarda oynarlar.. Kimse de karışamaz..
İtalya ligi dünyanın en sert ve en zor ligidir.. Hem çok yüksek tekniğin olacak.. Farklı becerilerin olacak.. Hem de "kaçakçı katırı" kadar sağlam olacaksın..
Ayrıca İtalyan futbolcusu dünyanın en hilekâr futbolcusudur. Bilmediği profesyonel teknik, bilmediği şeytanlık yoktur.. Bir de böyle marifetlerin olacak..
İngilizler'in, Almanlar'ın, Brezilyalılar'ın nice ünlü yıldızları İtalya'ya gitti.. Dikiş tutturamayıp kendilerini çizmenin dışına attı.. Burada Fener'e doğru dürüst üç beş maç kazandıramayan Boliç ile yerli liglerin kahramanı Baliç başaracak öyle mi?
Bunlar bana masal gibi geliyor..
***
Can Bartu yedi yıl İtalya'da top oynadı.. İtalyanlar hala "Bartu" denildiğinde özlemle "aaah" çekiyor.. Seyredenler bilir.. Çok çalışkan bir topçu değildi ama hem çok klastı hem de Allah vergisi bir kuvveti vardı.. İki tane Boliç ederdi.. O bile İtalya'ya uyum sağlarken çok zorlandı..
- Antreman sertliğine ayak uydurmam bile üç ayımı aldı, diye anlatır..
- Adamlar bir vücut koyuyordu, ciğerlerimin sallandığını hissediyordum, diye söz eder o günlerden..
Bunları bildiğimden Boliç'i İtalya liginde canlandırıyorum.. Yediği ilk tekme ile hastanelik olmuş.. Oğlanda zaten "ağlamak için bahane arayan mızmız çocuk.." suratı var.. Artık sakatlandıkça bizim TV'cileri telefonla arayıp, rapor verirdi:
- "Ayağıma vurdular bee.. Çok acıyor bee.."
Aynı şeyi Baliç için de düşünüyorum.. Başından beri de iddia ediyorum.. Tekniği zayıf bir topçu.. Ancak topu önünde bulunca iki ayağıyla da güzel vuruyor, bir de boş alan bırakıldığında iyi top kaçırıyor..
Bunlar Türkiye'de yetiyor da yurt dışında yeter mi, diyecek olursanız yetmeyeceği Fener'in bu yıl Avrupa kupasında gösterdiği performanstan belli..
100 milyon dolarlık Baliç'in takımı daha birinci turda ufalandı, yok oldu..
Aklıma bir de Boliç'in halleri geliyor..
Galatasaray bugün Şampiyonlar Ligi'nin en fazla puan toplayan Türk takımı unvanını ele geçirdiyse bu Boliç'in sayesindedir.. Fener, Şampiyonlar Ligi'nde Rapit ile oynayıp berabere bitirdiği maçta Boliç'in akıl almaz bencilliği sayesinde galibiyeti kaçırdı..
Akıl almaz bencillikle yeteneksizlik birleşince, yüzde yüzlük iki gol kaçtı..
Boliç unutmuştur ama hasta Fenerli taraftarlar bunu unutmaz..
O sebepten rakam sallamak icap ettiğinde insaflı olacaksın.. 100 milyardan en az bir sıfır atacaksın..
13 milyon dolarlık Sergen'in hali ortada.. Arkasında üç beş televizyon kanalından destek alan bir lobi olduğu halde, kimse almak istemiyor..
Cem Uzan paraları sayarken bir yıldız aldığını sanıyordu.. İki sezon boyunca Sergen'den mucize bekledi.. Attığı yan topların bile karşı takımın ayağına gittiğini gördükçe saçını başını yolup "Ben bu onüç milyon doları nasıl kaptırdım.." diye dövündü..
Baliç'e biçilen 100 milyarlık fiyat ise sadece saç baş da yoldurmaz.. Parayı vereni doğrudan tımarhanelik eder..